Ve Papağan Fıstık Dedi / Alfred Hitchcock

27 Şubat 2020

Ve Papağan Fıstık DediVe Papağan Fıstık Dedi

Ve Papağan Fıstık Dedi’den…

Yemek odasında her yer açılmamış kutularla doluydu. Buna karşılık çini tabaklar tertemiz masanın üstünde duruyor, Janine de onları zevkle seyrediyordu.

Kendisiyle birlikte daima bu lüks görünüşü getirirdi. Bu onun kişiliğinin bir parçası, onu güzel ve sevimli bir kadın yapan özelliğiydi.

Gözleri halsiz, boş ve çıplak odanın içinde dolaştı. Gelirken getirdikleri eşyalar burayı pek doldurmayacaktı. Evin içinde fazla eşya olmadığı için de her yerde sesler yankı yapacaktı.

Pencerelerden gözlerini kaçırdı; dışarıda yavaş yavaş kararmaya başlayan gökyüzü çevrede türlü gölgeler yaratmaya başlamıştı.

Ev, eski bir Virginia ailesinindi. Burası Laurence’e safkan atlar yetiştirirken iflâs eden babasından kalmıştı. Evin etrafını çevreleyen dönümlerce arazi uzun bir süre önce satılmıştı. Ev ve etrafında kalan küçük bir arazi satılamıyordu. Laurence çocukluğundan beri uzak kaldığı bu eve sonunda dönmeye karar vermişti.

Evin arkasındaki uzun çayırların arasında hâlâ eski ahırlardan arda kalan yıkıntılarla atların bağlandığı taşlara rastlanırdı. Ayrıca kölelere ayrılmış barakalar ve hücreler de olduğu gibi duruyordu

Arazinin az ilerisinde üzerinde ufak bir köprü bulunan ince bir su akardı. Bu suyun öteki yakasında da yaban otlarının ve kır çiçekleri arasında taşlarının gizlendiği eski bir mezarlık vardı. Kaybolmaya yüz tutmuş mezar taşlarının ötesinde bir de küçük koru uzanıyordu.

Janine bir ara taşların üstünden akan su sesleri arasında başın) kaldırdı. Şimdi akşam sessizliği çöktüğü için akan suyun sesi daha bir keskinlikle işitiliyordu. Laurence, Janine’nin ürperdiğini anladı. Kendisi, suyun sesine çocukluğundan beri alışıktı.

«Biraz paramız olunca hemen buradan çekip gideriz» diye karşısındakini avutmaya çalıştı.

«iyi, iyi!» dedi Janine.

Ama büyük yatağın içine girdiklerinde her yanı zangır zangır titriyordu.

«Soğuk mu?» diye sordu Laurence, «istersen daha sokul bana.»

«Yok, yok. Çok iyiyim. Uykum da var. iyi geceler Laurence!»

«Sana da iyi geceler sevgilim!»

Janine pencereden içeri girip karşı duvara vuran ay ışığına baktı. Sonra ansızın derin bir soluk alarak kocasına iyice sokuldu. Batıl inançları olduğundan

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: