Korkulacak Bir Şey Yok / Julian Barnes

Korkulacak Bir Şey YokKorkulacak Bir Şey Yok

Korkulacak Bir Şey Yok’tan…

Ağabeyim, Güncelerin Okunması adını verdiği -benim hiç tanık olmadığım- bir ritüeli anımsıyor. Büyükannemle büyükbabam ayrı ayrı günceler tutar ve bazen, birkaç yıl önce o aynı hafta üzerine kaydettikleri şeyleri birbirlerine yüksek sesle okuyarak eğlenirlerdi. Güncelerde yazılanlar görünüşe bakılırsa son derece sıradan ama çoğu kez anlaşmazlığa konu olan şeylerdi. Büyükbabam, “Cuma. Bahçede çalıştım. Patates ektim” diye yazmışken; büyükannem, “Saçına! Bütün gün yağmur yağdı. Bahçe çalışılamayacak kadar ıslaktı” notunu düşmüştü.

Ağabeyim bir de çok küçükken bir keresinde büyükbabamın bahçesine girip, bütün soğanları kökünden söktüğünü anımsıyor. Büyükbabam onu eşek sudan gelinceye kadar dövmüş, sonra ondan hiç beklenmeyecek bir şekilde yumuşamış, gidip her şeyi annemize itiraf edip bir daha asla bir çocuğa el kaldırmayacağına dair yeminler etmiş. Aslında, ağabeyim bunların hiçbirini anımsamıyor – ne soğanları ne de dayağı. Bu hikâye ağabeyime annem tarafından sürekli olarak anlatıldı sadece.

Doğrusunu söylemek gerekirse, olayı anımsayacak olsa, bu konuda ihtiyatlı davranması gerekirdi. O bir felsefeci olarak anıların çoğu kez yanıltıcı olduğuna inanıyor ve şöyle diyor: “O kadar ki; kartezyen çürük elma ilkesine dayanarak, dışarıdan bir destek olmadıkça anıların hiçbirine güvenmemek gerek.” Ben anılara daha çok güveniyorum ya da kendimi aldatıyorum, bu yüzden de sanki bütün anılarım gerçekmiş gibi sürdüreceğim sözümü.

Annemiz Kathleen Mabel adıyla vaftiz edilmişti. Mabel adından nefret ediyordu ve bu konuda büyükbabama yakınmıştı; büyükbabamın buna getirdiği açıklama “bir zamanlar Mabel adında çok iyi bir kız tanıdığını” söylemek olmuştu. Annemin dinsel inançlarının güçlenmesi ya da gerilemesi konusunda hiçbir fikrim yok, gerçi onun yumuşak kahverengi süet bir deri içinde Eski ve Modem İlahiler ile birlikte ciltlenmiş dua kitabı bende duruyor; kitabın her bir cildi şaşırtıcı bir yeşil mürekkeple, adı ve “25 Aralık 1932” tarihi belirtilerek imzalanmış. Noktalama işaretlerine hayranım annemin: iki adet nokta ve bir adet, iki nokta. Günümüzde böyle noktalama işaretlerine rastlanmıyor.

Çocukluğumda adı anılmayan üç konu geleneksel olanlardı: din, siyaset ve

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.