Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi / F. Scott Fitzgerald

28 Ekim 2020

Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiBenjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi’nden…

1860 kadar eski yıllarda, doğumun evde olması uygun görülürdü. Şimdi ise bana söylendiğine göre, tıp tanrıları bebeğin ilk çığlıklarının bir hastanenin, tercihen ünlü bir hastanenin anestezi kokulu ortamında duyulması gerektiğine karar vermişler. Yani Bay ve Bayan Roger Button, 1860 yılının bir yaz gününde ilk çocuklarının bir hastanede doğmasına karar verdiklerinde, zamanlarının elli yıl ilerisinde bir karar vermişlerdi. Tarihteki bu şaşmanın, size az sonra anlatacağım hayret verici hikâye ile bir ilgisi var mıydı, bunu asla bilemeyeceğiz.

Neler olduğunu anlattıktan sonra kararı size bırakacağım. Roger Button ailesi Baltimore’da, savaş öncesi dönemde hem sosyal hem de maddi anlamda gıpta edilecek bir konuma sahiptiler. Şu Aile ya da Bu Aile ile mutlaka bir bağları vardı ve bu da, bütün Güneylilerin bildiği gibi, Konfederasyonun büyük bölümünü oluşturan geniş asılzadeler sınıfına üye olmalarına hak kazandırıyordu. Bu onların bebek sahibi olmak gibi çekiciliği bulunan, eski bir gelenekle ilgili ilk deneyimleri olacaktı – doğal olarak Bay Button çok heyecanlıydı. Bir erkek olmasını umut ediyordu, böylece onu Connecticut’taki Yale Koleji’ne gönderebilecekti; kendisi orada dört yıl boyunca “Yumruk” lakabıyla ün salmıştı.

O müthiş olayın yaşandığı Eylül sabahında, saat altıda heyecanla kalktı, üstünü giydi, uygun bir kravat takındı ve gecenin karanlığının yeni bir yaşamı kucaklayıp kucaklamadığını öğrenmek üzere Baltimore’un hastaneye giden sokaklarında hızla yürümeye koyuldu.

Maryland Özel Hastanesi’ne yüz metre kadar yaklaşmıştı ki, aile hekimleri Doktor Keene’in ön merdivenlerden indiğini gördü. Ellerini yıkıyormuş gibi bir hareketle ovuşturuyordu. Sanki bütün doktorların, mesleklerinin yazılı olmayan etik kuralları gereği böyle yapması gerekiyordu.

Bay Roger Button, Roger Button & Co., Toptan Hırdavatçı şirketinin başkanı, bir tabloya konu olabilecek güzellikteki bu dönemde yetişen Güneyli bir centilmenden beklenen asaleti bir yana bırakarak, Doktor Keene’e doğru koşmaya başladı. “Doktor Keene!” diye seslendi. “Ah, Doktor Keene!”

Doktor onu duydu, etrafına bakındı ve Bay Button ona doğru yaklaşırken duygusuz, doktor ifadeli yüzünde tuhaf bir bakışla bekledi

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: