Vadideki Zambak / Honoré de Balzac

Vadideki ZambakVadideki Zambak

Vadideki Zambak’tan…

Ağabeyimle iki kız kardeşim kara bahtımı yumuşatacakları yerde bana acı çektirerek oyalanıyorlardı. Çocuklara kabahatlerini saklamak hakkını veren ve daha o yaşlarda onlara onur kavramını esinleten antlaşmalar benim için hiç geçerli olmadı; üstelik bu yetmezmiş gibi, çok defa kardeşimin suçları yüzünden cezalandırıldım, bu haksızlığa karşı ağzımı açık tek kelime söylemedim. Çocuklarda çekirdek halinde bulunan dalkavukluk eğilimi, kendilerinin de ödlerinin koptuğu bir anneye yaranmak amacıyla, kardeşlerimi bana uygulanan fena işlemlere katılmaya mı sürüklüyordu? Taklitçilik eğilimlerinin bir sonucu muydu bu?

Yoksa güçlerini ya da merhametsizliklerini sınamak ihtiyacıyla mı böyle hareket ediyorlardı? Kim bilir, belki de bütün bu nedenler bir araya gelerek kardeşler arasında görülen sevgiden, tatlılıklardan yoksun bırakmıştı beni. Daha şu kadarcıkken hiç nasibim yoktu sevgiden yana, hiçbir şeyi sevemiyordum, oysa tabit beni sevmek için yaratmıştı! Durmaksızın kırılan bu duyarlığın sızıltılarını bir melek mi gelip dindirir acaba? Karşılık görmemiş duygular bazı ruhlarda kin haline gelir, bende ise öyle olmadı; yoğunlaştı bu duygular içimde, bir yatak oydu kendine, sonra da oradan hayatıma fışkırdı.

Değişik yaradılışlara göre, titreme alışkanlığı sinirleri gevşetir, korkuyu doğurur, korku da her zaman boyun eğmek zorunda bırakır insanı. Kişiyi bozan ve onu bir tutsak haline getiren zaafın kaynağı budur işte. Ne var ki bu bitmez tükenmez sıkıntılar, harcandıkça çoğalan bir çaba, bir güç göstermeye alıştırdı beni; ruhumu manevi darbelere karşı hazırladı. Yeni darbeler bekleyen kurbanlar gibi hep yeni acıları bekleye bekleye benliğimi hüzünlü bir boyun eğiş kaplamıştı, çocukluk çağımın şirinliği, diriliği o boyun eğişin altında ezildi, herkesin bir ahmaklık belirtisi olarak tanımladığı bu tavır annemin uğursuz tahminlerini doğruladı.

Açık açık uğradığım bu haksızlıklar, gururu, mantığın bu meyvesini, ruhumda vaktinden önce olgunlaştırdı; yetişme tarzımın yol açacağı kötü eğilimlerden kurtulmamda bunun bir rolü olmuştur kuşkusuz. Gerçi annem terk etmiş bulunuyordu beni, ama arasıra benim için kaygılandığı da olmuyor değildi, hatta eğitimimden söz açıyor, bu işi üstüne almaya gönüllü görünüyordu

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.