Mitlerin Kısa Tarihi / Karen Armstrong

Mitlerin Kısa Tarihi

Mitlerin Kısa Tarihi’nden…

Neandertal gömütleri mitle ilgili beş önemli noktaya işaret eder. İlki, çoğu zaman ölüm deneyimi ve yok olma korkusuna dayandıklarıdır. İkincisi, hayvan kemikleri, gömütün yanında bir kurban kesildiğini gösterir. Mitoloji dinsel geleneklerden ayrı tutulamaz.

Mitlerin çoğu onlara can veren tapınma ortamından çıkarıldıklarında anlamsızlaşır, dindışı alanlarda anlaşılmaz olur. Üçüncü nokta, Neandertal mitinin nedense insan yaşamının bitiminde, mezar başında anımsanmasıdır. En güçlü mitler aşırılıkları konu edenlerdir; bizi yaşadığımız deneylerin ötesine geçmeye zorlarlar. Hepimiz şu ya da bu biçimde hiç görmediğimiz bir yere gitmek ve hiç yapmadığımız bir şeyi yapmak zorunda kalmışızdır. Mit de bilinmeyenle ilgilidir işte; dile getirmek için uygun sözcükleri bulamadıklarımızla ilgilenir. Dolayısıyla, mit büyük sessizliğin can alıcı noktasına iner.

Dördüncü olarak mit laf olsun diye anlatılan bir öykü değildir. Nasıl davranmamız gerektiğini öğretir bize. Neandertal gömütlerinde ölünün bazen cenin pozisyonunda yatırıldığı görülür, bu da yeniden doğuşu çağrıştırır: bundan sonrası ölen kişiye bağlıdır. Doğru anlaşılırsa, mitoloji bizi, ister bu dünyada olsun ister öbür dünyada, uygun adımı atmak için doğru ruhsal ya da psikolojik duruşa getirir.

Sonuncusu, mitoloji tümüyle kendi dünyamızla birlikte varolan ve bir şekilde onu destekleyen başka bir düzlemden söz eder. Tanrılar dünyası adı da verilen, gözle görünmez, ama daha güçlü bu gerçekliğe inanış, mitolojinin temelidir. Ayrıca bilimsel açıdan modern olmamızdan önce bütün toplumlardaki mitoloji, töre ve toplumsal düzenlemeler hakkında bilgi vermesi ve günümüzde daha geleneksel toplumları etkilemeyi sürdürmesi nedeniyle “kalıcı (kadim) felsefe” adını da alır. Kalıcı felsefeye göre, bu dünyada yaşanan her şeyin, işittiğimiz ve gördüğümüz ne varsa hepsinin, bizimkinden çok daha zengin, güçlü ve daha dayanıklı olan tanrılar dünyasında mutlaka bir sureti vardır.

Yeryüzündeki her varlık kendi aslının, özgün biçiminin yalnızca soluk bir gölgesi, noksan kalmış bir örneğidir. Ölümlü, kırılgan insanoğlunun gizilgücünün açığa çıkması ancak bu göksel yaşama girmesiyle mümkün olur. Mitler, insanların sezgileriyle algıladıkları bir gerçeğe belirgin bir biçim ve kalıp verirlerdi

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.