Karambol / Hâkan Nesser

15 Kasım 2020

KarambolKarambol

Karambol’den…

Az sonra ölecek olan delikanlı gülerek geri çekildi. Gömleğinin üzerinde kalmış birkaç cips kırıntısını silkeleyip ayağa kalktı.

“Artık gitmek zorundayım,” dedi, “mecburum. Son otobüs beş dakikaya kadar kalkıyor.”

“Evet,” dedi yanındaki kız, “gitmen gerek, evet. Burada gecelemene izin veremem. Annem bu akşam geç vakte kadar çalışıyor, ama bir iki saate kadar eve gelir. Ne der sonra?”

“Yazık,” diye yanıtladı delikanlı ve kaim kazağını başından geçirip aşağı çekti. “Burada kalsaydım ne güzel olacaktı. Şey… Yapamaz mıydık? Şey yani…”

Gerisini getirmeyerek duraksadı. Kız güldü ve onun ellerini avuçlarının içine alarak uzun süre tuttu. Aslında oğlanın kastettiğinin o anlama gelmediğini biliyordu. Sadece öyleymiş gibi göstermeye çalışıyordu. Böyle bir şeye asla cesaret edemeyeceğini düşündü. Bu gibi durumlarda el sıkışmayla yetinemez miydiler? Kısacık bir an ona oyun oynama isteğiyle, ‘evet kalabilirsin’ demeyi geçirdi aklından. Sadece tepkisini görmek için. Dürüst mü davranacaktı, yoksa maskesi mi düşecekti?

Onu bir an için de olsa, kendisiyle aynı yatakta çırılçıplak yatmaya razı olduğuna inandırmak… Hoş bir şaka olurdu bu kuşkusuz. Onu birçok yönden tanımasını da sağlardı, ama hemen caydı. Kafasından sildi bu düşünceleri çünkü dürüst bir davranış değildi sonuç olarak. Bu kadar bencil ve hesaplı olamazdı. Ondan öylesine hoşlanıyordu ki… Hatta onu inanılmaz derecede sevdiğini bile söyleyebilirdi. Konuya içtenlikle baktığında, er geç, nasıl olsa o noktaya varacaklarını görüyordu. Çırılçıplak bedenleriyle aynı yorganın altında birlikte yatma noktasına yani… Evet, aynen böyle hissediyordu son haftalarda, gerçekleri göz ardı etmek için hiçbir neden yoktu.

Bir ilk olacaksa… O ilk, bu çocuk olacaktı. Ama bu gece değil.

‘Bir başka sefere… ‘ diye düşündü ve onun gitmesine ses çıkarmadı. Yumuşak, kaygan sentetik zeminden kaynaklanan statik elektriği boşaltmak için elleriyle saçlarını sıvazladı. ‘Sizi gidi erkek goriller, siz sadece tek bir şeyi düşünürsünüz,’ diye geçirdi aklından.

“Pekâlâ,” dedi delikanlı, yüzüne hüzünlü bir düş kırıklığı ifadesi vermeye çalışarak. Antreye çıktı. Kız da ardından bluzunu düzelterek onu izledi

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: