Karnaval ve Yamyam / Jean Baudrillard

Karnaval ve YamyamKarnaval ve Yamyam

Karnaval ve Yamyam’dan…

İnsanın yaşamı boyunca değişik şekillerde yineleyebileceği yalnızca bir düşünceye (tabii tek bir düşünce üretebilme şansına sahip olduysa) sahip olabileceğini gösteren bir biçim bulunmakla birlikte, bu düşüncenin çözümlenmesi ona ayrıntılar düzeyinde değişik anlamlar yüklenmesini ya da asıl anlamından uzaklaştırılmasını ya da tuhaf anlamlar yüklenmesini sağlayabilmektedir.

Aforizmalara benzer bir şekilde üretilen düşünce perspektif ve illüzyona özgü değişik ve tuhaf açılar oluşturup hep aynı fikre gönderme yapar. Zira insanın zihninde hiç farkına varamayacağı bir düşünce üretmesi gerçekten de zor bir sanat. Bu sonuçlarını ve kanıtlarını sergiledikten sonra kendini bu sonuçlara mahkûm eden söylevin yaptığının tam tersini yapmak anlamına geliyor.

Güncel olayların büyük bir çoğunluğunun da aynı şekilde figüranlık yapmaktan başka bir işe yaramadıkları söylenebilir. Bu olayların yalnızca birkaçı bize genelde sunulan o nedensel ve tarihsel sıralamanın dışında kalan; taşınan anlam ya da fikrin tam olarak ne ifade ettiğinin anlaşılamadığı tuhaf bir biçime boyun eğerek tuhaf bir şekilde art arda sıralanmaktadır. Bir bakıma bu fikirlerin ya da anlamların birbirlerini değişikliğe uğrattıkları ve çoğu kez aralarından en önemsiz görünenlerin düşünceyle kurulan benzerlik ilişkisine koşut bir şekilde ön plana çıktıkları söylenebilir.

Çözümlemenin amacı biraz da olay ve düşünceyle birebir benzerlik kurabilmek olmalıdır.

Bana göre bugün bu benzerliğin kurulabilmesini sağlayan şey bizim kolaylıkla iktidara bağladığımız boyun eğdirmeyle birbirine karıştırdığımız şu egemenlik evrenidir.

Egemenlikten kasıt güç ilişkileri ve içsel çelişkiler aracılığıyla karşı çıkılan her şeydir. Burada egemenlik olumsuz bir tanıma sahip olup efendi köleye ne kadar gereksinim duyuyorsa köle de efendiye o kadar gereksinim duyuyor şeklinde ifade edilebilir. Egemenlik artık karşıt bir terime gerek duymamaktadır, yani var olabilmek için karşıtına gerek yoktur. Zaten bu yüzden boyun eğdirme bir tanıma sahipken o bir tanıma sahip değildir. Bir tanıma sahip olmadığı için de özgürlük kavramı onun için bir anlam ifade etmemektedir. Özgürlük kavramı yalnızca boyun eğdirme sistemlerinde bir anlama sahip olabilir.

Egemenlik evreninde, boyun

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.