Pardayanlar / Michel Zevaco

PardayanlarPardayanlar

Pardayanlar’dan…

Mehtapsız ve karanlık bir geceydi. Uzaktan akseden köpek havlamalarından başka hiçbir şey duyulmuyordu. Bu sessizlik içinde Margency Şatosu’nun saati yavaş yavaş on biri vurdu.

Jeanne de Piennes, daldığı derin düşüncelerden bir türlü kurtulamıyor, kendi kendine şöyle mırıldanıyordu:

“Acaba babam bu akşam niçin o kadar düşünceliydi? Beni neden öyle sık sık göğsüne bastı? Yüzü neden o kadar solgundu? Ah, onun içini parçalayan kederi anlayabilsem…”

Sonra yavaş yavaş ayağa kalktı. Duvarda asılı duran Hazreti Meryem’in resminin önünde diz çöktü:

“Ey Hazreti Meryem!” dedi. “Sizin her şeyi yapmaya kadir olduğunuzu biliyorum. Günahımı biliyorsunuz. Karnımda François’nın çocuğunu taşıyorum. Ne olur, babasının kalbine ilham veriniz. Çocuğunu reddetmesin. Beni affediniz…”

Bu sırada saat on bir buçuğu vurdu. O zaman uzun bir mantoya büründü. Işığı söndürerek sessiz adımlarla dışarı çıktı. Etrafta çıt duyulmuyordu. Bir hayal gibi süzülerek yüz metre kadar ötede bulunan bir köylü kulübesine doğru koştu. Evden içeri girerken otlar arasında bir hayal görür gibi oldu. Korkarak adımlarını daha ziyade sıklaştırdı. Ve içeri giriverdi…

Otların arasına gizlenmiş olan hayal o zaman doğruldu. Ve hızlı hızlı Mösyö de Piennes’in evine doğru yürüdü. Evin arka tarafında ihtiyar de Piennes’in odasının bulunduğu yere gelince camı birkaç defa hızlı hızlı vurdu.

Mösyö de Piennes hâlâ uyumamıştı. Odasında bir aşağı bir yukarı dolaşıyor ve kendi kendine şöyle konuşuyordu:

“Fakat Jeanne’ı ne yapacağım? Masum ve günahsız kızımı kime teslim edeceğim? O hayatta ne yapabilecek?.. Bu işi nasıl halledeceğim?”

Cam vurulunca durdu. Acaba kim gelmişti? Pencere kanatlarından birini açtı ve geleni görür görmez, âdeta tüyleri diken diken oldu. Bu gelen, can düşmanının oğlu Henri de Montmorency idi.

Hemen camı açtı ve duvardan aldığı iki kılıcı masanın üzerine koydu. Hiddetle soluyor ve Henri’ye bakıyordu. Henri bir hamlede pencereden içeriye atladı.

Kılıçları görünce:

“Hayır, sizinle vuruşmaya gelmedim,” dedi. “Babamın size büyük fenalıklar yaptığını, bütün servetinizi elinizden aldığını, hükümet tarafından da babam yüzünden büyük

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.