Pısırıklar Çağı / Frederik Pohl

Pısırıklar ÇağıPısırıklar Çağı

Pısırıklar Çağı’ndan…

Fakat sana öyle davranırlar ki, uzun vadede zarar edeceğini göremezsin.”

Forrester, “Bu çok ilginç,” dedi, içini çekti ve başka taraHara baktı. Hara’yı selamlayıp “Biliyor musun Hara?” dedi. “Engel oluyorsun.”

Hara, “Sen de sarhoş oluyorsun,” diye cevap verdi. “Selam Tip. İyi eğleniyormuş gibisiniz.”

“O çok tatlı,” diye cevapladı kız. “Elbette sen de çok tatlısın Tip. Şampanya zamanı geldi mi?”

“Geçti bile. Yanınıza bu yüzden geldim. Bu şampanyayı bulmak için bir sürü zorluğa katlandım, onun için Forrester kalkıp birazını içse de nasıl içildiğini biz de görsek.”

“Şişeyi eğip şampanyayı döküyorsun,” dedi Forrester.

Hara ona daha dikkatlice bakıp hazvericisine el attı. “Sana söylediklerimden hiçbirini mi hatırlamıyorsun?” diyerek, Forrester’a bir an için canlandırıcı gibi gelen ama sarsmayan, buz gibi bir şey sıktı. “Bu akşam fazla sarhoş olma, biraz alışmaya bak. Sakın ölmüş olduğunu unutma. Sana söylediklerimi yap, olur mu? Şimdi şu şampanya denilen şeye bakalım.”

Forrester uslu bir çocuk gibi yerinden kalktı, kızın koluna girip, servis masalarına doğru ilerleyen Hara’yı takip etti. Kızın kabarık bir taç gibi, soluk renkli saçları vardı ve ışık oyunları, aralarında ateşböcekleri uçuşuyormuş hissi uyandırıyordu.

Forrester bir zamanlar evleneceği Dorothy’yi tekrar görmesi durumunda böyle şeylerden vazgeçmesi gerekeceğim düşündü. Fakat, hiç olmazsa şimdilik, bu çok zevkli ve güven vericiydi. Kolunu güzel bir kızın beline dolamışken daha doksan gün önce vücudunun, kalbi ve beyni durmuş, akciğerleri tahrip olmuş bir durumda ve çok düşük ısıda bir kristal olarak sıvı helyum ortamında yattığını düşünmek çok zordu.

Şampanyanın mantarını ustaca patlattı, kadehini kaldırdı ve içti. Markasını evvelce hiç görmemişti, ama şampanyaydı işte. Hara’nın isteği üzerine, alkışlar arasında “İngiltere’nin Piç Kralı”ndan dizeleri haykırarak okudu ve gene sendelemeye başladığını fark etmesine rağmen kimsenin onu ayıltmasına izin vermedi. “Sizi çürümüş otlar,” dedi dostça, “o kadar çok şey bilmenize rağmen sarhoş olmasını bilmiyorsunuz.”

Yirmisi birden daire oluşturmuş, parmakla çalınan çello ve flüt sesleri eşliğinde, ayaklarını

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.