Uzay Yolu – Uzayda Fırtına / James Blish

26 Şubat 2020

Uzayda FırtınaUzayda Fırtına

Uzayda Fırtına’dan…

Adam son derece yakışıklı ve iri yapılıydı. Yüz hatları, Hint – Avrupa’lı olduğunu belli ediyordu. Hareketsiz yattığı halde, son derece güçlü, zeki, hatta kibirli olduğu açıkça belli oluyordu.

Marla sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi:

—Ne kadar güzel! diye söylendi.

Skat, pratik olarak:

—Bu kabine ilk olarak harekete geçecek şekilde ayarlanmış, dedi. Belki de bu durum, adamın lider olduğunu gösteriyor.

Spak:

—Belki de sadece pilottur, diye ekledi. Ya da doktor, hayatta kalanların yaşamasını sağlayacak bir doktordur.

Marla kesinlikle:

—Lider olması gerekir, dedi.

Körk:

—Oh? dedi. Böyle düşünmenizin nedeni?

—Şey… insan anlayabiliyor. Bir Hint-Avrupalı. Onlar çok ilginç savaşçılardı.

Makkoy:

—Ayılıyor, dedi. Kalp atışları elli ikiye yükseldi ve solukları düzgün.

—Skati, bak bakalım hepsi aynı durumda mı?

Mühendis, koridor boyunca yürüyerek bitimi kabinlerin önündeki levhaları çekti ve arkasında bulunan saydam panelden baktı. Solumda:

– Hayır, efendim, dedi. Karışık bir ırk, Kaptan. Batılı, Orta – Avrupalı, Yakın Doğulu, Latin, Doğulu… Hemen hemen her cins insan var. Ve sizin de gördüğünüz gibi bütün ışıklar hala yeşil.

Marla, ipnotize olmuş gibi:

— Yirminci yüzyıldan bir erkek, dedi. Canlanmak üzere, inanılmayacak bir şey bu!

Makkoy, trikorderini tekrar kontrol ederek:

—İnanılması çok güç, dedi. Kalp atışları yavaş yavaş düşüyor. Eğer bu fosille konuşmak istiyorsan, Cim, onu hemen benim laboratuvara götürmemiz gerekiyor.

Marla:

—Oh, hayır! dedi.

Makkoy, yan yan genç kadına baktı, fakat düşündüğünü söyleyeceği yerde:

—Haklısın, dedi. Değerli bir hastayı iyi etmeye çalışmalı. Hem de kafasında gizli tarihi bilgileri dikkate alacak olursak!

Körk:

— Tarihe boş ver, dedi. Bir insan. Hemen gemiye aktarın.

* * *

Makkoy, gemiye nakledilen yirminci yüzyılın adamını ayıltmaya çalışırken, Körk, subaylarından daha ayrıntılı bilgiler topladı.

Sulu’nun nöbetini almış olan Spinelli:

—Yönlerini tayin edebildiğim kadarıyla, dedi. Tau Ceti sistemine doğru gidiyorlarmış.

—Mantıklı. Güneş sistemine yakın ve yaşanabilir üç gezegeni var.

—Evet, efendim, fakat oraya hiç bir zaman varamayacaklardı. İskele kontrol motorlarına bir göktaşı çarpmış ve hasara uğratmış. Ayrıca

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: