Deliliğe Övgü / Desiderius Erasmus

26 Temmuz 2020

Deliliğe ÖvgüDeliliğe Övgü

Deliliğe Övgü’den…

Tanrılardan sonra, varlıkların en yüceleri, kendi iddialarına göre Stoacılardır. Pekâlâ! Bana bir Stoacı veriniz; ve bu isterse Stoacıların topundan üç, dört hatta bin defa daha Stoacı olsun. Tekelerle ortak olmasına rağmen, bilgelik işareti saydığı sakalını kestirmeyi başaramazsam da, hiç olmazsa ona asık suratlı tavrını terk ettiririm, alnının çatıklığını gidertirim, onu sert prensiplerinden vazgeçirtirim, o da bir süre kendini sevince, acayipliğe, deliliğe kaptırır; kısacası, o istediği kadar bilge olsun, eğer meydana getirmenin verdiği hazları tatmak isterse bana, yalnız bana başvurmalıdır.

Fakat size neden her şeyi, âdetim üzere, tamamen doğal olarak söylememeli? Rica ederim söyleyiniz, bana, tanrıları ve insanları yaratan, baş, yüz, göğüs, eller ve kulaklar mıdır? Bu namuslu organların biri midir? Asla. İnsan türünün yayılmasına yarayan kısım o kadar acayip, o kadar gülünçtür ki, onu gülmeden anamayız. Fakat bütün varlıkların hayatı, Pythagoras sayılarından çok bu kutsal kaynaktan akar. Hem samimi olalım, önceden bilge bir insan sıfatıyla, evliliğin sakıncalarını göz önünde tutsaydı, hangi ölümlü başını evliliğin yularına uzatmak isterdi? Hangi kadın gebeliğin rahatsızlıklarını, doğurmanın acılarını, tehlikelerini ve eğitimin yüklediği usandırıcı işleri ciddi olarak düşünseydi, bir erkeğin âşıkane takiplerine kendini kaptırırdı?

Halbuki hayatı, evlenmeye borçlusunuz, evlenmeler de benim cariyelerimden Bunaklık tarafında kurulurlar. O halde bana ne kadar minnet borçlusunuz! Sonra, bir kadın, bir kere bütün bu sıkıntıları çektikten sonra, eğer benim aziz dostum Unutmak tanrıçası, onu etkilemeseydi, kendini bu sıkıntılara bir defa daha sokar mıydı? Şair Lucretius ne isterse söylesin! Bizzat Venüs bile inkâr edemez ki benim tanrısal yardımım olmazsa, onun bütün kudreti, enerjiden yoksun, cılız ve sonuçsuz kalır.

İşte sıradan halkın keşiş adını verdiği kimselerin yerine geçen, kendilerini beğenmiş şu insanlar; şu filozoflar, benim başını çektiğim bu acayip ve gülünç oyundan meydana gelirler; erguvana bürülü krallar, Tanrının rahipleri ve pek aziz babalarımız Papalar ondan gelirler: Son olarak Olympos’un, bütün büyüklüğüne rağmen, ancak barındırabildiği sayısız adette şairane tanrılar da

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: