Transit / Anna Seghers
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

Transit Transit’ten… Tam bu anda a─čz─▒ a├ž─▒k kal─▒verdi ve bak─▒┼člar─▒ ├žitin ├Âtesine dikiliverdi. D├Ân├╝p bakt─▒m ve g├Ârd├╝m, hay─▒r hay─▒r, duydum. ├ľnce g├Ârd├╝─č├╝m├╝ m├╝, yoksa duydu─čumu mu kestiremiyece─čim. Belki ikisi de bir andayd─▒. Mot├Âr├╝ ├žal─▒┼čt─▒r─▒lma─ča ba┼člam─▒┼č kamyonun sesi motosikletlerin g├╝r├╝lt├╝s├╝n├╝ bast─▒rm─▒┼čt─▒, belki! ├çitin. arkas─▒nda motosikletli iki ki┼či duruyordu ve sepetlerinde iki┼čer insan vard─▒. Haki renk ├╝niformal─▒yd─▒lar. Adamlardan birinin Almanca: ┬źHay bok can─▒na olsun, yeni kay─▒┼č da ┼čimdi koptu!┬╗ dedi─čini duydum. Almanlar ├ž─▒kagelmi┼člerdi! Bana yeti┼čmi┼člerdi. Almanlar─▒n var─▒┼č─▒n─▒ kafamda nas─▒l canland─▒rm─▒┼č oldu─čumu bilemiyorum. G├Âkg├╝r├╝lt├╝s├╝ ve yer sars─▒nt─▒s─▒ gibi bir ┼čey sanm─▒┼čt─▒m, belki! Fakat ├Ânce hi├ž bir olay ge├žmedi, ├žitin arkas─▒na iki motosiklet geldi. Ne var ki tesiri, kafamdaki kadar b├╝y├╝k, hatta belki daha da b├╝y├╝k oldu. Uyu┼čup kalm─▒┼čt─▒m, oldu─čum yerde. G├Âmle─čim s─▒rs─▒klam olmu┼čtu, bir anda. ─░lk kamptan ka├žarken, hatta u├žak sald─▒r─▒lar─▒ alt─▒nda cephane bo┼čalt─▒rken hissetmedi─čim bir duygu vard─▒ i├žimde. ├ľmr├╝mde ilk olarak ├Âl├╝m korkusu duymaktayd─▒m. Biraz daha katlanman─▒z─▒, dilerim. As─▒l konuya ge├žece─čim az sonra. Anl─▒yorsunuz, belki de! Birine anlatmal─▒ her┼čeyi s─▒ras─▒yla, eninde sonunda. Neden ├Âylesine korkmu┼č oldu─čumu bug├╝n kendime bile a├ž─▒klayam─▒yorum. Kimli─čimin anla┼č─▒lmas─▒ndan m─▒? Kur┼čuna dizilmekten mi? Doklarda ├žal─▒┼č─▒rken de b├Âylesine usulca yokolabilirdim. Almanya’ya geri g├Ânderilmekten mi? ─░┼čkenceyle yava┼č yava┼č ├Âld├╝r├╝lmekten mi? Ren’i yazerek ge├žerken de bu d├╝┼č├╝nceye kap─▒lm─▒┼čt─▒m. Hem ben, s─▒k─▒┼č─▒k durumda…

├ľd├╝l / Anna Seghers
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

├ľd├╝l ├ľd├╝l’den… Tarladan en son Bastian d├Ând├╝. ├çitin kap─▒s─▒n─▒ kapad─▒, ├žapan─▒n ├žamurunu kaz─▒yarak odunluktaki yerine koydu, tulumbada elini y├╝z├╝n├╝ y─▒kad─▒. Y├╝z├╝ h├ól├ó yere d├Ân├╝kt├╝, y├╝zlerce kez e─čilip kalkmaktan s─▒rt─▒ kamburla┼čt─▒─č─▒ndan omuzlar─▒ d├╝┼č├╝kt├╝. Evin ├Ân├╝ne geldi─činde son bir kez daha e─čildi. Dora’n─▒n sepetinden d├╝┼čen iki patatesi almak istemi┼čti. Ba┼č─▒ d├Ând├╝. Bir an i├žin ellerini dayamasa yere kapaklanacakt─▒. ─░┼čte o an s─▒rt─▒nda korkun├ž bir y├╝k duydu. Hemen ard─▒nda duran ├Âl├╝m, ellerini kald─▒rm─▒┼č, hafif bir y├╝k daha y├╝klemek i├žin bekliyordu. Bu, adam─▒n sonu olurdu. Yerden g├╝├ž alarak tam zaman─▒nda kalkt─▒ ve inleyerek do─čruldu. Sol eliyle patatesleri tutarken sa─č eliyle kap─▒n─▒n s├╝rmesini kavrad─▒. Kap─▒n─▒n tam kar┼č─▒s─▒nda, yemek masas─▒n─▒n ard─▒nda kad─▒n oturuyordu. Yan─▒ndaki s─▒ran─▒n ├╝st├╝nde, b├╝y├╝kten k├╝├ž├╝─če d├Ârt ├žocuk s─▒ralanm─▒┼čt─▒. Kad─▒n be┼činciyi kuca─č─▒na alm─▒┼čt─▒. Y├╝zleri, tabaklardan ├ž─▒kan buhar─▒n ard─▒nda kaybolmu┼čtu. Yemeklerin kokusunu duyan k├Âyl├╝n├╝n bir kez daha ba┼č─▒ d├Ând├╝. Ama ba┼č d├Ânmesi bu kez o kadar g├╝├žl├╝ de─čildi. A├žl─▒ktan midesi kazm─▒yordu. ┼×imdi tek bir iste─či vard─▒; yeme─če sald─▒rmak .ba┼č─▒n─▒ taba─ča g├Âmmek.. Masan─▒n ├Âb├╝r kenar─▒ndaki tek sandalyeye, kendi sandalyesine yakla┼čt─▒. Yemek buhar─▒na yakla┼čt─▒k├ža y├╝rek at─▒┼člar─▒ h─▒zland─▒. Yine de her zaman korudu─ču d├╝zenle, yerine oturdu. Ba┼č ve i┼čaret parma─č─▒yla sakal─▒n─▒ kar─▒┼čt─▒rd─▒. ├çocuklar onu sab─▒rs─▒zl─▒kla izliyorlard─▒, burun delikleri bir a├ž─▒l─▒p bir kapan─▒yor, elleriyle tabaklar─▒n─▒ kapamaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Duan─▒n ilk…

G├╝ndelik Mutlulu─ča Al─▒┼čma / Anja Meulenbelt
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

G├╝ndelik Mutlulu─ča Al─▒┼čma G├╝ndelik Mutlulu─ča Al─▒┼čma’dan… ─░lk foto─črafta bir lavabonun ├Ân├╝nde duruyorsun, ├ž─▒plaks─▒n. Otel penceresindeki tozlarda k─▒r─▒lan sabah ─▒┼č─▒─č─▒, sen t─▒ra┼č olurken teninde desenler ├žiziyor. S─▒rt─▒ndaki ve bacaklar─▒ndaki k─▒llar p─▒r─▒ld─▒yor. Sol tarafla, a┼ča─č─▒da b├╝y├╝k yata─č─▒n u├žuk pembe ├Ârt├╝s├╝ belli belirsiz se├žiliyor. Foto─čraf─▒ ben ├žektim. Ama varl─▒─č─▒m yaln─▒zca aynan─▒n yan─▒nda duran Eau Sauvage ┼či┼česinden fark ediliyor. ┼×i┼čeyi yan─▒ma alm─▒┼čt─▒m, ama bir keresinde DorianÔÇÖa da ayn─▒ parf├╝m├╝ hediye etti─čini ├Â─črenince kullanmad─▒m. ├ľb├╝r sevgilin gibi kokmak istemedim. Foto─črafa bakt─▒─č─▒mda duyabildiklerim, uyanan VenedikÔÇÖin g├╝r├╝lt├╝leri, ilk turistlerin sesleri ve suyun yumu┼čak ┼č─▒p─▒rt─▒s─▒. ─░kinci foto─čraf renkli de─čil. Siyah pantolonun ve beyaz g├Âmle─činle bana do─čru gelirken seni g├Âsteriyor. Eski Yahudi mahallesi Gelto NuovoÔÇÖnun dar, y├╝ksek evlerinin g├Âlgesinde hareket ediyorsun. ├çevren bombo┼č. ├ľ─čle zaman─▒, fazla turist gelen bir yer de─čil. Keskin ─▒┼č─▒k, g├╝ne┼čin alt─▒ndaki al─▒nl─▒klar─▒ solgunla┼čt─▒r─▒yor ve zamanla da─č─▒lmaya ba┼člayan b├╝y├╝k ta┼č plakalar ├╝zerinde konturlar─▒n─▒ ├žizdikten sonra pul pul kalkan renklerin ve ufalanan ta┼člar─▒n ├╝zerinden kay─▒p gidiyor. Solda yukar─▒da g├Âr├╝nen k├╝├ž├╝k tabelan─▒n ├╝zerinde Banco Rosso yaz─▒yor. Bu foto─črafta uzaklara gitmi┼č, d├╝┼č├╝ncelere dalm─▒┼č g├Âr├╝n├╝yorsun. Bu ├Â─čle sonras─▒nda darac─▒k sokaklar─▒, evlerin ├╝st ├╝ste y─▒─č─▒lm─▒┼č katlar─▒n─▒, say─▒s─▒z adlar─▒n yaz─▒l─▒ oldu─ču kap─▒lar─▒, k├╝├ž├╝k sinagogu incelerken sessizdik. Foto─črafa bakt─▒─č─▒mda duydu─čum, sessizlik. Suyun ┼č─▒p─▒rt─▒s─▒, g├╝vercinlerin gurultusu ve bir topu duvara f─▒rlatan ├žocuklar─▒n sesleri bile…

K─▒┼č Yolculu─ču / Amelie Nothomb
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 A─čustos 2018

K─▒┼č Yolculu─ču K─▒┼č Yolculu─ču’ndan… NEFRET. S├Âz a─č─▒zdan ├ž─▒kt─▒. Benim m├╝dahalemle birka├ž saat i├žinde bir u├žak havada patlayacak. Ald─▒─č─▒m t├╝m ├Ânlemlere ra─čmen ├Âlenlerin say─▒s─▒ y├╝zden az olmayacak. Masum kurbanlar. Bunu alay etmek i├žin s├Âylemiyorum. Ba┼čkalar─▒n─▒n duydu─ču nefreti ben ne hakla ay─▒playabilirim? Ben bir ter├Ârist de─čilim. Bunu kendi ad─▒ma belirtmeliyim. Ter├Ârist bir hak iddias─▒yla eyleme ge├žer. Benimse hi├žbir hak iddiam yok. Nefretine bir bahane arayan o serserilerden farkl─▒ oldu─čum i├žin mutsuz de─čilim. Nefretten nefret ediyorum ama nefret duymaktan da kendimi alam─▒yorum. Bir ─▒s─▒r─▒kla kana kar─▒┼čan ve iliklerine kadar n├╝fuz eden bu zehri iyi tan─▒yorum. ┼×u s─▒rada haz─▒rland─▒─č─▒m eylem bunun en kat─▒ks─▒z ifadesi. Bu eylem ter├Ârizm ad─▒na olsayd─▒ nefretime ulusalc─▒, politik veya dini bir k─▒l─▒f uydururdum. Namuslu bir canavar oldu─čumu s├Âyleyebilirim: Nefretime bir neden, bir ama├ž veya y├╝ce hedefler tayin etmek istemiyorum. Bir tahrip tertibat─▒n─▒ herhangi bir gerek├žeyle s├╝slemek beni tiksindiriyor. Troya’dan beri herkes ┼čunun fark─▒nda: ├ľld├╝rmek i├žin ├Âld├╝r├╝l├╝r, yakmak i├žin yak─▒l─▒r ve sonradan bunu me┼črula┼čt─▒rmakla u─čra┼č─▒lmaz. Kimse bunlar─▒ okuyamayaca─č─▒ i├žin kendimi onaylamaya ├žal─▒┼čm─▒yorum, sadece baz─▒ ┼čeyleri a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturmak istiyorum: ─░┼čleyece─čim su├žu ├Ânceden tasarlam─▒┼č olsam da bu, y├╝zde y├╝z itkisel. Nefretimin safl─▒─č─▒n─▒ korumak, onun s├Ânmesine izin vermemek ve unutmu┼č gibi yaparak ├ž├╝r├╝meye terk etmemek bana yetti. ├ľld├╝kten sonra, olmad─▒─č─▒m biri gibi nitelenmek ve…

Moskova ├ľnlerinde / Aleksandr Aleksandrovi├ž Bek
Yabanc─▒ Edebiyat / 12 A─čustos 2018

Moskova ├ľnlerinde Moskova ├ľnlerinde’den… PanfilovÔÇÖun emri gere─čince ┼×ilovÔÇÖla iki tabur aras─▒ndaki yeri gezindik. Her yan─▒ inceledik. Planl─▒ ve e┼čg├╝d├╝ml├╝ olacak manevralar konusunda fikirbirli─čine vard─▒k, dost├ža yard─▒mlar hakk─▒nda konu┼čtuk. Y├╝zba┼č─▒dan ayr─▒lmam─▒z─▒n ard─▒ndan, ─▒rmak kenar─▒ndan kararg├óha gelirken, uykusuz ve ezici kayg─▒larla ya┼čanan bir geceyi, PanfilovÔÇÖla konu┼čmam─▒z─▒n verdi─či asabi gerginli─či bir rahatlama olarak alg─▒lad─▒─č─▒m─▒ ┼ča┼čk─▒nl─▒kla fark ettim. Gelirken oldu─ču gibi a─č─▒rl─▒─č─▒m─▒ b├╝t├╝n├╝yle eyere vermiyor ta┼č─▒nmas─▒ g├╝├ž d├╝┼č├╝ncelerle ezilmiyordum. Lisanka bile daha hafif ko┼čar gibiydi… Etraf sakindi. Ne yak─▒n ne de uzak silah sesleri duyuluyordu. Bug├╝n, -on yedi kas─▒m- her ┼čeyi bir sessizlik kaplam─▒┼čt─▒. AlmanlarÔÇÖ─▒n d├╝n tanklar─▒ kullanarak ger├žekle┼čtirdikleri yarma harek├ót─▒ solumuzda kalan alanda, ┼čiddetli ├žarp─▒┼čmalar─▒n ya┼čand─▒─č─▒ alanda da ├ž─▒t ├ž─▒km─▒yordu. ┼×imdi dahi o sakinlik akl─▒mdan ├ž─▒km─▒yor. K├Âm├╝rm├╝┼čcesine kapkara g├Âr├╝nen g├Âky├╝z├╝n├╝ unutam─▒yorum. Batak ├žimenli─či, ufak su birikintilerini, siper haz─▒rlayan askerlerin k├╝rekleriyle bo┼čaltt─▒klar─▒ sar─▒ms─▒ killi Moskova ├Ân├╝ topraklar─▒n─▒ unutam─▒yorum. Panfilov. bu topraklara az ├Ânce dikkatimi ├žekmi┼čti. Onlar ate┼č yuvalar─▒m─▒z─▒ ele veriyordu. Derhal kaybedilmeleri gerekiyordu. Ama o anda. bu i┼č insan─▒n sinir sistemini zedeleyen o ─▒ss─▒zl─▒kta onlar─▒, bu kabaran toprak y─▒─č─▒n─▒n─▒ g├Âr├╝p, an─▒lar─▒ma adeta nak┼čediyordum. Irma─č─▒n di─čer k─▒y─▒s─▒nda, ormanda g├Âr├╝nmez olan yol se├žiliyordu. Kenardan t─▒rman─▒yor, ├╝zerindeki telgraf direkleriyle bir hat bi├žiminde taburun yerle┼čti─či kenar─▒ b├Âl├╝yordu. Ya─čmurun koyult-tu─ču k├Ây konutlar─▒n─▒n, kilise yak─▒n─▒ndan ge├žerek, d├╝┼čmana hedef olup MoskovaÔÇÖya…

Zemberekku┼ču’nun G├╝ncesi / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 2 A─čustos 2018

Zemberekku┼ču’nun G├╝ncesi Zemberekku┼ču’nun G├╝ncesi’nden… Bir insan i├žin bir ba┼čka insan─▒ derinli─čine tan─▒mak olas─▒ m─▒d─▒r? Birini ger├žekten tan─▒mak, hem zaman hem de i├žtenlikle harcanacak ├žaba ister, ama gene de ├Âz├╝ne ne derece yakla┼č─▒labilir ki? Hukuk b├╝rosundan ayr─▒l─▒┼č─▒mdan yakla┼č─▒k bir hafta sonra bu soruyu kendime ciddi ciddi sormaya ba┼člad─▒m. O zamana de─čin bu t├╝rden bir ku┼čku akl─▒m─▒n ucundan bile ge├žmemi┼čti. Neden? Belki de ya┼čam─▒m─▒ kurma i┼čine o derece dalm─▒┼čt─▒m ki, temel sorular─▒ kendime sormaya zaman bulamam─▒┼čt─▒m. D├╝nyada ge├žen ├Ânemli olaylar─▒n ├žo─ču gibi benim de geni┼č ara┼čt─▒rmalar─▒m─▒n k├Âkeninde son derece ├Ânemsiz bir ayr─▒nt─▒ vard─▒. Kumiko, alelacele yapt─▒─č─▒ bir kahvalt─▒n─▒n ard─▒ndan tela┼čla i┼čine gitmi┼čti; ben de bula┼č─▒klar─▒ makineye t─▒km─▒┼č, yata─č─▒ toplam─▒┼č, evi s├╝p├╝rm├╝┼čt├╝m. Sonra, verandaya, kedinin yan─▒na oturup gazetedeki i┼č ilanlar─▒na ve ucuzluk reklamlar─▒na bir g├Âz gezdirmi┼čtim. ├ľ─čleyin kendime ayak├╝st├╝ bir yemek haz─▒rlam─▒┼č, sonra da ak┼čam yeme─či i├žin al─▒┼čveri┼če, s├╝permarkete gitmi┼č ve ├žama┼č─▒r deterjan─▒ndan ba┼čka, “indirim” reyonundan k├ó─č─▒t mendil ile tuvalet k├ó─č─▒d─▒ alm─▒┼čt─▒m. Sonra da eve gelip yeme─či haz─▒rlam─▒┼č, ard─▒ndan da elimde bir kitapla kanepeye y─▒─č─▒l─▒p kar─▒m─▒n d├Ân├╝┼č├╝n├╝ beklemeye ba┼člam─▒┼čt─▒m. ─░┼čsiz kalal─▒ uzun zaman olmam─▒┼čt─▒, bu y├╝zden, bu yeni ya┼čam bi├žimini olduk├ža huzurlu buluyordum. Art─▒k i┼če gitmek i├žin t─▒kl─▒m t─▒kl─▒m metrolara binmeme ve istemedi─čim insanlar─▒ g├Ârmeme gerek kalmam─▒┼čt─▒. Ve hepsinden g├╝zeli, istedi─čim kitaplar─▒ istedi─čim…

Decameron / Giovanni Boccaccio
Yabanc─▒ Edebiyat / 1 A─čustos 2018

Decameron Decameron’dan… SALERNO prensi Tankred, elini sevi┼čenlerin kan─▒ ile lekelememi┼č olsa iyi adam olabilirdi. Onun bir tek k─▒z─▒ vard─▒, ama, o da olmasa daha mesut olacakt─▒. ├çok sevdi─či k─▒z─▒n─▒, uzun zaman kimseye vermedi. Nihayet bir Kapsa prensi ile evlendirdiyse de k─▒sa zaman sonra dul kald─▒ ve babas─▒n─▒n evine d├Ând├╝. K─▒z, boy bos ve terbiye bak─▒m─▒ndan kimseden geri kalmazd─▒. Gen├ž, canl─▒ ve zeki idi. Babas─▒ k─▒z─▒n─▒ tekrar evlendirmek i├žin hi├ž bir meyil g├Âstermedi─činden ve k─▒z da a├ž─▒k├ža bir talepte bulunmad─▒─č─▒ndan kendisine iyi kalbli bir ├ó┼č─▒k aramaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Babas─▒n─▒n saray─▒na girip ├ž─▒kan, asil ve gayri asil adamlar aras─▒nda Diskardo isminde bir u┼čak vard─▒ ki halk tabakas─▒ndand─▒, fakat gayreti ve karakteri bak─▒m─▒ndan bir├žok asillerden daha y├╝ksekti. K─▒z, bu adama delice ├ó┼č─▒k olmu┼čtu. Adam─▒ g├Ârd├╝k├že onun asil davran─▒┼člar─▒na olan hayranl─▒─č─▒ art─▒yordu. Gen├ž adam─▒n kalbine de k─▒z ├Âyle bir girmi┼čti ki, bu y├╝zden ikisi de her┼čeyi unutmu┼člard─▒. Bu kar┼č─▒l─▒kl─▒ gizli meyil dolay─▒s─▒yle prenses, adamla bulu┼čmay─▒ ├žok istiyordu. Fakat a┼čk─▒n─▒ kimseye anlatamad─▒─č─▒ndan bir hileyle delikanl─▒ya f─▒rsat vermek istedi. Bir mektup k├ó─č─▒d─▒na adam─▒n ertesi g├╝n kendisini nas─▒l ziyaret edebilece─čini yazarak bir boru i├žine koyup DiskardoÔÇÖya verdi. Diskardo k─▒z─▒n boruyu bo┼č yere vermedi─čine kani olarak eve ko┼čtu ve borunun i├žinde bir mektup buldu. Sevincinden ├ž─▒ld─▒racakt─▒. Davete icabet etmek…

Limonlu Pastan─▒n S─▒rad─▒┼č─▒ H├╝zn├╝ / Aimee Bender
Yabanc─▒ Edebiyat / 1 A─čustos 2018

Limonlu Pastan─▒n S─▒rad─▒┼č─▒ H├╝zn├╝ Limonlu Pastan─▒n S─▒rad─▒┼č─▒ H├╝zn├╝’nden… Annem evdeydi ve bana pasta yap─▒yordu. Kald─▒r─▒mdan eve do─čru geliyordum ki, daha ├žalmama kalmadan kap─▒y─▒ a├žt─▒. Kap─▒dan d─▒┼čar─▒ do─čru e─čilerek, Bir deneme yapmaya ne dersin? diye sordu. Ho┼č geldin niyetine beni kendine ├žekerek sar─▒ld─▒, en sevdi─čim ├Ânl├╝─č├╝ne, iki┼čerli k─▒rm─▒z─▒ kiraz desenleri i┼členen eprimi┼č pamuklu ├Ânl├╝─če beni s─▒k─▒ s─▒k─▒ya bast─▒rd─▒. Malzemeleri mutfak tezg├óh─▒na ├ž─▒karm─▒┼čt─▒ bile: bir paket un, bir paket ┼čeker, fayanstaki oluklara yuvalanm─▒┼č iki kahverengi yumurta. Kenarlar─▒ndan yumu┼čamaya ba┼člayan sar─▒ bir tereya─č─▒ k├╝tlesi. S─▒─č bir cam kapta limon kabu─ču. Malzemelere s─▒rayla bakt─▒m. Bu hafta dokuzuncu do─čum g├╝n├╝m vard─▒ ve okulda hi├ž ho┼članmad─▒─č─▒m elyaz─▒s─▒ dersiyle, oyun sahas─▒nda say─▒ yap─▒p yapmaman─▒n a─č─▒z kavgas─▒yla ge├žen uzun bir g├╝n├╝n ard─▒ndan g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n doldu─ču mutfak ve annemin sevecen bak─▒┼člar─▒ beni a├ž─▒k kollarla kar┼č─▒l─▒yordu. Esmer┼čeker kristallerinin oldu─ču mumlu kese k├ó─č─▒d─▒na bir parmak dald─▒r─▒p, Evet, mmm, evet, diye m─▒r─▒ldand─▒m. Annem bir saat kadar s├╝rece─čini s├Âyleyince ben imla kitap├ž─▒─č─▒m─▒ ├ž─▒kard─▒m. Mu┼čamba amerikan servisin ├╝st├╝ne kalem ve k├ó─č─▒tlar─▒ yayarak, Yard─▒m edebilir miyim? diye sordum. Annem unla kabartma tozunu kat─▒┼čt─▒rarak, I-─▒h, dedi. Do─čum g├╝n├╝m martta; ve o y─▒l, Sunset CaddesiÔÇÖnin topu topu birka├ž blok g├╝neyindeki dar sokakl─▒ mahallemizde daha da parlak, canl─▒ ve berrak bir bahar haftas─▒na denk gelmi┼čti. Kom┼čumuzun ├Ândeki bah├že…

Yaban Koyununun ─░zinde / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 1 A─čustos 2018

Yaban Koyununun ─░zinde Yaban Koyununun ─░zinde’den… O gidince, bir kola daha yuvarlad─▒m, sonra s─▒cak bir du┼č al─▒p t─▒ra┼č oldum. Hemen hemen her ┼čeyim s─▒f─▒r─▒ t├╝ketmi┼čti; sabundu, ┼čampuand─▒, t─▒ra┼č kremiydi. Du┼čtan ├ž─▒k─▒p sa├ž─▒m─▒ kuruttum, v├╝cut losyonumu s├╝rd├╝m, kulaklar─▒m─▒ temizledim. Sonra do─čru mutfa─ča, kahvenin kalan─▒n─▒ ─▒s─▒tmaya gittim. Bu da sadece ┼čunu saptamama yarad─▒: masada, kar┼č─▒mda oturan kimse olmad─▒─č─▒n─▒. Kimsenin oturmad─▒─č─▒ bu sandalyeye bakarken kendimi bir De Chirico tablosundaki k├╝├ž├╝c├╝k ├žocu─ča benzettim, yabanc─▒ bir ├╝lkede, tek ba┼č─▒na, arkada b─▒rak─▒lm─▒┼č bir ├žocu─ča. Elbette ki k├╝├ž├╝k bir ├žocuk de─čildim ben. Bunu d├╝┼č├╝nmemeye karar verdim ve kahvemle sigarama dald─▒m. Yirmi d├Ârt saat uyumam─▒┼č biri olarak kendimi ┼ča┼č─▒lacak kadar uyan─▒k buluyordum. Bedenim, iliklerine dek yorgundu, ama zihnim, bilincimin karma┼č─▒k ─▒rmaklar─▒nda huzursuz bir su yarat─▒─č─▒ gibi h─▒zla y├╝z├╝yor, dolan─▒yordu. Kar┼č─▒mdaki bo┼č sandalye akl─▒ma bir s├╝re ├Ânce okumu┼č oldu─čum bir Amerikan roman─▒n─▒ getirdi. Kar─▒s─▒ evi terk edip gittikten sonra koca, onun donunu katlayarak iskemlenin ├╝zerine b─▒rak─▒r. ┼×imdi d├╝┼č├╝n├╝nce… Bunda bir anlam buluyordum i┼čte. Ger├ži b├Âyle bir davran─▒┼č─▒n hi├žbir ┼čeye yarar─▒ olmazd─▒ ama kar┼č─▒mdaki ┼ču ├Âld├╝ ├Âlecek sardunyadan gene de daha iyiydi. ├ťstelik belki kedi bile, onun kulland─▒─č─▒ ┼čeyleri ├ževresinde bulursa daha rahat ederdi. Yatak odas─▒na bakt─▒m, b├╝t├╝n g├Âzleri teker teker a├žt─▒m, hepsi bo┼č. Sadece g├╝veyeni─či bir atk─▒. ├ť├ž tane…

S─▒n─▒r─▒n G├╝neyinde G├╝ne┼čin Bat─▒s─▒nda / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 31 Temmuz 2018

S─▒n─▒r─▒n G├╝neyinde G├╝ne┼čin Bat─▒s─▒nda S─▒n─▒r─▒n G├╝neyinde G├╝ne┼čin Bat─▒s─▒nda’dan… Lisede tipik bir gen├žtim. Bu hayat─▒m─▒n ikinci k─▒sm─▒, ki┼čisel geli┼čimimde att─▒─č─▒m bir ad─▒md─▒ ÔÇôfarkl─▒ olma fikrini b─▒rak─▒p normalle┼čmeye ├žal─▒┼čmak. Problemlerim olmad─▒ de─čil. Hangi on alt─▒l─▒─č─▒n olmaz ki? Yava┼č yava┼č ben d├╝nyaya, d├╝nya da bana yak─▒nla┼č─▒yordu. On alt─▒ ya┼č─▒na geldi─čimde art─▒k o k├╝├ž├╝k s─▒ska tek ├žocuk de─čildim. Ortaokulda evimize yak─▒n bir yerde y├╝zme derslerine ba┼člam─▒┼čt─▒m. Kula├ž atmada ustala┼čm─▒┼čt─▒m ve haftada iki kere y├╝zmeye gidiyordum. Omuzlar─▒m ve g├Â─čs├╝m irile┼čmi┼č, kaslar─▒m g├╝├žlenip s─▒k─▒la┼čm─▒┼čt─▒. ─░ki damla ya─čmurla so─čuk kap─▒p yataklara d├╝┼čen hastal─▒kl─▒ ├žocuk de─čildim art─▒k. S─▒k s─▒k banyodaki aynan─▒n kar┼č─▒s─▒na ge├žip v├╝cudumun her bir k├Â┼česini dikkatle inceliyordum. Neredeyse ge├žirdi─čim her fiziksel de─či┼čimi g├Âzlerimle g├Ârebiliyordum. Ve bu ho┼čuma gidiyordu. B├╝y├╝me s├╝recinden ├žok ya┼čad─▒─č─▒m de─či┼čimi izlemekten ho┼član─▒yordum. Yeni bir ben olabilirdim. Kitap okumay─▒ ve m├╝zik dinlemeyi seviyordum. Zaten hep kitaplar─▒ severdim, ama ┼×imamotoÔÇÖyla olan arkada┼čl─▒─č─▒m kitaplara olan ilgimi daha da geli┼čtirdi. K├╝t├╝phaneye gidip elimi de─čdirdi─čim b├╝t├╝n kitaplar─▒ h─▒rsla yalay─▒p yutuyordum. Bir kere ba┼člad─▒m m─▒, bitirmeden b─▒rakam─▒yordum. Okumak bir t├╝r ba─č─▒ml─▒l─▒k gibiydi; yemek yerken, trende, ge├ž saatlere kadar yatakta ve derste okumak i├žin kimse g├Ârmesin diye saklayarak getirdi─čim okulda. ├çok ge├žmeden kendime k├╝├ž├╝k bir teyp al─▒p b├╝t├╝n vaktimi odamda caz plaklar─▒n─▒ dinleyerek ge├žirmeye ba┼člad─▒m. Ama kitap ve m├╝zikle edindi─čim…

Sahilde Kafka / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 30 Temmuz 2018

Sahilde Kafka Sahilde Kafka’dan… Uyand─▒─č─▒mda g├╝n a─čarmak ├╝zereydi. Pencerenin perdesini a├žarak d─▒┼čar─▒daki manzaray─▒ izlemeye koyuldum. Ya─čmur dinmi┼čti, ama dineli pek uzun s├╝re ge├žmemi┼č olacak ki pencerenin d─▒┼č─▒nda g├Ârebildi─čim her ┼čey siyah ─▒slakl─▒─č─▒n─▒ koruyor, ├╝zerlerinden ya─čmur damlalar─▒ d├╝┼č├╝yordu. Do─čudaki bulutlar─▒n belirgin hatlar─▒, do─čmak ├╝zere olan g├╝ne┼čin ─▒┼č─▒klar─▒yla ye┼čile boyanm─▒┼čt─▒. I┼č─▒─č─▒n o renginde sanki lanetler sakl─▒yd─▒, bir an sonra ise merak uyand─▒ran bir hale b├╝r├╝n├╝yordu. Bakt─▒─č─▒m a├ž─▒ya g├Âre edindi─čim izlenim saniye saniye de─či┼čiyordu. Otob├╝s otobanda sabit h─▒z─▒nda ilerlemeye devam ediyordu. Kula─č─▒ma gelen tekerlek sesi ne al├žal─▒yor ne de y├╝kseliyordu. Motorun d├Ân├╝┼č h─▒z─▒ da hi├ž de─či┼čmiyordu. O monoton ses, z─▒mpara k├ó─č─▒d─▒ gibi zaman─▒, hatta insan─▒n bilincini t├Ârp├╝l├╝yordu sanki. ├çevremdeki di─čer yolcular pencerelerinin perdelerini iyice kapatm─▒┼č, koltuklar─▒nda b├╝z├╝┼č├╝p uykuya dalm─▒┼člard─▒. Galiba, yaln─▒z ┼čof├Âr ve ben uyan─▒kt─▒k. Hep birlikte, ad─▒m ad─▒m ama hissizce, var─▒┼č yerimize do─čru ilerliyorduk. Bo─čaz─▒m kurumu┼čtu, s─▒rt ├žantam─▒n cebinden pet su ┼či┼česini ├ž─▒kar─▒p art─▒k iyice ─▒l─▒m─▒┼č olan suyu i├žtim. Ayn─▒ cepten sodal─▒ kraker kutusunu ├ž─▒kararak, a─čz─▒ma birka├ž kraker att─▒m. Sodal─▒ krakerin a─čz─▒m─▒n i├žinde yay─▒lan tad─▒n─▒ ├Âzlemi┼č gibiydim. Kol saatim 4.32’yi g├Âsteriyordu. G├╝n├╝ ve tarihi de ├Âylesine kontrol ettim. O say─▒lar, evden ayr─▒lmam─▒n ├╝zerinden on ├╝├ž saat ge├žti─čini g├Âsteriyordu. Zaman ne a┼č─▒r─▒ ilerlemi┼č ne de geri kalm─▒┼čt─▒. Halen do─čum g├╝n├╝m├╝n i├žindeydim. Yeni ya┼čam─▒m─▒n…

Ko┼čmasayd─▒m Yazamazd─▒m / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 29 Temmuz 2018

Ko┼čmasayd─▒m Yazamazd─▒m Ko┼čmasayd─▒m Yazamazd─▒m’dan… 14 A─čustos, Pazar. Sabah saatlerinde MDÔÇÖden Carla Thomas ve Otis Redding m├╝zikleri dinleyerek 1 saat 15 dakika ko┼čtum. ├ľ─čleden sonra spor salonunun havuzunda 1.300 metre y├╝z├╝p, ak┼čam├╝zeri sahile giderek y├╝zmeye devam ettim. Sonras─▒nda Hanalea kasabas─▒n─▒n giri┼či yak─▒nlar─▒ndaki Dolphin RestaurantÔÇÖta biram─▒ i├žip, bal─▒k yedim. Walu dedikleri beyaz etli bir bal─▒kt─▒ yedi─čim. K├Âm├╝r ─▒zgaras─▒nda pi┼čirtip, ├╝zerine soya sosu ekledim. Yan─▒nda da k─▒zaym─▒┼č sebze vard─▒. Bir de kocaman bir salata taba─č─▒ ikram olarak geldi. A─čustos ay─▒n─▒n ba┼č─▒ndan beri, bug├╝ne kadar 150 kilometre ko┼čtum. Her g├╝n d├╝zenli ko┼čmaya ba┼člamam─▒n ├╝zerinden ├žok uzun zaman ge├žti. Net olarak s├Âylemek gerekirse 1982 y─▒l─▒n─▒n sonbahar─▒yd─▒. Ben o s─▒ralarda 33 ya┼č─▒ma girmi┼čtim. Bu tarihten k─▒sa s├╝re ├Âncesine kadar Sendagaya ─░stasyonu yak─▒nlar─▒nda caz bar tarz─▒ bir yer i┼čletiyordum. ├ťniversiteden ├ž─▒kt─▒ktan sonra hemen (asl─▒nda ├Âyle ├žok part-time i┼č yap─▒yordum ki baz─▒ ders kredilerini sonraya b─▒rakm─▒┼čt─▒m, bu y├╝zden ├Â─črencilik y─▒llar─▒mdan itibaren demem gerekir ger├ži) Kokubunci ─░stasyonuÔÇÖnun g├╝ney ├ž─▒k─▒┼č─▒ndaki bu yeri i┼čletmeye ba┼člad─▒m ve ├╝├ž y─▒l sonra binada tadilat yap─▒laca─č─▒ i├žin Tokyo merkezine ta┼č─▒d─▒m. Asla b├╝y├╝k bir yer say─▒lmazd─▒, ama o kadar k├╝├ž├╝k de de─čildi. Kuyruklu piyano konulabilen, ucu ucuna da olsa be┼čli grubun m├╝zik yapabilece─či bir i┼čletmeydi. ├ľ─členleri kahve servisi yap─▒l─▒yor, ak┼čamlar─▒ bar haline geliyordu. Yiyecek olarak idare…

─░mkans─▒z─▒n ┼×ark─▒s─▒ / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 28 Temmuz 2018

─░mkans─▒z─▒n ┼×ark─▒s─▒ ─░mkans─▒z─▒n ┼×ark─▒s─▒’ndan… Yaz tatilinde, ├╝niversite, g├╝venlik g├╝├žlerinin duruma el koymas─▒n─▒ istedi; onlar da barikatlar─▒ y─▒k─▒p i├žeri s─▒─č─▒nm─▒┼č olan ├Â─črencilerin t├╝m├╝n├╝ tutuklad─▒lar. O d├Ânem i├žin bu, ola─čan├╝st├╝ bir durum de─čildi; ├ž├╝nk├╝ hemen hemen her yerde ayn─▒ ┼čeyler olmaktayd─▒. Bizim ├╝niversite kapat─▒lmad─▒. ├çok y├╝ksek miktarda para yat─▒r─▒lm─▒┼čt─▒ ve ├╝niversite, birka├ž ├Â─črencinin eylemine ├Âyle kolay kolay teslim olmazd─▒. Ayr─▒ca, barikatlar─▒ kuranlar─▒n niyeti de ├╝niversitenin kapat─▒lmas─▒ de─čildi. Sadece ├╝niversitenin ger├žekle┼čtirmek istedi─či baz─▒ giri┼čimlerde de─či┼čiklik yap─▒lmas─▒n─▒ istiyorlard─▒, ama benim hi├ž umurumda de─čildi. Bu y├╝zden boykota son verildi─či zaman, ├Âyle ├Âzel olarak duygulan─▒p sevinmedim. Eyl├╝lde ├╝niversiteyi y─▒k─▒lm─▒┼č bulmak umuduyla geldim, ama bir ┼čey olmam─▒┼čt─▒. Kitapl─▒k ya─čma edilmemi┼č, profes├Ârlerin oturdu─ču salonun alt─▒ ├╝st├╝ne getirilmemi┼čti ve ├Â─črencilerin bulundu─ču bina da ate┼če verilmemi┼čti. ├ľ─črenciler acaba ne yapm─▒┼č diye, merak ediyordum do─črusu. Boykota son verilip de dersler polis g├Âzetiminde yeniden ba┼člay─▒nca derse ilk girenler, boykotun liderleri oldu. Hi├žbir ┼čey olmam─▒┼č gibi s─▒n─▒flara giriyorlar, not tutuyorlar ve yoklama yap─▒l─▒nca buraday─▒m, diye yan─▒t veriyorlard─▒. Ger├žekten garipti. ├ç├╝nk├╝ boykot k─▒r─▒lm─▒┼čt─▒, hi├ž kimse sona ermesine karar vermemi┼čti ki. ├ťniversite, barikatlar─▒ y─▒ks─▒nlar diye polisin i├žeri girmesine izin vermi┼čti, ama ilke olarak, eylem s├╝rmekteydi. Boykot oylamas─▒ yap─▒l─▒p ba┼člat─▒ld─▒─č─▒nda ate┼čli konu┼čmalar yapan ve boykota kar┼č─▒ ├ž─▒kan ├Â─črencileri azarlayanlar onlard─▒. Gidip onlar─▒ buldum ve neden boykotu…

Peter Schlemihl’in Garip Hikayesi / Adelbert von Chamisso
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Temmuz 2018

Peter Schlemihl’in Garip Hikayesi Peter Schlemihl’in Garip Hikayesi’nden… Sonunda yeniden kendime geldim ve art─▒k yapacak hi├žbir i┼čimin olmad─▒─č─▒ bu yerden ayr─▒lmaya can att─▒m. ├ľnce ceplerimi alt─▒nla doldurdum, sonra kesenin kaytanlar─▒n─▒ boynuma s─▒k─▒ca ba─člad─▒m ve onu koynuma saklad─▒m, kimsenin dikkatini ├žekmeden parktan ├ž─▒kt─▒m, caddeye ula┼čt─▒m ve kentin yolunu tuttum. D├╝┼č├╝ncelere dalm─▒┼č olarak kentin kap─▒s─▒na do─čru giderken arkamdan birinin ba─č─▒rd─▒─č─▒n─▒ duydum: “Gen├ž efendi! Hey, gen├ž efendi… Dinlesenize!” D├Ân├╝p bakt─▒m, ya┼čl─▒ bir kad─▒n bana sesleniyordu: “Gen├ž efendi, dikkat edin, g├Âlgenizi yitirmi┼čsiniz!” “Te┼čekk├╝r ederim, anac─▒─č─▒m” diyerek bu iyi niyetli ├Â─č├╝d├╝nden dolay─▒ kendisine bir alt─▒n f─▒rlatt─▒m ve a─ča├žlar─▒n alt─▒na girerek y├╝r├╝meye ba┼člad─▒m. Kentin kap─▒s─▒nda n├Âbet├žinin: “Efendi g├Âlgesini nereye b─▒rakm─▒┼č?” dedi─čini ve hemen biraz sonra da birka├ž kad─▒n─▒n: “Aman Tanr─▒m! Zavall─▒ adam─▒n g├Âlgesi yok!” diye konu┼čtuklar─▒n─▒ duydum. Bunlar can─▒m─▒ s─▒kmaya ba┼člad─▒ ve ben g├╝ne┼če ├ž─▒kmaktan ┼čiddetle ├žekinir oldum. Ancak bu, her yerde m├╝mk├╝n olmuyordu, ├Ârne─čin ┼čanss─▒zl─▒─č─▒m y├╝z├╝nden tam erkek ├žocuklar─▒n─▒n okuldan ├ž─▒kt─▒─č─▒ saatte bir yan─▒ndan ├Âb├╝r yan─▒na ge├žmek zorunda kald─▒─č─▒m anacaddede… Tanr─▒ belas─▒n─▒ veresi kambur bir yumurcak, h├ól├ó g├Âzlerimin ├Ân├╝ndedir, benim g├Âlgemin bulunmad─▒─č─▒n─▒ hemen fark etti, b├╝y├╝k bir ├ž─▒─čl─▒k kopararak beni bu d─▒┼č mahallenin b├╝t├╝n edebiyat├ž─▒ sokak ├žocuklar─▒na haber verdi, onlar da derhal beni ele┼čtiri ya─čmuruna tutup ├žirkefe bo─čmaya ba┼člad─▒lar. “Do─čru d├╝r├╝st insanlar g├╝ne┼če ├ž─▒kt─▒klar─▒ zaman…

Ha┼članm─▒┼č Harikalar Diyar─▒ ve D├╝nyan─▒n Sonu / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Temmuz 2018

Ha┼članm─▒┼č Harikalar Diyar─▒ ve D├╝nyan─▒n Sonu Ha┼članm─▒┼č Harikalar Diyar─▒ ve D├╝nyan─▒n Sonu’ndan… ┼×ehrin merkezi eski k├Âpr├╝n├╝n kuzeyinde kalan yar─▒m daire ┼čekilli meydand─▒. O yar─▒m dairenin kopuk k─▒sm─▒, yani dairenin di─čer yar─▒s─▒ ─▒rma─č─▒n g├╝ney taraf─▒nda kal─▒yordu. ─░ki yar─▒m daire kuzey meydan─▒ ve g├╝ney meydan─▒ diye adland─▒r─▒larak, bir ├žift gibi d├╝┼č├╝n├╝l├╝yordu ama ger├žekte, bu iki meydan─▒ g├Ârenlerin ├╝zerinde b─▒rakt─▒klar─▒ izlenim a├ž─▒s─▒ndan birbirine tamamen z─▒t denilebilecek ├Âl├ž├╝de farkl─▒yd─▒lar. Kuzey meydan─▒nda ┼čehrin t├╝m sessizli─či oraya doluyormu┼č├žas─▒na tuhaf, a─č─▒r bir hava hissediliyordu. Orayla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda g├╝ney meydan─▒nda hissedilebilecek hi├žbir ┼čey yoktu. Orada h├ókim olan, son derece anlams─▒z, bo┼čluk hissine yak─▒n bir havayd─▒, o kadar. K├Âpr├╝n├╝n kuzey taraf─▒yla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda evlerin say─▒s─▒ da azd─▒; ├ži├žeklikler ve ta┼č d├Â┼čeme yol da bak─▒ms─▒zd─▒. Kuzey meydan─▒n─▒n ortas─▒nda, b├╝y├╝k bir saat kulesi g├Â─č├╝ delercesine y├╝kseliyordu. Daha do─čru nitelemek gerekirse, saat kulesinden ziyade, saat kulesi havas─▒ veren bir cisim olarak ifade etmek, belki de daha do─čru olur. ├ç├╝nk├╝ saatin ibreleri belirli bir noktada durmu┼č, saat kulesi esas─▒nda yerine getirmesi gereken i┼člevi ├žoktan bir kenara b─▒rakm─▒┼čt─▒. Kule d├Ârtgen ┼čekilliydi; her bir y├╝zeyi d├Ârt anay├Âne bak─▒yor, y├╝kseldik├že inceliyordu. En tepesinde, d├Ârt y├╝zeyde birer saat vard─▒ ve o sekiz ibrenin her biri 10.35ÔÇÖi g├Âsterecek ┼čekilde hi├ž k─▒m─▒ldamadan duruyordu. Kadranlar─▒n hemen alt─▒ndaki pencereye bak─▒l─▒rsa kulenin i├ži bo┼čtu…

1Q84 / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 26 Temmuz 2018

1Q84 1Q84’ten… Aomame ayakkab─▒s─▒z halde dar acil durum merdivenlerinden inmeyi s├╝rd├╝r├╝yordu. Etraf─▒ a├ž─▒k merdivenlerin aral─▒klar─▒ndan r├╝zg├ór u─čultular ├ž─▒kararak esiyordu. Mini ete─či dard─▒, ama yine de, arada s─▒rada a┼ča─č─▒dan gelen r├╝zg├ór ete─čini yat yelkeni gibi ┼či┼čirip de, v├╝cudunu yukar─▒ kald─▒racak gibi olunca tedirgin oluyordu. Korkuluk niyetine konmu┼č boruyu ├ž─▒plak eliyle s─▒k─▒ca kavram─▒┼č, basamak basamak a┼ča─č─▒ya do─čru ilerledi. Arada s─▒rada y├╝z├╝n├╝ kapatan sa├žlar─▒n─▒ d├╝zeltip, omzuna ├žaprazlama ast─▒─č─▒ ├žantas─▒n─▒n yerini ayarl─▒yordu. A┼ča─č─▒dan 246. Devlet Karayolu ge├žiyordu. Motor g├╝r├╝lt├╝s├╝ ve korna sesleri, arabalar─▒n g├╝venlik alarmlar─▒n─▒n ├ž─▒nlamalar─▒, sa─čc─▒ propaganda arabas─▒ndan y├╝kselen eski mar┼člar, bir yerlerde duvar y─▒kan vin├ž ├žekici… ┼×ehrin olabilecek her t├╝rl├╝ g├╝r├╝lt├╝s├╝ etraf─▒n─▒ kaplam─▒┼čt─▒. G├╝r├╝lt├╝ her y├Ânden, ├ževresindeki 360 derecelik alandan ├╝zerine y├╝kleniyor, sonra r├╝zg├óra kap─▒l─▒p gidiyordu. Bu g├╝r├╝lt├╝leri dinledik├že (pek de dinlemek istemiyordu ger├ži ama kulaklar─▒n─▒ kapatabilecek durumda da de─čildi) gitgide deniz tutmas─▒ gibi bir hisse kap─▒ld─▒. Merdivenlerden bir s├╝re daha inince, otobana do─čru y├╝kselen d├╝z koridoru fark etti. Aksi y├Ânde de koridor a┼ča─č─▒ do─čru iniyordu. Etraf─▒ a├ž─▒k merdivenlerin alt─▒ndaki yolun kar┼č─▒ taraf─▒nda be┼č katl─▒ bir apartman vard─▒. Kahverengi fayans tu─člalarla kapl─▒, olduk├ža yeni bir binayd─▒. Binan─▒n ├Ân cephesi ondan tarafa bak─▒yordu, ama pencereleri ya perde ya da g├╝ne┼čliklerle kapat─▒lm─▒┼čt─▒. Acaba ne t├╝r bir mimar, Ba┼čkent Otoban─▒ ile burun buruna bir yere…

├ľl├╝ Ruhlar / Abbas Maroufi
Yabanc─▒ Edebiyat / 25 Temmuz 2018

├ľl├╝ Ruhlar ├ľl├╝ Ruhlar’dan… Ruhsuz duman, eskiden kervansaray olan kuruyemi┼č├žiler ├žar┼č─▒s─▒n─▒n konik k├╝mbetleri alt─▒ndan hareket ederek tarihi binan─▒n e┼či─činden d─▒┼čar─▒ya s├╝z├╝l├╝yordu. Kervansaray─▒n sonunda oturan birka├ž hamal, ya─čl─▒ tenekede a─ča├ž yak─▒yor ve e─čer cesaret ederlerse bazen de ellerini, ├ťzerlerindeki battaniyenin alt─▒ndan ├ž─▒kararak ├žekirdek k─▒r─▒yorlard─▒. Hemen arkalar─▒ndaki mezara benzeyen yerde duran ki┼čilerse kuruyemi┼č makinesinde ay ├žekirde─či kavuruyordu. Duman ve sis birbirine kar─▒┼čm─▒┼č, kar ya─č─▒┼č─▒ ise o an i├žin durmu┼čtu. G├Âme├žli sobalar dahil t├╝m ─▒┼č─▒klar yan─▒yordu. Kervansaray uzaktan sislere bo─čulmu┼č k├╝├ž├╝k bir k├Ây├╝ and─▒r─▒yordu. Kuruyemi┼č├žiler ├žar┼č─▒s─▒n─▒n orta k─▒sm─▒na yak─▒n ÔÇťMuteber Kuruyemi┼č├žilikÔÇÖÔÇÖ d├╝kkan─▒nda iki adam oturmu┼č, masa ├╝zerindeki soban─▒n s─▒cakl─▒─č─▒yla ─▒s─▒nmaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Masan─▒n arkas─▒nda ÔÇťOrhan OrhaniÔÇŁ vard─▒, hemen yan─▒nda ise ÔÇťBek├ži AyazÔÇŁ oturuyordu. Her Per┼čembe d├╝kkana gelen Bek├ži Ayaz i├žeride buldu─ču en b├╝y├╝k sandalyenin ├╝zerine oturur, ayaklar─▒n─▒ da k├╝├ž├╝k taburenin ├╝zerine atard─▒. Yaz k─▒┼č demeden s├╝rekli aln─▒na d├╝┼čen terleri silerdi. Oturmak i├žin c├╝ssesine uygun bir sandalye bulamayacak olsa koca bir ├žekirdek ├žuval─▒n─▒n ├╝zerine adeta ├ž├Âkerdi. ÔÇťBu koca g├Âvdemle ┼ču k├╝├ž├╝c├╝k sandalyeye nas─▒l s─▒─čar─▒m can─▒m?ÔÇŁ derdi s├╝rekli. ─░sterse, t├╝m o sayg─▒nl─▒─č─▒na ra─čmen babay─▒ bile rahat├ža iki parma─č─▒yla kald─▒r─▒p tavandan sarkan ├žengellere asabilirdi. ─░ri, tombulca bir y├╝z├╝ vard─▒. Kafas─▒ ise y├╝z├╝n├╝n aksine biraz daha minyon g├Âr├╝n├╝ml├╝yd├╝. Sol yana─č─▒ ├╝zerinde ├žukurla┼čm─▒┼č duran yara onun da y├╝z├╝n├╝ di─čerlerininki…

Kozmik Haydutlar / A.C. Weisbecker
Yabanc─▒ Edebiyat / 25 Temmuz 2018

Kozmik Haydutlar Kozmik Haydutlar’dan… En az─▒ndan hava g├╝zeldi, ger├ži hava her zaman g├╝zel oluyordu. 28 derece, Kuzeydo─čudan saatte 15 ila 20 deniz mili h─▒zla esen alize r├╝zg├ór─▒, g├╝ne┼čin asla ├Ân├╝ne ge├žmeyen birka├ž k├╝me bulut. Yer Britanya Bat─▒ Hint Adalar─▒ÔÇÖndaki AntiguaÔÇÖyd─▒, ne g├╝nlerdi. Yani. Arkada┼člar─▒m ve gemi yolda┼člar─▒m Robert ve Jim ─░ngiliz Liman─▒ AdmiralÔÇÖs InnÔÇÖde oturmu┼č Mount Gay romunun ├╝├ž├╝nc├╝ ┼či┼česiyle me┼čgulken KolombiyaÔÇÖya yapt─▒─č─▒m─▒z son deniz yolculu─čunda ters giden ┼čeyin ne oldu─čunu bulmaya ├žal─▒┼č─▒yorduk. Teknemizi ve 5.000 kiloluk esrar─▒ kaybetmekle sonu├žlanan bir yolculuktu. Ara s─▒ra bizimle ├žal─▒┼čm─▒┼č, oral─▒ biri olan Cap oturup romdan koca bir yudumu mideye indirdi. G├╝ne┼č g├Âzl├╝klerimi ayarlay─▒p LoopieÔÇÖnin yirmi be┼č metrelik trimaran Trick’e do─čru k├╝rek ├žeki┼čini seyrettim. Bu tekne ─░sve├žli sarho┼č bir m├╝rettebatla daha yeni gayri resmi bir transatlantik h─▒z rekoru k─▒rm─▒┼čt─▒. Yeni rekor h├ól├ó ge├žerli fakat teknedeki hi├ž kimse hangi adaya vurduklar─▒n─▒ anlayacak kadar ay─▒k kalm─▒yordu. Hedefleri BarbadosÔÇÖmu┼č, birka├ž mil g├╝neyde. LoopieÔÇÖnin birka├ž y─▒l ├Âncesinde Contrabandista (ka├žak├ž─▒) kariyerini b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ hat─▒rl─▒yorum. Bir yandan k─▒z arkada┼č─▒na el sallamaya ├žal─▒┼č─▒rken bir yandan da yelkeni kald─▒ray─▒m derken ana ├ž├Ârdek vincinin koluyla kafas─▒n─▒ yard─▒─č─▒nda daha limandayd─▒k. ÔÇťAyy, mon, ayy, mon,ÔÇŁ dedi bilincini yitirmeden. Uzun yolculuk ona g├Âre de─čildi, biz de onu yak─▒t iskelesinin ├╝zerine att─▒k, ├Ân yelkeni a├žt─▒k ve ┼čalopay─▒ Jos├ę…

G├╝vercinin Kanatlar─▒ / Henry James
Yabanc─▒ Edebiyat / 25 Temmuz 2018

G├╝vercinin Kanatlar─▒ G├╝vercinin Kanatlar─▒’ndan… Tekrar bir araya geldiklerinde Milly, Tauchnitz’in ├╝zerine karalanm─▒┼č nottan s├Âz etmedi; bunun ├╝zerine Mrs. Stringham kitab─▒n yan─▒nda olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝. B─▒rakt─▒─č─▒ yerde unutmu┼č, muhtemelen bir daha da hat─▒rlamayacakt─▒. Arkada┼č─▒ bu durumda onun pe┼činden gitti─čini hi├ž s├Âylememeye karar verdi hemen; daha d├Âneli be┼č dakika olmam─▒┼čken, Milly unutkanl─▒─č─▒n─▒n ele verdi─či kayg─▒y─▒ ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ bi├žimde dile getirdi. “Ne olur benden nefret etmeyin, ama asl─▒nda…” Daha Milly c├╝mlesine ba┼člad─▒─č─▒nda Mrs. Stringham Milly’nin akl─▒ndan ge├žebilecek her ┼čeyi d├╝┼č├╝nm├╝┼č ve derhal ba┼č─▒yla onaylayarak gen├ž k─▒z─▒n g├Âr├╝n├╝r ┼čekilde rahatlamas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒. “Burada kalmak istemiyorsun ÔÇô yola devam etmek istiyorsun, de─čil mi? ├ľyleyse yar─▒n ┼čafakla birlikte yola ├ž─▒kar─▒z ÔÇô ya da istedi─čin kadar erken bir saatte, ama ┼ču anda yola ├ž─▒kmak i├žin epey ge├ž.” K─▒z─▒n as─▒l istedi─činin alelacele yollara d├╝┼čmek oldu─čunu ┼čaka yollu s├Âyledi─čini belirtmek i├žin g├╝l├╝msedi. “Burada mola vermeye ben zorlad─▒m seni,” diye ekledi, “bunu hak ettim.” Milly genelde arkada┼č─▒n─▒n ┼čakalar─▒na i├žtenlikle g├╝lerdi, ama bu kez biraz dalg─▒n kar┼č─▒l─▒k verdi. “Evet, do─čru, zorluyorsunuz beni.” B├Âylece, hi├žbir tart─▒┼čma olmadan, sabah yola devam etmeyi kararla┼čt─▒rd─▒lar. Gen├ž turistin konunun ayr─▒nt─▒lar─▒yla ilgisi ÔÇôdi─čerinin her yere s├╝r├╝klenmeye raz─▒ oldu─čunu belirtmesine ra─čmenÔÇô neredeyse bir anda kayboldu; bununla birlikte ak┼čam yeme─čine kadar, ├Ânlerinde uzanan sonsuz se├ženek aras─▒nda gidebilecekleri bir yer d├╝┼č├╝nece─čine s├Âz verdi…

Daisy Miller / Henry James
Yabanc─▒ Edebiyat / 24 Temmuz 2018

Daisy Miller Daisy Miller’dan… Winterbourne, Daisy MillerÔÇÖa, onu teyzesi Bayan Costello ile tan─▒┼čt─▒raca─č─▒ vaadinde bulunarak ger├žekle┼čmesi pek m├╝mk├╝n olmayan bir ┼čey i├žin s├Âz vermi┼čti. Ya┼čl─▒ bayan─▒n ba┼č a─čr─▒lar─▒ ge├žer ge├žmez Winterbourne onu apartman─▒nda ziyarete gitti ve sa─čl─▒─č─▒yla ilgili birka├ž sorudan sonra otelde bir anne, k─▒z─▒ ve k├╝├ž├╝k o─člundan olu┼čan Amerikal─▒ bir ailenin dikkatini ├žekip ├žekmedi─čini sordu. ÔÇťBir de u┼čaklar─▒ var de─čil mi?ÔÇŁ dedi Bayan Costello. ÔÇťEvet, dikkatimi ├žekti, onlar─▒ g├Ârd├╝m, duydum ve uzak durdum.ÔÇŁ Bayan Costello y├╝ksek s─▒n─▒fa mensup, hali vakti yerinde bir duldu. Bu korkun├ž ba┼č a─čr─▒lar─▒n─▒ s─▒kl─▒kla ├žekmiyor olsayd─▒, gen├žli─činde, etraf─▒na b├╝y├╝k ihtimalle ├žok daha derin bir etki b─▒rakm─▒┼č olaca─č─▒n─▒ ima eder dururdu. Uzun soluk y├╝zl├╝, kalk─▒k burunlu ve ba┼č─▒n─▒n ├╝zerinde b├╝y├╝k buklelerle toplad─▒─č─▒ olduk├ža g├╝r, bembeyaz sa├žlar─▒ olan bir kad─▒nd─▒. O─čullar─▒ndan evli olan ikisi New YorkÔÇÖta, di─čeri ise ┼ču an AvrupaÔÇÖda ya┼č─▒yordu. Bu gen├ž adam HamburgÔÇÖda g├╝n├╝n├╝ g├╝n etmekle fazlas─▒yla me┼čguld├╝; bir├žok ┼čehri gezmesine ra─čmen annesinin, ziyaret etmek i├žin tercih etti─či ┼čehirlere ├žok nadiren u─čruyordu; bu y├╝zden VeveyÔÇÖe ├Âzellikle kendisini g├Ârmeye gelen ye─čeni, yak─▒nlar─▒m diye bahsetti─či ki┼čilerden ├žok daha d├╝┼č├╝nceliydi. Winterbourne, CenovaÔÇÖda insan─▒n teyzesine kar┼č─▒ her zaman ilgili olmas─▒ gerekti─či fikrini edinmi┼čti. Bayan Costello, ye─čenini uzun y─▒llar g├Ârmemi┼čti ve gen├ž adam─▒n ziyaretinden duydu─ču memnuniyeti, AmerikaÔÇÖn─▒n ba┼čkentinde b├╝y├╝k…