Bir Savaşın Tasviri / Franz Kafka

30 Aralık 2020

Bir Savaşın TasviriBir Savaşın Tasviri

Bir Savaşın Tasviri’nden…

İlkin hayretle bana bakıp dudakları ıslanmış ağzım açtı; ama sonra, hemen yakınımıza yerleşmiş baylan görerek güldü ve ayağa kalkıp:

“Yo yo, serin hava iyi gelir,” dedi, “giysilerimiz ateş ve dumanla dolu. Hem ben de, pek içmiş değilim ama, nihayet biraz sarhoş sayılırım. Eh, şimdi Allahaısmarladık deyip gidebiliriz.”

Böylece Evin Hanımı’na vardık. Benim Tanış elini öpünce: “Bugün ne kadar da mutlu görünüyorsunuz, sevindim doğrusu”, dedi kadın.

Bu sözlerdeki iyiyüreklilik benim Tanış’ı duygulandırmıştı, tutup bir kez daha kadının elini öptü; bunun üzerine gülümsedi kadın. Tanışımı çekip götürmek zorunda kaldım. Holde bir hizmetçi kız bekliyordu, ilk kez görüyorduk kendisini. Bize paltolarımızı tuttu, sonra merdivenleri aydınlatmak üzere eline küçük bir lamba aldı. Çıplaktı boynu, yalnız alt kısmı kadife bir yakalıkla sarılmıştı; bol bir giysinin içinde vücudu eğik duruyor, lambayı yere doğru tutarak önümüz sıra merdivenlerden inerken ikide bir gerilip uzanıyordu. İçtiği şaraptan al al olmuştu yanakları. Merdiveni baştan aşağı aydınlatan lambanın güçsüz ışığında dudakları titriyordu.

Merdivenin sonuna gelince, lambayı bir basamağın üzerine bırakıp benim Tanış’a doğru bir adım attı, onu kucaklayıp öptü ve öylece, kucaklar durumda kaldı. Ancak ben eline bir bahşiş tutuşturunca, kollarını uykulu uykulu çözüp aldı benim Tanış’tan ve acele etmeden evin küçük kapısını açarak bizi gecenin içine saldı, bizi.

Tekdüze bir aydınlığa gömülmüş boş sokağın üstünde, hafiften bulutlu, dolayısıyla daha bir genişlemiş görünen gökyüzünde kocaman bir ay vardı. Buz tutmuş karda ancak ufak adımlarla yürünebiliyordu.

Dışarı çıkar çıkmaz, anlaşılan enikonu bir neşeye kaptırmıştım kendimi. Sanki bir dostum köşeyi dönmüş de kayıplara karışmış gibi sokak içerisine bir isim haykırdım. Sıçrayıp havaya fırlattım şapkamı ve çalımlı bir pozla yeniden yakaladım.

Tanışım hiç oralı olmadan yürüyordu yanıbaşımda. Başını eğik tutuyor, konuşmuyordu.

Bu tuhafıma gitti; çünkü onu evdeki topluluk içinden dışarı çıkardım mı, sevincinden çılgına döneceğini düşünmüştüm. Eh, şimdi ben de biraz ağır davranabilirdim. Tam onu coşturup neşelendirmek ister

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: