Winter / Marissa Meyer

WinterWinter

Winter’dan…

Aimery paltosunun çan biçimli kollarının birinden bir bıçak çıkarıp sapını mahkûma uzattı. Adamın gözlerinde histerik bir ifade belirmişti.

Oda soğudu. Winter, verdiği nefeslerin sisli buz kristallerine dönüştüğünü fark etti. Titreyerek kollarını gövdesine sardı.

Mahkûm bıçağın sapını tuttu. Eli dışında bütün vücudu titriyordu.

“Lütfen, Majesteleri. Küçük kızımın benden başka kimsesi yok. Size yalvarıyorum!”

Bıçağı boğazına yaklaştırdı.

Winter başını çevirdi. Bu an geldiğinde hep aynısını yapardı. Kendi parmaklarının elbisesine gömülüşünü izledi. Tırnakları etine batmaya başlamıştı. Buzlar bileklerinden dirseklerine tırmanıyordu. Buzların dokunduğu her yer uyuşuyordu.

Winter, Kraliçe’ye buzdan yumruklarıyla saldırdığını hayal etti. Ellerinin kırılıp binlerce cam parçasının etrafa saçıldığını.

Buzlar şimdi omuzlarındaydı. Boynuna doğru ilerliyorlardı.

Buz çatırtıları arasında bile duydu kesilen etin sesini. Köpüklü kanların fışkırışını. O boğuk iniltiyi. Yere düşen ağır bedenin gürültüsünü.

Safranın acı tadı boğazından yukarı tırmandı. Soğuk, göğsünü ele geçirmişti. Gözlerini sıkıca yumarak kendine sakin olması gerektiğini hatırlattı. Nefes al. Jacin’in sesini duyar gibiydi. Onu omuzlarından tutuyor ve gördükleriniz gerçek değil, Prenses, yalnızca bir yanılsama, diyordu.

Bu genellikle işe yarıyordu. Jacin’in anısı bile onu sürüklendiği panik girdabından çıkarıyordu. Ama bu kez buzlar durmuyordu. Kaburga kemiklerine yayılıyorlardı. Midesini kemiriyor, kalbini taşlaştırıyorlardı.

Winter’ın içi buz kesiyordu.

Sesimi dinleyin.

Jacin orada değildi.

Benimle kalın.

Jacin gitmişti.

Hepsi kafanızın içinde.

Ölünün yanına giden muhafızların ayak seslerini duydu. Ceset kenara doğru sürüklenip aşağı atıldı ve gürültüyle suya çarptı.

Meclis kibarca alkışladı.

Winter ayak başparmaklarının koptuğunu hissetti.

Teker teker.

Ama acıyı hissedemeyecek kadar uyuşmuştu.

“Güzel,” dedi Levana. “Sihirbaz Tavaler, diğer cezaların da layığıyla infaz edildiğinden emin olun.”

“Emredersiniz, Majesteleri.”

Winter kendini zorlayarak gözlerini açtı. Buzlar boğazından çenesine doğru yükseliyordu. Gözyaşları göz pınarlarında donmuştu. Dilindeki tükürüklerin kristalleştiğini hissedebiliyordu.

Odanın ortasında bir uşak yerdeki kanları temizliyordu. Aimery bir bezle bıçağını siliyordu. Winter’la göz göze geldiğinde bakışları keskinleşti. “Korkarım, Prenses’in midesi pek sağlam değil.”

Winter, asillerin kıs kıs güldüğünü duydu. Bu tip mahkemelerin Levana’nın sarayında bir

LİNK

Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.