Matematikçinin Galaksi Rehberi / Martin Gardner

Matematikçinin Galaksi RehberiMatematikçinin Galaksi Rehberi

Matematikçinin Galaksi Rehberi’nden…

New York’un Greenwich Village semtindeki Bedford Sokağı’nda Chumley’nin lokantasının gizli kapısını ararken daha önce dikkatimi hiç çekmemiş, ilginç, ufacık bir dükkâna rastladım. Dükkânın genişliği iki metre bile değildi; kirli vitrinine, üstünde kargacık burgacık bir yazıyla “Eski bilimkurgu ve Fantezi Dergileri” yazılı bir kâğıt parçası yapıştırılmıştı.

İttiğim kapı gıcırtıyla açıldı. Yaşlı, minik orman cinlerine benzeyen bir adam tezgâhın ardına oturmuş, horluyordu.

“Acaba,” dedim yüksek sesle, “Tuhaf Öyküler’in 1950 öncesi sayıları var mı elinizde?”

İki çapaklı göz yavaşça açıldı. İhtiyar kalemiyle kulağını kaşırken gülümsedi. “Elbette var.”

Yavaşça kalktı ve gıcırdayan bir merdivene tırmanarak en üst raftaki dergi tomarını indirdi. Dergiler gayet iyi durumda görünüyorlardı; en eskisi 1926, en yenisi 1949 tarihliydi ve hiçbir sayıdan iki tane yoktu.

“En yakın tarihli sayı bir dolar,” dedi ihtiyar. “Bir önceki üç, ondan önceki beş… En eskiye doğru böyle ardışık tek sayılar halinde devam ediyor fiyatlar. Arada epey eksik sayı var gerçi… Ama alacaksanız hepsini almak durumundasınız.”

Dergileri saydım ve bir zarfın arkasında hesap yaptım.

“Param yetmiyor.”

“Bu durumda,” dedi ihtiyar, “fiyatı başka türlü belirlemenize izin vereceğim. Dergileri iki gruba, istediğiniz şekilde ayırın ve her gruba aynı sistemle ödeme yapın. Yani birincisi bir, ikincisi üç, üçüncüsü beş dolar, vesaire. Çek kabul ederim ama toplamı yüz doların katı çıkarmak durumundasınız.”

İhtiyarın kim olduğumu bildiğinden kuşkuluydum ama çılgın ödeme planı sayılı bulmacalara merakıma fena hitap etmişti. Dergi yığınını toplam fiyatı olabildiğince düşük tutacak şekilde böldüm. Fiyata yüzün katlarından birine denk gelecek miktarı ekleyip çeki yazdım. İhtiyar ehliyetimi ve kredi kartlarımı kontrol ettikten sonra dergileri paketledi; paketi aldığım gibi sokağın köşesine park ettiğim arabama götürdüm.

Karımla akşam yemeğimizi yerken –geç kalmama kızmıştı– yaptığım tuhaf ve kârlı alışverişi anlattım.

“Ne kâr ama!” dedi. “Ne kadar hibe ettin peki? Yani yüzün katını tutturmak için kaç para eklemen gerekti?”

“Şöyle söyleyeyim,” dedim, “dergilerden biri ve sadece biri için yaşından

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.