Ten / Ted Dekker

7 Eylül 2020

TenTen

Ten’den…

Tarikat’ın içinde dokunmak, sarılmak, öpüşmek gibi her türlü fiziksel temas serbestti. Ama yabacılarla temas kesinlikle yasaktı. Kardeşliğin seçtiği yol buydu.

Wendy Oklahoma’da bir çukura düştüğünde yedi yaşındaydı ve ayağını kırmıştı. Bir çiftçi onun ağlayışını duymuş ve onu oradan çıkararak diğerlerinin yanına götürmüştü. Baba Bronson kırılan kemiği yerine oturtmadan önce, yabancı birinin ona dokunmasına izin verdiği için onu çok şiddetli bir şekilde dövmüştü. Kırbaç, canını kırılan ayağından daha çok acıtmıştı. Bundan sonra artık hiçbir yabancı, kaçışına kadar Wendy’ye dokunamayacaktı.

Daha sonraları Tony adında, on üç yaşında, Tarikattan bir çocuğu öptüğü için Baba Bronson’ın iki baş ve işaret parkalarını kırması, onun Wendy’i kendisi için istediğini açıkça ortaya koymuştu.

Tarikattan kaçabilmesine rağmen, ona yapılan şeylerin anılarından kaçamamıştı. Yapabildiği tek şey, acılarını yumuşak bakışlarının ve sıradan gülümsemelerinin ardına saklamak olmuştu. Ama hala erkeklerle fiziksel temas kurarken cesareti kırılıyordu.

Wendy’nin bu çalkantılı hayatında, onu bundan daha fazla etkileyebilecek bir şey olamazdı. Dokunmak onun kâbusuydu. Erkeklerle herhangi bir ilişki yaşamasına izin vermeyen, onu aşktan, romantizmden mahrum eden, içini kemiren bir canavar gibiydi dokunmak.

Şimdi tabiatın öfkesine doğru arabasını sürerken kendini acayip bir şekilde hapsedilmiş gibi hissediyordu. Birdenbire karanlık bulutlara doğru gitmesinin büyük bir hata olduğunu anlamıştı.

Tam, havanın onunla oynadığını düşündüğü sırada fırtına birden hafifledi. Yolu yeniden görebiliyordu.

Gördün mü? Şimdi o kadar da kötü değil… Fırtına’nın dinmesini beklemek için en yakın Motel’e çekmenin zamanı gelmişti. Büyük ihtimalle aynı nedenden durmuş başka in-sanlarla dolup taşan bir Motel.

Artık trafik levhalarını bile görebiliyordu. Biraz evvel yanından geçtiği yeşil levhada Summerville çıkışının beş mil sonra olduğunu okumuştu. Çıkış 354. Doksan metre uzakta ki mavi bir tabelada, bu çıkışın servis dışı olduğunu belirtiyordu.
Fırtına garipti. Ani seller, şiddetli rüzgârlar. Gerçeği söylemek gerekirse biraz heyecanlıydı. Fırtına boyunca gecikmemiş olmasından hoşnut görünüyordu.

Arabasının farları, hemen ileride bir aracı aydınlattı. Bu yağmurlu gecede, sanki gözünü kısmış bir hayvan gibi ona bakmaktaydı

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: