Osmanlı İmparatorluğun Yükselişi ve Çöküşü / Lord Kinross

Osmanlı İmparatorluğun Yükselişi ve ÇöküşüOsmanlı İmparatorluğun Yükselişi ve Çöküşü

Osmanlı İmparatorluğun Yükselişi ve Çöküşü’nden…

Osmanlı Hanedanı’nın ilk günleri efsanelerle sarmalanmıştır. Söylentilere göre kurucusu Ertuğrul adında küçük bir boyun lideriydi. Ertuğrul dört yüz kadar atlının başında Küçük Asya’da göç yolculuğu yaparken tanımadığı iki savaşçı grubu arasındaki kavgaya tanık olmuştu. Şövalyelik ruhunun etkisiyle adamlarına da danıştıktan sonra kaybetmekte olan tarafı seçti, böylece savaş şansı tersine döndü ve kaybetmekte olan tarafın zaferi garantilendi. Sonuçta bunların bir Moğol birliğiyle savaşan Konyalı Selçuklu Sultanı Alaaddin’in birlikleri olduğu anlaşıldı. Alaaddin, Ertuğrul’u Eskişehir yakınlarındaki bir tımarla ödüllendirdi.

Bu, Anadolu yaylasının batısındaki Söğüt’te yazın ve kışın kalınabilecek arazileri kapsıyordu. Bu tımar, sultanın bu kez Bizanslılara karşı girişilen bir savaşta Ertuğrul’dan destek görmesi üzerine daha da genişletildi. Burada da Osmanlı ailesiyle iktidardaki sülale arasındaki meşru bir bağlantıya ilişkin bir efsane devreye giriyor: bu efsane sonradan sultanın, Ertuğrul’un oğlu Osman’a bir bayrak ve davul biçimindeki saltanat simgelerini bahşetmesi üzerine doğrulanmış oldu.

Ortaçağ ve Eski Ahit’in iki tarih kitabında saltanat mitolojisine özgü benzer başka efsaneler Ertuğrul’la oğlu Osman’ın gördükleri anlamlı bazı düşlerle ilgilidir. Denildiğine göre, Osman bir keresinde geceyi Müslüman bir âlimin evinde geçirmişti. Osman uykuya dalmadan önce ev sahibi odasına bir kitap bırakmıştı. Osman kitabın adını sorduğunda, “Bu Kuran’dır, Allah’ın, peygamberi Muhammet vasıtasıyla dünyaya duyurduğu buyrukları,” yanıtını almıştı.

Rivayete göre, Osman kitabı okumaya başlamış ve gece boyunca ayakta durarak okumaya devam etmişti. Sabaha karşı, Müslümanların inanışına göre kehanet rüyalarına en elverişli bir saatte uykuya dalmıştı. Uyuduğu sırada bir melek ona görünerek, “Kelamımı böylesi büyük bir saygıyla okuduğuna göre, çocukların ve çocuklarının çocukları kuşaklar boyu onurlandırılacaklar,” diye müjdelemişti.

Daha sonraki bir düş Osman’ın evlenmek istediği Mal Hatun adındaki bir genç kızla ilgilidir. Mal Hatun, Şeyh Edebali’nin kızıdır. Şeyh Edebali iki yıl boyunca bu evliliğe onay vermemişti. Derken Osman bir düş daha görür. Bu düşte ay yan yatan şeyhin göğsünde doğup yükselir ve dolunay haline gelince

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.