İvan Denisoviç’in Bir Günü / Aleksandr İsayeviç Soljenitsin

16 Kasım 2020

İvan Denisoviç'in Bir Günüİvan Denisoviç’in Bir Günü

İvan Denisoviç’in Bir Günü’nden…

Her sabah olduğu gibi, saat beşte ana barakanın yanındaki demir putrele vurularak kalk işareti verildi, iki parmak buz tutmuş pencerelerden zayıflayarak geçen çınlama sesi bir-iki kere üsteledikten sonra durdu. Hava ne kadar soğuk olacak ki, nöbetçi daha fazla vurmaktan vazgeçmişti.

Çınlama kesildi, ama dışarısı İvan Denisoviç Şuhov’un ayakyoluna gitmek için kalktığı zamanki kadar karanlıktı. Pencerelere üç fenerin sarı ışığı düşüyordu; biri kampın içinden, ikisi de çevresinden… Barakanın kapısını açmak için nedense kimse gelmiyordu. Aptes varilini sopalara takıp götüren temizlik görevlileri bile görünürlerde yoktu.

Şuhov kalk işaretinden sonra uyumaz, hemen kalkardı. İşbaşı yapılana kadar geçecek zaman devletin olmadığı için herkes istediği gibi kullanırdı. Kamp yaşantısına uyanlar bunu değerlendirmesini bilirlerdi. Kimisi bir arkadaşının elliği için eski astarlardan kılıf diker, kimisi de kesesi kabarık hükümlüler ranzadan inerken yere çıplak ayakla basmasınlar diye kuru keçe çizmelerini ayaklarına kadar götürürlerdi. Ambarlarda ücret karşılığı yerleri temizleyen, şunu bunu taşıyan hükümlüler bile vardı. Yemekhaneye gidip yemek çanaklarım bulaşık yıkama yerine götürenlere ise fazladan yemek verirlerdi. Ama burada iş almak kolay değildi; müşterisi boldu. En kötüsü de, çanaklardan yemek artıklarını yalamamak için insanın sinirlerinin demirden olması gerekiyordu. Ama Şuhov, ilk iş kolbaşısı olan Kuzyomin’in söylediklerini hiç hatırından çıkarmıyordu. 1943 yılında doğrudan doğruya cepheden getirilen yarım kalan askerlik hizmetiyle birlikti on iki yıla hüküm giyen eski bir kamp kurduydu Kuzyomin. Ormanda çalışırken ateş yakıp ısındıkları sırada:

— Burada orman yasaları hüküm sürer, çocuklar, demişti. Ama gene de yaşıyor insan. Kampta yok olup gidenler kimlerdir, bilir misiniz? Çanak yalayanlar, kamp revirine bel bağlayanlar, bir de arkadaşlarını gammazlayanlar…

Gammazlar konusunda söyledikleri yersizdi kuşkusuz. Böyleleri başkalarının canı pahasına da olsa sapasağlam kalıyorlardı.

Her gün kalk işaretiyle ayağa dikilen Şuhov bugün yerinden kıpırdamadı. Daha bir gün öncesinden bir kırıklığı vardı. Bütün vücudu ağrıyor, bir üşümedir gidiyordu. Gece sabaha kadar yatağında buz kesmişti. Uyku arasında kimi zaman iyice

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: