Kurtarıcı – Robot #4 / Isaac Asimov

18 Mart 2020

KurtarıcıKurtarıcı

Kurtarıcı’dan…

Gladia, çim alandaki şezlongun fazla nemli olup olmadığına baktıktan sonra oturdu. Kontrollere bir dokunuşuyla şezlong yan yatarcasına oturmasını sağlayacak bir biçime girdi. Diğer bir düğme ise dia-manyetik alanı çalıştırdı ve Gladia her zaman olduğu gibi birdenbire çok rahat hissetti kendisini. Tabii. Aslında şimdi şezlonga kaplanmış olan kumaşın bir santim yukarısında, havada duruyordu. Sıcak ve güzel bir geceydi bu. Yıldızların aydınlattığı mis kokulu Aurora’nın en güzel halini aldığı o gecelerden biri.

Gladia ani bir üzüntüyle gökyüzünde şekiller oluşturan o parlak noktalara baktı. Evinin bütün ışıklarını söndürmelerini ‘emrettiği için daha da parlak duruyorlardı bu noktacıklar.

Gladia, “Nasıl oldu da ikiyüz otuz yıllık hayatım boyunca yıldızların adlarını öğrenmeye çalışmadım?” diye düşündü. Bu noktacıklardan biri dünyaya geldiği Solario gezegeninin etrafında döndüğü güneşti. Gladia’nın hayatının ilk otuz yılı süresince sadece, “Güneş,” diye tanımladığı o yıldız.

Kadının adı bir zamanlar Gladia Solaria’ydı. İki yüz yıl -iki yüz Standart Galaksi Yılı- önce Aurora’ya geldiği zaman ona bu ismi takmışlardı. Böylece, hiç de dostça olmayan bir biçimde, kadının başka bir dünyada doğmuş olduğunu belirtmeye çalışmışlardı. Gladia, Aurora’ya geleli tam iki yüz yıl olmuştu. Bir ay önce dolmuştu bu süre. Ama kadın bunu kutlamak için bir şeyler yapmamıştı. Çünkü o günleri hatırlamayı pek istemiyordu. Daha önce yani Solaria’dayken de adı Gladia Delmarre’dı.

Gladia endişeyle kımıldandı. O soyadını hemen hemen unutmuştu, Bunun nedeni aradan çok uzun bir zamanın geçmiş olması mıydı? Yoksa sadece her şeyi unutmaya çalışması mı? Gladia bunca yıl, Solaria’dan ayrıldığına hiç pişman olmamış, orayı aramamıştı. Ama şimdi?

“Şu anda üzülmemin nedeni gezegenin ölmüş olmasına karşılık hâlâ hayatta olmam mı? Solaria artık tarihi bir anı. Ama ben hâlâ yaşıyorum. Nedeni bu mu? Solaria’yı birdenbire bu yüzden özlemeye mi başladım?” Gladia kaşlarını çattı.

Sonra da azimle, kendi kendine, “Hayır,” dedi. “Solaria’yı özlediğim yok. O gezegenin hasretini çekmiyorum. Oraya dönmeyi de istemiyorum. Belki de üzüntümün sebebi -ne kadar

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: