Sistem / Karl Olsberg

6 Aralık 2020

SistemSistem

Sistem’den…

Sirenin tiz sesi istasyonda kulakları tırmalıyordu. Bu ses ikinci dereceden alarm seviyesine, derhal insani bir müdahaleyi gerektiren önemli bir sistem çöküşüne işaret ediyordu.

Andrea Cantoni korkuyla sıçradı. Yine mi! Maya mantarı kolonilerinin son durumunu not aldığı tükenmezkalem elinden kaydı. Yavaş bir topaç hareketiyle süzülüp uzaklaştı. Cantoni aceleyle kaleme uzandıysa da, bu hareketi onun yalnızca daha hızlı dönerek, sersemlemiş minik bir raket gibi, laboratuvarın duvarına sabitlenmiş dizüstü bilgisayarlardan birine çarpmasına ve aletlerden, deney malzemelerinden, araç gereçlerden ve plastik hortumlardan oluşan karmaşanın içinde bir yerlerde kaybolmasına yol açtı.

Lanet olası tükenmezkalem! Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kaybettiği tam üçüncü kalemdi bu, neyse ki tükenmezkalemler burada bolca bulunan birkaç şeyden biriydi. Cantoni her zaman, normal tükenmezkalemlerin yerçekimsiz ortamda yazmayacağına inanmış ve istasyona gelirken şu pahalı, basınçlı kalemlerden bir tane almıştı. Yuri Orlov, istasyonun Rus komutanı, sadece gülümsemiş ve bir Rus havayolunun amblemini taşıyan ucuz, plastik ve gerçekten de kusursuz yazan bir kalemi onun eline tutuşturmuştu. Bu tam yüz dört gün önceydi. Tanrım, ne kadar da uzun zamandır buradaydı!

Kendini elleriyle dikkatle iterek odanın içinde bir balık zarafetiyle yüzmeye çalıştı; ama bunca zamandır, Orlov’un elli metrelik istasyonun bir ucundan diğerine, dar bölmelerden birine bile çarpmadan, yirmi saniyeden daha kısa sürede gidebildiği şu akıcı hareketleri öğrenmeyi başaramamıştı. Omuzlarıyla kendini, Destiny laboratuvarından Unity bağlantı noktasına giden aralıktan içeri itti. Sonra kendini, bir zamanlar istasyonun kalbi olan, bugünse büyük ölçüde depo olarak kullanılan Zarya modülünün[1] içine çekti. Burası istasyonda yaşarken ve çalışırken ihtiyaç duyulabilecek, akla gelen her şeyle öylesine doldurulmuştu ki, insan kendini uçan bir süpürge dolabında gibi hissediyordu.

Sonunda Zvezda’ya[2] ulaştı. On metre uzunluğunda ve üç metre çapındaki oda, tıpkı istasyonun geri kalanı gibi elektronik aletler ve cırt cırtla sabitlenmiş teçhizatla donatılmıştı. İstasyonda bulunan on binden fazla nesnenin konumunu belirlemek yalnızca bilgisayar yardımıyla mümkün oluyordu.

Orlov orada değildi. Oturma modülünün tavanına sabitlenmiş uyku tulumu boştu. Cantoni

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: