Rama’yla Buluşma / Arthur C. Clarke

20 Şubat 2020

Rama'yla BuluşmaRama’yla Buluşma

Rama’yla Buluşma’dan…

Sonunda bu ergeç olacaktı. 30 Haziran 1908 tarihinde Moskova — evren ölçülerine oranla çok küçük kalan— uç saat ve dört bin kilometre ile yerle bir olmaktan kurtuldu. Tekrar, 12 Şubat 1947’de 20. yüzyılın ikinci büyük meteoru, yeni bulunmuş olan uranyum bombasına meydan okuyan bir patlama ile, Vladivostok’un dört yüz kilometreden daha yakınına düşünce, başka bir Rus şehri daha yok olmaktan ucuz kurtulmuş oldu.

O günlerde; bir zamanlar Ay’m yüzünü delik deşik etmiş olan bu kozmik bombardımanın seyrek de olsa Dünya’ya çarpmalarına karşı insanların yapabileceği hiçbir şey yoktu;- 1908 ve 1947 meteorları insanların yerleşik olma-,dığı vahşi topraklara düşmüştü, fakat 21. yüzyılın sonuna doğru Dünya’da artık böyle göksel cisimlere hedef olabilecek boş bir bölge kalmamış, insanlar bir kutuptan diğerine kadar bütün Dünya’yı doldurmuştu ve artık bunun sonucundan da kaçınılamazdı.

2077 yılının çok güzel geçmiş olan yazının 11 Eylül günü, Griniç zamanıyla saat 9.46 da; Avrupa’da yaşayanların çoğu gökyüzünün doğusunda gözleri kamaştıran bir ateş topu gördüler. Bu cisim birkaç saniye içinde Güneşten fazla bir parlaklığa erişti ve arkasında; büyük bir gaz ve toz bulutu bırakarak gökte sessizce, fakat hızla ilerledi.

Avusturya’nın üzerinde bir yerde çok şiddetli patlamalarla parçalanmaya başladı; patlamaların şiddetinden bir milyondan fazla insanın kulaklarında devamlı hasar oluştu, ancak bu insanlar şanslı kişilerdi.

Saniyede elli kilometre hızla ilerleyen binlerce ton kaya ve metal parçası; yüzyılların emeğini birkaç yakıcı saniye içinde yok ederek Kuzey italya düzlüklerine çarptı. Padua ve Verona şehirleri yeryüzünden silindiler. Gökten gelen bu çekiç darbesiyle coşup karaya -hücum eden Adriyatik denizi, Venedik’i bütünüyle ve bir daha çıkma-macasma suların altına gömdü.

Altı yüz bin insan öldü ve toplam hasar bir trilyon dolardan fazlaydı. Fakat; sanat, tarih, bilim ve özellikle insanlığın uğradığı kayıp hiçbir şekilde hesaplanamazdı. Sanki büyük bir savaşa girilmiş ve bu savaş bir tek sabahta kaybedilmişti. Çarpmadan oluşan ve göğe yükselen tozların yavaş yavaş yeryüzüne çökmesine kadar geçen aylar boyunca bütün Dünya, Krakatoa’dan sonra görülebilen en görkemli

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: