Dünya Batıyor / Robert A. Heinlein

Dünya BatıyorDünya Batıyor

Dünya Batıyor’dan…

Otomatik silâhların yaylım ateşiyle gecenin sessizliğinin bozulmasını bekleyen Gary, köprü ayaklarının gölgesine sindi. İhtiyar kadının, kimseye görünmeden karşı tarafa geçeceğini düşünmesi delilikti. Belki onu bu deliliğe sürükleyen açlık ve umutsuzluktu. Muhtemelen bütün umudunu gecenin karanlığına bağlamıştı. Oysa, köprü başını tutan askerlerin ellerindeki otomatik silâhların enfraruj ışınlı cihazlarla geceyi gündüz gibi aydınlık görebileceklerini bilmiyordu.

İhtiyar kadının geçmek için çabaladığı köprü, Missisippi nehri üzerindeki tek köprüydü. Diğer köprülerin hepsi tahrip edilmişti ve Amerikan askerleri nehrin karşı sahilini büyük bir dikkatle koruyorlardı. Bu bakımdan ihtiyar kadının Iowa bölgesine geçmesine imkân yoktu.

Köprünün beton ayağına biraz daha sokularak bekledi. Askerlerden oldukça uzak olmakla beraber onlara görünmekten korkuyordu, çünkü, gördükleri her canlıya ateş açıyorlardı. İhtiyar kadının bunlardan haberi yoktu. Açlık canına tak demiş ve karşıya geçmeye karar vermiş olmalıydı. Bir yıldan beri yaşadığına göre bütün bunları bilmesi gerekirdi. Belki de biliyordu ama umursamıyordu.

Şimdiye kadar karşı sahile hiç bir canlı geçmemişti. Bulaşık bölge olarak nitelendirilen nehrin bu kıyısından karşı sahile canlı geçen bile olsa derhal öldürülürdü.

Nehrin batısında kalan bölge «Temiz» olarak nitelendirilmişti. İki bölgeyi birbirinden ortadaki nehir ayırıyordu.

Silâh sesi, gecenin sessizliğinde yankılar yaparak yayıldı.

Gary, yerinden kımıldamadan bekledi. Askerlerin yapacaklarını ezbere biliyordu. Üzerinde beyaz radyoaktivite elbisesi olan asker ağır ağır cesede yaklaşacak ve ayağının burnu ile dürtüştürecekti. Eğer canlılık izi görürse elindeki tabanca ile yaralının işini derhal bitirecekti. Sonra da ceset köprünün korkuluğu üzerinden aşağıya yuvarlanacaktı.

Suya şiddetle çarpan bir şeyin gürültüsü duyuldu. Açlık ve sefalete dayanamayan kadının cesedi şu anda muhtemelen nehrin akıntısıyla sürüklenip gidiyordu.

Nefes dahi almaya korkarak sürüne sürüne evvelce yatmakta olduğu çukura döndü. İhtiyar kadını takip etmesinin sebebi yine yiyecekti. Daha ilk bakışta ihtiyarın üzerinde yiyecek taşımadığını anlamıştı. Tecrübeli gözleri, kadının üstündeki paçavra elbisenin altına saklanmış bir şey olmadığını sezmişti.

İhtiyar kadının başına gelecekleri bildiği halde kadının yolunu kesmeye çalışmamıştı. Muhtemelen kadın da başına gelecekleri

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.