En Güzel Aşk Hikayemiz / Mario Levi

18 Temmuz 2020

En Güzel Aşk HikayemizEn Güzel Aşk Hikayemiz

En Güzel Aşk Hikayemiz’den…

Oysa o beklenmedik, hazırlanılmadık ilişkide hiçbir zaman gerek duyulmamıştır o sözcüklere. Yeni bir gün başlar, terk edilmelerinize yeni kılıflar, maskeler bulmaya çalışırsınız.

Doğru. Ama bir kırgınlığı anlatmayı, dile getirmeyi gereksinen birçok metin, böylesi yenilgileri aşmak, bir süreliğine de olsa unutmak için kaleme alınmaz mı?

Yenilgilerinizi nasıl anlatabilirsiniz öyleyse bu aşamada? Bir diğer deyişle bu uzun metne doğru yol alırken hangi düşkırıklıklarından ya da sık sık kullandığınız bir söyleyişle çıkmazlardan geliyordunuz?

Tedirgin edici bir soru bu, çünkü bir yerden sonra yazılmış bir metni açıklamaya, açımlamaya, giderek yorumlamaya yöneltiyor insanı. Bir serüvenin neresinde olduğunuzu bir kez daha soruyorsunuz o zaman da kendi kendinize. Bir değil, birçok okumadan yana olduğunuzu anlatmaya çalışıyorsunuz, oyunlar oynandı artık, benim hiçbir yorum hakkım kalmadı diyorsunuz. Yazmış olduklarınızın hiç bitmemesini, başkalarında devam etmesini düşlüyorsunuz çünkü. Belirsizliği bu denli büyüleyici bulmam biraz bu yüzden olmalı. Kitabın bir başkasından bir başkasına taşınabileceğini düşlemek ne kadar güzel bir bilebilseniz.

Bir düş evet, ama bana kalırsa yalnızca bir düş burada söz konusu olan. Büyük, çok büyük tehlikeleri var üstüne üstlük. Böylesi bir okumanın kitabı başlangıçta düşündüğünüz ya da şimdi getirdiğinizi sandığınız yerden çok farklı bir yere götürebileceğini, dahası sizden bütünüyle uzaklaştırabileceğini hiç mi düşünmediniz örneğin?

Düşünmez olur muyum? (!) Doğrusunu söylemek gerekirse ben buna çoktan hazırladım kendimi. Bir paylaşımı özler ya da bir çağrıyı onca duraksamaya karşın göze alırken her sevince ya da hüsrana açık olmalısınız. Ancak bu aşamada konuya bir başka açıdan yaklaşmak da olası. Hiç tanımadığınız bir insanla bir metinde, bir tümceler toplamında karşı karşıya geldiğinizi, gelebileceğinizi düşlüyorsunuz örneğin. O sizi görüyor, siz onu göremiyorsunuz. Siz bir yaşantıdan, bir kırgınlıktan söz ediyorsunuz, o susuyor, yalnızca susuyor ya da bir şeyler söylüyor, söyler gibi oluyor bu çağrınıza o beklediğiniz karşılığı kendince vermek için. Hiçbir şey duymuyorsunuz ama bir yanıt verilse, bir sesin yankısı size

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: