Paranoya / John Rector

ParanoyaParanoya

Paranoya’dan…

Giyinmek için yatak odasına gittiğimde, bir pantolon ve yarı temiz bir gömlek bulup üzerime geçirdim. Liz’in odanın diğer ucunda bulunan dolabına baktığımda giysilerinin çoğunun hâlâ orada asılı duruyor olması içimi rahatlatıyordu. Elimi kumaşların arasında gezdirdim ve yatağın kenarına oturdum.

Bir süre, orada Liz’in dolabına bakarak ve evin seslerini dinleyerek durdum.

Kimsesiz odalar oyalanacak başka şeyleri olmadığından bana kulak kabartıyordu sanki. Hissettiğim izlenme duygusu o kadar gerçekçiydi ki etrafıma bakmaktan kendimi alamadım.

Greg’in söylediklerini düşünüp Liz’le ayrı olmamızın bizim için daha mı iyi olduğunu merak ettim. Üzerine kafa yordukça daha da öfkeleniyordum. Böyle bir şeyi anca benim iyiliğim için söyleyeceğini biliyordum, Gene de içim bir türlü rahat etmiyordu.

Liz ve ben ayrıyken daha iyi değildik. Daha iyi olmaktan çok uzaktık. Greg de bunu gayet iyi biliyordu.

Gözlerimin arkasındaki acı keskinleşti. Hendeğe gitmeden önce bir şeyler yemem gerektiğinden kendimi zorlayıp mutfağa gittim.

Buzdolabında dilimlenmiş salam ve peynir buldum. Kurumuş iki dilim ekmekle kendime bir sandviç yaptım. Evde yiyebileceğim başka bir şey yoktu. Tekrar acıkırsam şehre inip biraz alışveriş yapmam gerekecekti.

Bu fikir iştahımın kesilmesine neden oldu ama yine de yemeye devam ettim.

Sandviç çok kuruydu. Birayla beraber yemesem yutamazdım sanırım. Bunlar günün geri kalanında beni ayakta tutmaya yeterdi muhtemelen.

Tezgâha yaslanıp gözlerimi kapattım. Pencereden gelen hafif esinti yumuşak bir öpücük gibiydi. Kendimi iyi hissetmemi sağlıyordu.

Bir dakika sonra duvardaki telefona uzandım. Ahizeyi kulağıma dayayıp Liz’in annesinin evinin numarasını çevirdim. Bir defa çaldırıp kapattım.

Ona ne söyleyecektim?

Greg’in söylediği doğruysa, onu öldürmekle tehdit ettiysem ne söyleyebilirdim ki? Özür dilememi, beni affetmesi için yalvarmamı bekleyecekti. Fakat bunları yapmaya niyetim yoktu.

Beni terk eden, eşyalarını toplayıp haber bile vermeden çekip giden oydu. Ama onun konuşmak istediği bunlar değildi.

Liz, haplarım ve bayılmalarım hakkında konuşmak istiyordu sadece; kendisiyle ilgili konuları değil. İlaçları aldığımda gözlerime inen sis perdesini veya her şeyin renginin günden güne solmasını

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.