Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 / John Perkins

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2’den…

Endonezya benim ilk kurbanım olacaktı.

Dünyanın en büyük takımada devleti olan Endonezya, Güneydoğu Asya ile Avustralya arasına yayılmış 17 bin adadan oluşur. 300 farklı etnik grup, 250 kadar birbirinden ayırt edilebilir dil konuşur. Nüfusu içinde başka herhangi bir ulusunkinden fazla Müslüman barındırır. 1960’lara girildiğinde ülkenin bol miktarda petrole sahip olduğu anlaşılmıştır.

Başkan John F. Kennedy 1963 yılında Güney Vietnamlı Ngo Dinh Diem’e yapılan darbeyi destekleyerek Asya’yı antikomünist imparatorluk kurma peşinde olanların mekânına dönüştürmüştü. Diem suikasta kurban gitti ve birçok insan bu emri CIA’nın verdiğine inandı. Ne de olsa İran’da Musaddık’a, Irak’ta Kasım’a, Venezuela’da Jacobo Arbenz’e ve Kongo’da Lumumba’ya karşı yapılan darbeleri düzenleyip idare edenin de CIA olduğu biliniyordu. Diem’in devrilmesi de ABD askeri güçlerinin Güneydoğu Asya’ya yerleşmesini, sonrasında da Vietnam Savaşı’nı doğurdu.

İşler Kennedy’nin planladığı gibi gitmiyordu. Nitekim onun suikast sonucu ölümünden uzunca bir süre sonra, savaş ABD için bir felakete dönüştü. 1969’da Başkan Richard M. Nixon bir dizi asker çekme girişiminde bulundu. Onun yönetimi daha örtülü stratejiler benimseyerek bir ülkeyi diğerinin ardından komünistleştirecek zincirleme domino etkisini engellemeye odaklandı. Endonezya komünizmin yayılmasını engellemekte kilit konuma geçmişti.

Endonezya’nın stratejik ülke kabul edilmesinin birincil nedenlerinden biri Başkan Suharto idi. Görüşlerinden ödün vermeyen bir antikomünist olarak ün yapmıştı Suharto, politikalarını uygulamaya koyarken en acımasız yöntemlere başvurmaktan çekinmiyordu. 1965 yılında ordunun başkumandanı olarak komünist yanlısı bir darbeyi ezdi. Bunu izleyen kanlı olaylarda 300 bin ila 500 bin insan hayatını kaybetti ki bu vahşet Adolf Hitler, Josef Stalin ve Mao Tse-Tung’unkilerle birlikte yüzyılın en büyük siyasi güdümlü kitle katliamları arasına girdi. Bir milyon kadar insan da hapse ve toplama kamplarına atıldı. Bu ölüm ve tutuklama dalgasının sonrasında Suharto, 1968 yılında başkan olarak yönetimi ele aldı.

Ben 1971 yılında Endonezya’ya gittiğimde, ABD’nin dış politikası açık ve netti: Komünizmi engelle, Başkan’ı destekle. Suharto’nun Washington’a tıpkı İran Şahı gibi hizmet etmesini bekliyorduk. İki adam aynı özelliklere sahipti: Tamah

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.