Kızıl Gerdan / Jo Nesbo

Kızıl GerdanKızıl Gerdan

Kızıl Gerdan’dan…

Harry ister istemez elini direksiyondan çekti. Bu hareketi Ellen’i güldürmek için yeterliydi. Kızın yüzündeki gülümsemeyi gören Harry derin bir nefes aldı ve mırıldandı. “Pekala, pekala, pekala.”

Eli, görev için üzerine kayıtlı Revolverinin kabzasına gitti. Smith Wesson marka, a.38 kalibre, altıpatlar bir revolver. Silaha dokunurken, aslında silah taşımaya tam olarak yetkili olmadığını hatırladı. Belki de gerçekten miyop olmuştu. Geçen kış, kırk saatlik kursun sonunda atış testini geçememişti. Daha önce pek çok kişinin başına gelmişti ama Harry için bir ilkti ve hiç hoşuna gitmemişti. Tek yapması gereken teste yeniden girmekti. Bazıları bu teste dört ya da beş kez girmek zorunda kalmıştı. Fakat Harry bir şekilde bu teste yeninden girme işini erteleyip duruyordu.

Radyodan bir anons daha geldi: “28 numaralı istasyon geride kaldı.”

“Romerike Polis İstasyonu’nun sorumluluğundan bir bölge daha eksildi,” dedi Harry. “Sırada Karlhaugen var ve ondan sonra bize gelecekler.”

“Neden eskisi gibi yapmıyorlar? Saçma sapan numaralar söylemek yerine, neden konvoyun şu anda nerede olduğunu söylemiyorlar?” diye sordu Ellen.

“Tahmin edelim.”

İkisi de aynı anda yanıt verdi. “Gizli Servis!” Sonunda ikisi de kahkahalarla gülmeye başladı.

“29 numaralı istasyon geride kaldı.” Harry saatine baktı.

“Pekala, üç dakika içinde burada olacaklar. Telsiz frekansını değiştirip, Oslo Polis İstasyonu ile bağlantı kuracağım. Son kontrolleri yapalım.”

Ellen gözlerini kapattı ve kontrol noktalarından gelen olumlu yanıtlan dinledi. Sonra mikrofonu yerine bırakarak; “Her şey hazır,” dedi.

“Teşekkür ederim. Şimdi kaskını tak.” “Ne? Ciddi misin, Harry?”

“Kaskını tak!”

“Kaskım çok küçük ama!”

Yeni bir ses duyuldu. “1 numaralı istasyon noktası geride kaldı.”

“Lanet olsun, bazen çok… sinir bozucu oluyorsun.” Ellen kaskını taktı. Çenesinin altından geçen bağlantıları ayarladıktan sonra aynada tuhaf mimikler yapmaya başladı.

Dürbünle önlerinde uzanan yolu inceleyen Harry; “Ben de seni seviyorum, Ellen,” dedi ve ekledi. “Onları görebiliyorum.”

Karlhaugen’e giden yolun, ufuk çizgisi ile birleştiği yerde güneş ışıl ışıl parlıyordu. Harry, önce konvoyun önündeki aracı gördü ama arkasından

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.