Kahramanın Sonsuz Yolculuğu / Joseph Campbell
Mitoloji/ 8 Temmuz 2020

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’ndan… Kitabımızın Yahudilik öncesi kaynaklarıyla birlikte, Doğunun kutsal yazılarını da anlaşılır kıldı. Ve bu arada, geçen yüzyılda halk psikolojisi alanında araştırmalar yayımlamaya başlamış bir başka uzman topluluğu dilin, mitin, dinin, sanatın gelişiminin ve ahlak kurallarının psikolojik temellerini ortaya çıkarmaya çabalıyor. Yine de bunların hepsinin en kayda değer olanı, akıl hastanesinden çıkmış olanıdır. Psikanalistlerin cesur ve gerçekten çığır açıcı yazıları mitoloji öğrencileri için vazgeçilmezdir; çünkü ayrıntılı ve özgül durum ve sorunların kimi çelişen yorumları hakkında ne düşünülürse düşünülsün, Freud, jung ve ardılları mitin mantığının, kahramanlarının ve yararlarının modern zamanlara dek canlı kaldığını çürütülmez biçimde gösterdiler. Etkili bir genel mitolojinin yokluğunda, her birimizin kendi özel, tanınmayan, gelişmemiş, ama gizlice etkili olan düşsel panteonlarımız var. Oidipous’un cisimleştiği en son hâl, yani Güzel ve Çirkin’in süregiden masalı bu öğleden sonra birkaç sokak ötede, Kırkikinci Cadde ile Beşinci Bulvar’ın köşesinde durmuş trafik ışığının değişmesini bekliyordu: “Düşümde,” diye yazıyordu Amerikalı bir genç bir gazetenin ekine, “çatımızı aktardığımı gördüm. Birdenbire aşağıdan babamın beni çağıran sesini duydum. Onu daha iyi duyabilmek için hızla döndüm ve dönerken, çekiç elimden düşüp çatının eğiminden kaydı, gözden kayboldu. Sanki yere biri düşüyormuş gibi tok bir gürültü duydum. “Korkuyla merdivenden aşağıya indim. Babam orada yerde, başı kanlar içinde,…

İlkel Mitoloji -Tanrının Maskeleri / Joseph Campbell
Mitoloji/ 8 Temmuz 2020

İlkel Mitoloji -Tanrının Maskeleri İlkel Mitoloji -Tanrının Maskeleri’nden… Bütün dünya mitolojilerinin karşılaştırmalı incelemesi, insanlığın kültürel tarihini bir bütün olarak ele almaya bizi zorlamaktadır. Ateşin çalınışı, tufan, ölüler ülkesi, bakirenin doğurması ve dirilen kahraman gibi temalar bütün dünyaya yayılmıştır ve her yerde yeni yeni bileşimler içinde görünürler; oysa ki kaleydoskop içindeki parçalar gibi, yalnızca belli sayıda ve hep aynıdırlar. Eğlence amacıyla anlatılan masallarda, açıkçası bir oyun ruhuyla hafife alman bu tür mitsel konular, dinsel bağlamlarda da işlenmektedirler; ama buralarda yalnızca yaşanmış doğrular diye görülmeyip, kültürün bütününün canlı tanığı olduğu gerçekliklerin açıklanması olarak da anlaşılmaktadırlar. Dinler hem tinsel yetkesini hem de tensel güçlerini bunlardan türetirler. Bu tür mitolojik motifleri ayinlerinde yaşamayan; kâhinleri, ozanları, tanrıbilimcileri ya da filozofları eliyle yorumlamayan; sanatında yansıtmayan; şarkılarında övmeyen ve yaşama güç katan düşlerinde coşku içerisinde denemeyen insan topluluğu yoktur. Türümüzün tarihi, gerçekten, ilk sayfasından beri, yalnızca alet yapan insanın ilerleyişinin bir açıklaması değildir; daha trajik bir biçimde, kâhinlerin zihinlerinden parlak hayallerin dökülmesinin ve dünyalı toplulukların dünyasal olmayan sözleşmelere can verme çabalarının tarihidir. Her toplum doğaüstü tasarımın kendine düşen mühür ve damgasını almış, onun kahramanlarıyla iletişim kurmuş ve halkının günlük yaşamında ve deneyimlerinde bunu kanıtlamıştır. Kendi geleneksel tapınaklarında gözleri kapalı secde edenler, başkalarının ayinlerine ince eleyip sık dokuyarak…

Dünya Mitolojisi / Donna Rosenberg
Mitoloji/ 27 Haziran 2020

Dünya Mitolojisi Dünya Mitolojisi’nden… Pek çok söylencenin simgesel içeriğini anlayabilmek için, yeryüzü merkezli anaerkil dinlerle, daha yakından tanıdığımız, gökyüzü merkezli ataerkil dinler arasındaki temel farklılıkları bilmek önemlidir. Anaerkil toplumun siyasal, ekonomik, toplumsal ve dini temeli tarımsal yıla dayanır. Tarımın Önemi, tüm yaşayan nesnelerin doğumdan olgunluğa, oradan ölüme ve oradan da (ekrar doğuşa giden gelişimlerini vurgulayarak dairesel bir yaşam görüşünü beslemiştir. Mevsimden mevsime iklimin görece sabit kaldığı ülkelerde bile, İnsanlar kendi hayatlarının gelişimiyle, hayvanlar ve bitkilerin hayatlarının gelişimi arasında bir bağlantı kurabilmişlerdir. Anaerkil toplumlarda Ulu Tanrıça ya da Ana Tanrıça veya Doğa Ana’ya hayat veren en üstün tanrıdır. O, tüm insan hayatının ve bütün yiyeceklerin kaynağıdır. Kalıcı olabilmek için, toplumlar çocuk yapmak ve yiyecek üretmek zorundadır. Ulu Tanrıça’nın nimetlerine ne denli bağımlı olduklarını bilirler ve bu nimetlere kavuşabilmek için düzenli olarak ona ibadet ederler. Kraliçe, Ulu Tanrıça’nın kişileşmiş halidir ve büyük bir ekonomik, toplumsal ve dini güce sahiptir. Böylece anaerkil toplumlarda bütün kadınlar değerlidir ve birçokları Önemli konumlara ulaşmışlardır. Kadınlar aile reisi olmuşlar, miras, anneden kızlarına ve en Önemlisi, tahminen en son ölecek ve aileyi en uzun süre devam ettirecek olduğundan küçük kızlara geçmiştir. Çocuklar, babaları kendi annelerinin evinde kız kardeşlerinin çocuklarının yetiştirilmesine yardıma olurken, anneleri ve dayıları tarafından yetiştirilmektedirler. Çocukların…

Mitoloji Sözlüğü / Azra Erhat
Mitoloji/ 19 Ocak 2019

Mitoloji Sözlüğü Mitoloji Sözlüğü’nden… Ama bir de logos vardı. Onun sözcüğünü başta Herakleitos olmak üzere İonya düşünürleri eski deyimiyle “physiologoi”, yani doğa bilginleri yapmıştır. Onlara göre logos gerçeğin insan sözüyle dile gelmesidir. Logos bir yasal düzeni yansıtır, insanın bedeninde ve ruhunda bir logos bulunduğu gibi, evrenin ve doğanın da logos’u vardır. Logos insanda düşünce, doğada kanundur, her yerde ve her şeyde vardır, ortaklaşa ve tanrısaldır. Logos’u bulmak, sırlarını göz önüne sermek, insan sözüyle dile getirmek düşünürün asıl ödevidir. Logos kavramıyla açılan bu çığır dosdoğru bilime varmış, öyle ki logos-logia bugün herhangi bir araştırma dalında bilgini ve bilimi dile getirmek için kullanılan birer ek olmuştur. Mythos’la epos uyumlu bir bütün içinde birleştikleri halde, onlarla logos arasında ilkinden ve gün geçtikçe kesinleşen bir karşıtlık baş göstermiştir. Birbirine zıt iki akım almış yürümüştür. Ege kıyılarında filiz veren destanlar, övgüler, ezgilerin yanında, gene Ionya’da doğup gelişen bilim kolları: Fizik Tiatematik, yer ve gök bilimi, tarih ve coğrafya. Bilginler mythos’un uydurduğu epos’un dile getirdiği tanrı masallarını hor görür, yerdikçe yerer, evreni ve insanı anlatmakta bu türün yalancı ve zararlı yollara saptığını ileri sürer dururlar. Ne var ki evren tanımını dile getirmek için bu bilginlerin çoğu da epos biçimine, yani destana özgü heksametron ölçüsüne başvurmaktan alamazlar…