Dune Mesihi / Frank Herbert

Dune MesihiDune Mesihi

Dune Mesihi’nden…

Başrahibe geri çekildi ve Scytale kadının kendisini yeniden değerlendirdiğini gördü. Hepsi derin prana-bindu eğitiminin ürünüydü, çok az insanın başarabildiği kas ve sinir kontrolüne sahiptiler. Ama bir Sima Dansçısı olan Scytale, diğerlerinin sahip olmadığı kas ve sinir bağlantılarının yanı sıra özel bir duygudaşlık niteliğine, bir başkasının görüntüsüne olduğu gibi ruhuna da bürünmesini sağlayan bir pantomimci sezgisine sahipti.

Scytale, değerlendirmesini tamamlaması için Başrahibe’ye yeterli zamanı verdi ve şöyle dedi: “Zehir!” Sözcüğü, gizli anlamını yalnızca kendisinin anladığını ifade eden atonallerle söylemişti.

Lonca üyesi kıpırdandı; ve sesi, tankının bir köşesinde, Irulan’ın başının üstünde dönüp duran parıltılı konuşma küresinden gümbürdedi. “Zihinsel bir zehirden bahsediyoruz, fiziksel değil.”

Scytale güldü. Mirabhasa gülüşü karşısındakini azarlamak anlamına gelebilirdi ve bundan hiç de çekinmiyordu.

Irulan takdir ederek gülümsedi ama Başrahibe’nin gözlerinin köşeleri belli belirsiz bir kızgınlığı ele veriyordu.

“Kesin şunu!” dedi Mohiam çatlak bir sesle.

Scytale sustu, ama hepsinin dikkatini çekmişti bir kere; Edric sessiz bir öfke içindeydi, Başrahibe kızgınlık içinde tetikteydi, Irulan durumdan zevk alıyordu ama şaşkındı.

“Dostumuz Edric,” dedi Scytale, “Bene Gesserit’in bütün şeytani yöntemleriyle eğitilmiş iki cadısının, kandırmacanın gerçek yararlarını öğrenmediğini söylüyor.”

Mohiam, Bene Gesserit anadünyasının soğuk tepelerine bakmak için döndü. Scytale, kadının buradaki hayati şeyi arılamaya başladığını fark etti. Bu iyiydi. Ama Irulan ayrı bir konuydu.

“Bizden misin değil misin, Scytale?” diye sordu Edric. Bir kemirgenin gözlerine benzeyen küçücük gözleriyle baktı.

“Mesele benim bağlılığım değil,” dedi Scytale. Dikkati hala Irulan’ın üzerindeydi. “Siz de, Prenses, acaba bunun için mi bu kadar çok şeyi tehlikeye atıp bunca parseği geldim diye, düşünüyorsunuz.”

Irulan başıyla onayladı.

“İnsansı bir balıkla ağız dalaşına girmek için mi, yoksa Tleilaxlı şişman bir Sima Dansçı’sıyla tartışmak için mi?” diye sordu Scytale.

Irulan, yoğun melanj kokusundan rahatsız olmuş bir halde başını iki yana sallayarak Edric’in tankından uzaklaştı.

Edric bu anı, ağzına bir melanj hapı atarak değerlendirdi. Scytale onun baharı yediğini, soluduğunu ve hiç şüphesiz

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.