Melek / Danielle Steel

27 Şubat 2020

MelekMelek

Melek’ten…

Delikanlının koyu kahverengi saçları yaz güneşinin altında ba-kırımsı bir renk almış, kahverengi gözlerini daha belirgin kılmıştı. Uzun boylu, geniş omuzlu ve atletik bir yapıya sahipti. Gülümsedi-ğinde bembeyaz dişleri ortaya çıkardı. Herkesin gıpta ettiği biriydi. Öğrenciler onun gibi olmaya can atıyorlardı ama bunu ancak birkaçı başarabiliyordu. Dış görünüşünün ötesinde de harika bir insandı.

Okulda her zaman başarılı bir öğrenci olmuştu, birçok arkadaşı vardı; spor yapmadığı zamanlar ve hafta sonlan iki işte birden çalışıyordu. Anne babası varlıklı kişiler değildi. Kazançlan üç çocuklarının temel gereksinimlerine ancak yetiyordu. Ne var ki, yine de ayakta durabiliyorlardı.

Johnny profesyonel bir futbolcu olmak istiyordu. Kuşkusuz bu isteğini de yerine getirebilirdi, ama o devlet üniversitelerinden birinden burs kazanarak ileride babasına işinde yardım etmek için muhasebe okumaya karar vermişti. Babasının küçük bir muhasebecilik şirketi vardı ve işini severek yürüttüğü söylenemezdi. Ancak. Johnny’nin buna aldırdığı yoktu. O matematiği her zaman çok sevmişti.

Aynca bilgisayar konusundaki yeteneğinin de babasına çok yardımı olacağını biliyordu. Hemşire olan an-nesiyse küçük kardeşlerine bakmak için yıllar önce işini bırakmıştı. Özellikle de son beş yıldır zamanının çoğunu çocuklarına ayırmıştı. On dört yaşına yeni basmış olan kız kardeşi Charlotte sonbaharda liseye başlayacaktı. Dokuz yaşındaki erkek kardeşi Bobby ise oldukça farklı bir çocuktu.

Becky ‘nin ailesiyse daha farklıydı. İki erkek ve iki kız kardeşi vardı. İki yıl önce babalarını yitirmişlerdi.

O günden beri de yaşamları bir daha eskisi gibi olmamıştı. İnşaat işçisi olan babası bir iş kazasında ölmüştü. Babalarının ölümüyle birlikte yoğun maddi sıkıntılar başlamıştı. Becky okuldan sonra iki ayrı işte çalışmaya başlamıştı. Kendisinin ve en büyük erkek kardeşinin kazanacağı her kuruşa gereksinimleri vardı. Ne yazık ki, burs başvurusu geri çevrilmişti. Liseden sonra, yarım gün çalıştığı eczanede tam gün çalışarak bir sonraki yıl burs almaya çalışacaktı. Aslında bunları dert ettiği de yoktu. Johnny gibi çalışkan bir öğrenci olmadığından okumaya bir yıl ara vermek ona ilaç gibi gelmişti

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: