Marksizm ve Medya Araştırmaları / Mike Wayne

Marksizm ve Medya AraştırmalarıMarksizm ve Medya Araştırmaları

Marksizm ve Medya Araştırmaları’ndan…

Burada sosyologların çizdiği sınıf resminin tıpkı Yaratık gibi popüler bir metindeki türden bir sınıf temsili olduğu açıkça görülmelidir. Bu anlamda sınıf, Fredric Jameson’ın ideologem olarak adlandırdığı, yani kendisini esas olarak bir kavram veya öğreti ya da kurgusal bir metindeki (örneğin sosyoloji üzerine bir çalışmada) bir anlatı olarak gösteren bir şeydir. Her ne kadar ağırlığının bu iki kutuptan birine doğru olması muhtemelse de anlatılar altlarında bir soyutlama olmadan etkili olamayacaklarından ve en kavramsal çalışma bile genellikle bir tür öykü anlattığından her zaman için her iki bileşenin öğelerinin birden etkili olması söz konusudur (Jameson 1989: 87).

Yaratık’ın standart sosyoloji metninde tarif edilene benzer bir sınıf ideologeminden yararlandığını ve Ripley’i “rutin beyaz yaka/ufak ölçekli gözetim” olarak, Parker ve Brett’i ise “vasıflı el emeği” olarak konumlandırmanın mümkün olduğunu görebiliriz.

Ancak, sosyolojik haritanın çarpıcı yönü neyin eksik olduğudur. Sosyolojinin işçi sınıfı ile orta sınıf arasındaki farklılıklara yönelttiği o ince detaylı ilgi bu tabakaların kendilerini ilişkilendirmek zorunda; oldukları o sınıf gücünün bastırılmasıyla sağlanır. Yaratık’ı (ve serideki diğer filmleri) ilginç kılan mürettebattan Ash’in şirket tarafından yaratığı mürettebatın yaşamları pahasına kendilerine ulaştırmak üzere programlanmış bir robot olduğunun anlaşılmasıyla başka bir sınıf gücünün şaşırtıcı bir şekilde ortaya çıkmasıdır.

Şirketin böyle ani ve birdenbire olayların gidişini gizlice belirleyen bir güç olarak ön plana çıkması dikkatimizi; anaakım sosyolojideki sınıf tartışmalarında ortadan yok olan o sınıfa çekiyor: Kapitalist sınıf. Kapitalist sınıftan söz etmek bir sınıf olarak eylemliliklerinin; dünyayı kendi çıkarlarına göre düzenleme ve biçimlendirme yönündeki bilinçli çabalarının üzerinde durmak anlamına gelir. Ama kapitalistler aynı zamanda bir anlamda “sermayenin kişileşmesidir” (Meszaros 1995: 66); çünkü onlar bile sermayenin “mantığı” tarafından belirlenen parametreler çerçevesinde ve onlara göre hareket etmek durumundadırlar. Bu yaşamın yapısal bir ilkesidir ve kapitalistler bireysel olarak buna uymamaları durumunda kısa sürede işlerinden olabilirler. Bu mantığın iki ana özelliği vardır: Kâr birikimi sağlama güdüsü ve rekabet. Yaratık’ta artık

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.