Lunapark Kapandı / Mario Levi

20 Temmuz 2020

Lunapark KapandıLunapark Kapandı

Lunapark Kapandı’dan…

Hayatım, ardımda bıraktığım büyük kayıplar ve ölümlerle dolu… Ben seri cinayetler işleyen bir suikastçıyım!.. Bugüne kadar sadece kendime ve kurbanlarıma, o da tarihimden ve bana gösterilenlerden yeterince kaçamadığım için yakalandım. Hoş, o zamanlarda kurbanın da, celladın da rolleri tam anlamıyla belirlenmiş değildi. Kendimi bir cellat gibi gördüğüm anlar, bir kurban durumuna düşürüldüğüm anlardı da bazen. Onları öldürürken ben de biraz ölüyor, çok değerli bir parçamı içimden koparıyordum… Katil gömleğini giymekten bu nedenle hiç hoşlanmadım. Tüm bu cinayetlerin, her birinin zorunlu, kendini savunma cinayeti olduğunu bilsem de…

Cehennemimden ve içimdeki şeytandan kaçmayı tercih edebilirdim. Bunu çevremdeki hemen hemen herkes yapıyordu. Bir kıyıda kalmak ve o kıyının verebildikleriyle yetinmek de vardı. Durmuş oturmuş bir iş, bir aile; bana, yalnızlıklarımı, yan çizmelerimi, daha açık bir deyişle de beni unutturacak bir konfor… Bu unutuş, ya da teslimiyet beni rahatlatabilirdi, evet… Ama ben önce öldürmeyi seçtim. Seri cinayetler de böyle başladı işte. Başlangıçta korkuyorsunuz, o tuhaf suçluluk duygusunun sizi kemirmesine fazlasıyla izin veriyorsunuz. İçinizde adını koymak istemediğiniz bir şeyler sarsılıyor. Ama zamanla buna da alışıyorsunuz.

Sonra da… Sonra da daha kolay çekip gidebiliyorsunuz… Çekip gittikten sonra nereye mi gidiyorsunuz?.. Bu sorunun cevabını vermek kolay değil işte. Denemeye değiyor ama inanın, ödenen tüm bedellere rağmen değiyor. Çünkü sonuçta kendinizi kazanıyorsunuz, cinayet işlemenin, kendine yalan söylemekten ve ihanet etmekten daha hafif bir suç olduğunu anlıyorsunuz. Tabii o da suç varsa, gerçekten suçlu varsa… Kendini kazanmanın bedeli, birilerini kaybetmeyi, daha da doğrusu kaybetmeyi bilmeyi göze almak…

Romanıma böyle başlamam mümkün. Ama bunu yapmayacağım. Çünkü bu duygular başka bir zamanın duyguları… O ayrılığı yaşadığım akşam, hayatımın en büyük kumarlarından birini oynadığımın farkında değildim henüz… Hayır hayır, şimdi böyle bir ilk cümleyle de karşınıza çıkamam. Paylaşmak istediklerim, hikâyeme böyle bir andan başlamamı engelliyor. Buna vakit var… Adama iyiden iyiye çekildiğim ve yaşadıklarıma biraz daha uzaktan bakabildiğim

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: