Kramponlu Ceset / Celil Oker

7 Mayıs 2020

Kramponlu CesetKramponlu Ceset

Kramponlu Ceset’ten…

Karşımda heyula gibi dikilen adama zarar vermek aklımın ucundan bile geçmiyordu. Bütün istediğim, keskin bir kılıç gibi savurarak indirmeye hazırlandığı sağ elini, hedeflediği şakağıma ulaşmadan engellemek, ardından koca gövdesini etkisiz duruma getirmekti.

Daha sonra ne yapacağımı bilmiyordum ama bu şu an hiç önemli değildi.

Bacaklarımın arasında, benim yaşıma gelmiş her erkek kadar önemsediğim bölgeyi muhtemel bir tekmeden korumak için hafif yan duruyordum. Derin bir nefes aldım. Soluğumu ciğerlerimden aşağıya, hara’ma kadar indirdim, orada sıkıştırdım. Gergin olmamam gerekiyordu ama gergindim. Karşımdaki adamın Eşkıya filmindeki Baran’a benzeyen sakallı suratında pis bir sırıtma vardı. “Osmanlı tokatından daha beter bir darbe geliyor, ne yapacaksın bakalım” diyordu gözleri.

Kısa boylu bir adam sayılmam ama karşımdaki benden daha uzundu. İnce bir adam da sayılmam ama karşımdaki benden daha kalındı. Üstündeki giysinin mücadele sırasında aralanmış yakasından göğsündeki beyaz kıllar gözüküyordu. Alnında, şakaklarında, burnunun iki yanında, boynunda kocaman kocaman ter damlaları vardı. Adamı hayli terlettiğime sevindim.

Darbenin nasıl geleceği daha önceden kolaylıkla anlaşılıyordu. Koca gövdesini sağ adımıyla öne doğru taşıyarak, sağ kolunu yukarı kaldırdı, parmaklarını birleştirerek keskinleştirdiği elini kafama doğru yönlendirdi. Bilinçli, telaşsız, kontrollü bir darbeydi bu.

Kolunun, saldırısının tepe noktasını geçip aşağı inmesine izin vermemem gerekiyordu, vermedim. Ona daha yakın duran sol ayağımla ileri bir adım atarak, sol elimle dirseğinin altından, sağ elimle bileğinden yakaladım. Saldırısına böyle bir karşılık gelebileceğini bilecek kadar deneyimli gözüküyordu ama yine de bir şey yapamadı. Şimdi sağ kolu benim dimdik ileri uzattığım kollarımın ucundaki ellerimin denetiminde, ve bedenlerimiz de aynı yöne doğru bakıyordu.

İçimdeki soluğu bırakıp, sol ayağımla daha da sola doğru bir adım attım. Bozulan dengesi daha da bozuldu. Dimdik uzanan kollarımı aşağı doğru yönlendirdiğim için benden uzun boyuna rağmen iki büklüm oldu. Boştaki sol eliyle bana vurmayı denemek şöyle dursun, bütün bütün düşmemek için yere tutunmaya çalıştı. Bu kez, kollarımın gerginliğini hiç azaltmadan sağ bacağımla, sağa

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: