Kızıl Ejder / Thomas Harris

Kızıl EjderKızıl Ejder

Kızıl Ejder’den…

Will Graham birilerine soru sorması gerektiğini, yardıma ihtiyacı olduğunu biliyordu. Bu konu üzerinde düşünmeye başlamadan çok önce, nereye gitmesi gerektiğini biliyordu. Graham’ın daha önceki bir davada ciddi derecede zarar gördüğünü biliyordum. Sahip olduğu en iyi kaynağa danışmakta isteksiz olduğunu biliyordum. O sıralar benim de aklıma her gün acı hatıralar geliyordu. Akşam olduğunda çalışırken, Graham’ın neler çektiğini anlayabiliyordum.

Akıl hastası suçluları(Criminally lnsane)görmek üzere Baltimore Devlet Hastanesi’ne giderken ona eşlik ettim. Bu beni biraz heyecanlan­dırmıştı. Oraya gidip, işimize başlamadan önce, sizin de iş yaşamınızda başınıza gelmiş olması muhtemel türden bir güçlükle karşılaşmıştık. Çılgına dönmemize neden olan bu olayın kahramanı Dr. Frederick Chilton, bitmek tükenmek bilmeyen iki üç gün süresince bizi oyalamıştı.

Chilton’ı etrafında köpek dostlarımla kulübede ışıklar açıkken yalnız bırakabileceğimi ve karanlıktan ona baktığımı düşündüm. Karanlıkta görünmez olacaktım, tıpkı yarattığım karakterler bir odada benden yardım görmeden kendi kaderlerini belirlerken görünmez olduğum zamanlar gibi.

Sonunda can sıkıcı Chilton’la olan işimizi bitirdikten sonra, Gra­ham’la birlikteŞiddetKoğuşu’na girdik. Çelik kapı ardımızdan gürültülü bir ses çıkararak kapandı.

Will Graham’la birlikte Dr. Lecter’ın odasının önüne gelmiştik. Gra­ham’ın gergin olduğunu ve korktuğunu hissedebiliyordum. Dr. Lecter’ın uyuduğunu zannediyordum. Will Graham’ı gözlerini açmadan, kokusundan tanıdığında yerimde sıçradım.

Çalışırken sahip olduğum dokunulmazlıktan, Chilton ve Graham’a görünmez oluşumdan keyif alıyordum. Fakat Dr. Lecter’ın önünde hu­zursuzdum, dektorun beni görmediğinden emin değildim.

Graham gibi ben de Dr. Lecter’ın inceleyici bakışlarını, rahatsızlık verici ve davetsiz bulmuştum. Başınızın röntgenini çektiklerinde dü­şüncelerinizin kaçışması gibi. Graham’ın Dr. Lecter ile yaptığı röportaj hızlı ilerliyordu. Kenarda köşede ne varsa ve masamda en üstte ne bulunuyorsa, aceleyle bunlara not alıyordum. Bittiğinde yorgun düş­müştüm.

Aklımdan bir akıl hastanesinde çıkabilecek inleme sesleri geçiyordu. Rich’teki kulübemin verandasında on üç köpek yüzleri delu­naya dönmüş, gözleri kapalı bir şekilde uluyorlardı. Birçoğu O ve U seslilerini uluyor, birkaçı onlarla beraber mırıldanıyordu.

Graham’ın Dr. Lecter ile yaptığı röportajı, anlamak ve arada para­zit yapıp, söylenenlerin duyulmasını

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.