Küçük Mucizeler Dükkanı / Debbie Macomber

2 Temmuz 2020

Küçük Mucizeler DükkanıKüçük Mucizeler Dükkanı

Küçük Mucizeler Dükkanı’ndan…

“Bir Yumak Mutluluk” adlı dükkânımı geçen salı açtım; aylardan nisan. Dükkânımın ortasında durup etrafımı saran renkleri incelerken kendimle gurur duydum. Böyle bir işe giriştiğimi öğrendiğinde kız kardeşimin ne diyeceğini ise aşağı yukarı tahmin edebiliyordum. Ona gidip akıl danışmamıştım. Çünkü Margaret’in nasıl bir cevap vereceğini çoktan biliyordum. Kardeşim, nasıl söylesem, insanı cesaretlendirmeyi bilen biri değildi.

Bir marangoz bulup bana üç tane dolap yapmasını istedim. Sonra da dolapları beyaza boyattım. Ismarladığım ipliklerin çoğu cuma günü elime ulaştı. Tüm hafta sonumu iplikleri ağırlıklarına ve rengine göre ayırmakla, sonra da dolaplara yerleştirmekle geçirdim. İkinci el bir para kasası aldım, tezgâhı elden geçirip örgü örmek için gereken malzemeleri düzenledim. Satış yapmaya hazırdım.

Benim için bu, mutluluk dolu bir an olmalıydı. Ama kendimi gözyaşlarımı engellemeye çalışırken buldum. Babam neler yaptığımı görse benimle çok gururlanırdı. Beni hep desteklemiş, ayakta kalmamı sağlamış, hayat ışığım olmuştu.

Öldüğünde çok üzülmüştüm.

Oysa hep babamdan önce öleceğimi düşünürdüm.

Birçok insan ölümü konuşmaktan rahatsızlık duyar ama ben uzunca bir süre ölme tehlikesiyle yaşadım. Son on dört yılının her anını o kötü sonla buluşma korkusuyla geçiren biri olarak bu konuya duyarsızlaştım. Artık bu tür şeylerden havadan sudan bahseder gibi bahsedebiliyorum.

Kanserle ilk mücadelem on altı yaşımın yaz aylarında başladı. Ağustos ayında bir gün annemle birlikte ehliyetimi almaya gittim. Hem yazılı sınavı hem de direksiyon sınavını başarıyla geçmiştim. Annem ehliyetimi aldıktan sonra göz doktoruna kadar arabayı benim sürmeme izin verdi. Sıradan bir kontrole, lise birinci sınıfa başlamadan önce gözlerime baktırmak için gidiyorduk doktora. O günle ilgili büyük planlarım vardı. Doktordan çıkıp eve varır varmaz Becky’yle birlikte sahile gidecektik. İlk defa arabayı tek başıma sürecektim. Annem, babam ya da ablam yanımda olmadan araba kullanacağım anı dört gözle bekliyordum.

Anneme göz randevusunu o güne aldığı için kızdığımı hatırlıyorum. O zamanlar başım ara sıra ağrıyor, dönüyordu. Babam gözlük takmam gerekebileceğini söylemişti. Lincoln

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: