Boksör Böcek / Ned Beuman

26 Ağustos 2020

Boksör BöcekBoksör Böcek

Boksör Böcek’ten…

Bazen aylak aylak yatarken gözlerimi kapatıp Joseph Goebbels’in kırk üçüncü doğumgünü partisini hayal ederim. Hitler’in 1940’ın o hummalı Ağustos ayında bile, yakın dostu için sürpriz parti yapmaya vakit bulabilmiş olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor – haftalarca sanki tarihi hiç hatırlamıyormuş gibi yapacak, Propaganda Bakanı’nın gitgide yılışık ve tuhaf bir hal alan imalarını bile bile görmezden gelecek ve 29 Ekim, Salı günü akşamı U-boot komutanlarına en son emir de gönderilinceye dek bekleyip sonra Goebbels’i sudan bir bahaneyle Reich Kançılaryası’nın kokteyl salonuna sokacak. Bir anda coşku dolu “Alles Gute zum Geburtstag!” sesleri yükselecek, konfetiler yağacak, Goebbels biraz rahatlamış ve hatta biraz gözyaşı yüklü bir kahkaha atarak Führer’le kucaklaşacak ve parti başlayacak.

Bütün bunlar hayal elbette. Fakat kesin olan bir şey var, Hitler o gün Goebbels’e doğumgünü hediyesini verdi: Goethe’nin Stutgart’ta, J. G. Gottafchen adlı yayınevi tarafından basılmış on beş ciltlik toplu eserlerinin, varaklı sırta ve demirli köşelere sahip kırmızı Fas derisiyle kaplı resimli, şık bir baskısı.

Yaklaşık beş yıl sonra, Berchtesgaden yakınlarındaki bir tuz madeninin yakınlarında karaya çıkıp madenin içine istiflenmiş şnaps sandıklarını parçalayan 101. Amerikan Hava Birliği askerleri için ister istemez üzülüyor insan, sandıklardan ne üst üste yığılmış altın külçeleri, ne de çarmıhtaki İsa’nın böğrünü delip geçen o Kutsal Kader Mızrağı çıktı. Hatta askerleri teselli niyetine bir şişe şnaps bile çıkmadı. Bula bula –savaş Nazilerin aleyhine dönmeye başladığı sırada telaşla oraya saklanmış olan– Goebbels’ın şahsi kütüphanesini buldular.

Neyse ki askerlerden biri tüm olan bitene rağmen vazifesini yerine getirdi ve kitapları şenlik ateşlerinde yakılmaktan kurtardı; böylece kitaplar gemiyle Washington’daki Meclis Kütüphanesi’ne götürüldü. (Bu arada, Hitler’in on altı bin kitabının büyük kısmı –kendi kafatası ve Eva Braun’un iç çamaşırlarıyla birlikte– Kızıl Ordu’nun eline geçti ve halen Moskova yakınlarındaki Uzkoye bölgesinde, terk edilmiş, barok tarzı bir kilisede küflenmekle meşguller. Tahminim, en azından uzaktan söylenebileceği kadarıyla, dünya üzerinde bundan daha asap bozucu bir bina daha

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: