Çocukluğun Sonu / Arthur C. Clarke

23 Şubat 2020

Çocukluğun SonuÇocukluğun Sonu

Çocukluğun Sonu’ndan…

Bunlar gizli bilgiler olsa da vaktimizin ne kadar daraldığını daha iyi anlamaları adına mühendislik ekibimize açıklama gereği duyduk.” Sandmeyer heyecan yaratmak için bir anlık duraksadı, ancak bu bir işe yaramadı. Nedense Reinhold devamında ne geleceğini gayet iyi biliyordu.

“Ruslar bize yetişti sayılır. Ellerinde atomik bir cihaz var; bizimkinden daha etkili bile olabilir. Ayrıca Baykal Gölü’nün kıyısında bir gemi inşa ediyorlar. Ne kadar ilerleme kaydettiklerini bilmiyoruz ama bu sene içinde fırlatılması mümkün. Bunun ne anlama geldiğinin farkındasınız, değil mi?”

Evet, diye içinden geçirdi Reinhold. Farkındayım. Yarış başladı… Ve kazanan biz olamayabiliriz.

Cevap alamayacağını bilse de, “Ekiplerinin başında kim olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu. Şaşırtıcı bir şekilde Albay Sandmeyer daktilo edilmiş bir kâğıt uzattı Reinhold’a. Kâğıdın üstünde tanıdık bir isim gözüne ilişti: Konrad Schneider.

“Bu adamların çoğunu Peenemünde’den tanıyorsunuz, öyle değil mi?” dedi Albay. “Kullandıkları yöntemleri daha iyi anlamamıza yardımcı olabilirsiniz. Bana onlar hakkında her şeyi anlatmanızı istiyorum: uzmanlık alanları, buldukları parlak fikirler vesaire. Üzerinden bunca zaman geçmişken bu hiç de kolay olmayacaktır, biliyorum; ama yine de elinizden geleni yapmaya çalışın.”

“İçlerinden bahse değer tek kişi Konrad Schneider,” diye yanıtladı Reinhold. “Geri kalanlar da iyi mühendisler ama çok bir özellikleri yok. Konrad ise tam bir dâhiydi… Tanrı bilir otuz yıl içinde neler başarmıştır. Unutmayın; o bizim tüm sonuçlarımızı gördü ama biz onunkilerin hiçbirini görmedik. Bu da ona büyük avantaj sağlıyor.”

Amacı İstihbarat’ı eleştirmek değildi fakat Sandmeyer az kalsın üstüne alınacaktı. Sonra Albay omuz silkti.
“İki tarafın da lehine bu; öyle dememiş miydiniz? Aramızdaki serbest bilgi alışverişi sayesinde daha hızlı ilerleme kaydediyoruz. Her ne kadar bazı sırlarımızı ele versek de… Rus araştırma departmanı kendi çalışanlarının ne yaptığından bile haberdar değildir. Görecekler, Ay’a ilk ayak basan Demokrasi olacak.”

Demokrasi, ha? Saçmalık! diye aklından geçirdi Reinhold. Ama çenesini tuttu. Konrad Schneider, oy pusulasında bir milyon isme eşdeğerdi. Peki arkasına SSCB’yi alan Konrad

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: