Decameron / Giovanni Boccaccio
Yabanc─▒ Edebiyat / 1 A─čustos 2018

Decameron Decameron’dan… SALERNO prensi Tankred, elini sevi┼čenlerin kan─▒ ile lekelememi┼č olsa iyi adam olabilirdi. Onun bir tek k─▒z─▒ vard─▒, ama, o da olmasa daha mesut olacakt─▒. ├çok sevdi─či k─▒z─▒n─▒, uzun zaman kimseye vermedi. Nihayet bir Kapsa prensi ile evlendirdiyse de k─▒sa zaman sonra dul kald─▒ ve babas─▒n─▒n evine d├Ând├╝. K─▒z, boy bos ve terbiye bak─▒m─▒ndan kimseden geri kalmazd─▒. Gen├ž, canl─▒ ve zeki idi. Babas─▒ k─▒z─▒n─▒ tekrar evlendirmek i├žin hi├ž bir meyil g├Âstermedi─činden ve k─▒z da a├ž─▒k├ža bir talepte bulunmad─▒─č─▒ndan kendisine iyi kalbli bir ├ó┼č─▒k aramaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Babas─▒n─▒n saray─▒na girip ├ž─▒kan, asil ve gayri asil adamlar aras─▒nda Diskardo isminde bir u┼čak vard─▒ ki halk tabakas─▒ndand─▒, fakat gayreti ve karakteri bak─▒m─▒ndan bir├žok asillerden daha y├╝ksekti. K─▒z, bu adama delice ├ó┼č─▒k olmu┼čtu. Adam─▒ g├Ârd├╝k├že onun asil davran─▒┼člar─▒na olan hayranl─▒─č─▒ art─▒yordu. Gen├ž adam─▒n kalbine de k─▒z ├Âyle bir girmi┼čti ki, bu y├╝zden ikisi de her┼čeyi unutmu┼člard─▒. Bu kar┼č─▒l─▒kl─▒ gizli meyil dolay─▒s─▒yle prenses, adamla bulu┼čmay─▒ ├žok istiyordu. Fakat a┼čk─▒n─▒ kimseye anlatamad─▒─č─▒ndan bir hileyle delikanl─▒ya f─▒rsat vermek istedi. Bir mektup k├ó─č─▒d─▒na adam─▒n ertesi g├╝n kendisini nas─▒l ziyaret edebilece─čini yazarak bir boru i├žine koyup DiskardoÔÇÖya verdi. Diskardo k─▒z─▒n boruyu bo┼č yere vermedi─čine kani olarak eve ko┼čtu ve borunun i├žinde bir mektup buldu. Sevincinden ├ž─▒ld─▒racakt─▒. Davete icabet etmek…

Limonlu Pastan─▒n S─▒rad─▒┼č─▒ H├╝zn├╝ / Aimee Bender
Yabanc─▒ Edebiyat / 1 A─čustos 2018

Limonlu Pastan─▒n S─▒rad─▒┼č─▒ H├╝zn├╝ Limonlu Pastan─▒n S─▒rad─▒┼č─▒ H├╝zn├╝’nden… Annem evdeydi ve bana pasta yap─▒yordu. Kald─▒r─▒mdan eve do─čru geliyordum ki, daha ├žalmama kalmadan kap─▒y─▒ a├žt─▒. Kap─▒dan d─▒┼čar─▒ do─čru e─čilerek, Bir deneme yapmaya ne dersin? diye sordu. Ho┼č geldin niyetine beni kendine ├žekerek sar─▒ld─▒, en sevdi─čim ├Ânl├╝─č├╝ne, iki┼čerli k─▒rm─▒z─▒ kiraz desenleri i┼členen eprimi┼č pamuklu ├Ânl├╝─če beni s─▒k─▒ s─▒k─▒ya bast─▒rd─▒. Malzemeleri mutfak tezg├óh─▒na ├ž─▒karm─▒┼čt─▒ bile: bir paket un, bir paket ┼čeker, fayanstaki oluklara yuvalanm─▒┼č iki kahverengi yumurta. Kenarlar─▒ndan yumu┼čamaya ba┼člayan sar─▒ bir tereya─č─▒ k├╝tlesi. S─▒─č bir cam kapta limon kabu─ču. Malzemelere s─▒rayla bakt─▒m. Bu hafta dokuzuncu do─čum g├╝n├╝m vard─▒ ve okulda hi├ž ho┼članmad─▒─č─▒m elyaz─▒s─▒ dersiyle, oyun sahas─▒nda say─▒ yap─▒p yapmaman─▒n a─č─▒z kavgas─▒yla ge├žen uzun bir g├╝n├╝n ard─▒ndan g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n doldu─ču mutfak ve annemin sevecen bak─▒┼člar─▒ beni a├ž─▒k kollarla kar┼č─▒l─▒yordu. Esmer┼čeker kristallerinin oldu─ču mumlu kese k├ó─č─▒d─▒na bir parmak dald─▒r─▒p, Evet, mmm, evet, diye m─▒r─▒ldand─▒m. Annem bir saat kadar s├╝rece─čini s├Âyleyince ben imla kitap├ž─▒─č─▒m─▒ ├ž─▒kard─▒m. Mu┼čamba amerikan servisin ├╝st├╝ne kalem ve k├ó─č─▒tlar─▒ yayarak, Yard─▒m edebilir miyim? diye sordum. Annem unla kabartma tozunu kat─▒┼čt─▒rarak, I-─▒h, dedi. Do─čum g├╝n├╝m martta; ve o y─▒l, Sunset CaddesiÔÇÖnin topu topu birka├ž blok g├╝neyindeki dar sokakl─▒ mahallemizde daha da parlak, canl─▒ ve berrak bir bahar haftas─▒na denk gelmi┼čti. Kom┼čumuzun ├Ândeki bah├že…

Yaban Koyununun ─░zinde / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 1 A─čustos 2018

Yaban Koyununun ─░zinde Yaban Koyununun ─░zinde’den… O gidince, bir kola daha yuvarlad─▒m, sonra s─▒cak bir du┼č al─▒p t─▒ra┼č oldum. Hemen hemen her ┼čeyim s─▒f─▒r─▒ t├╝ketmi┼čti; sabundu, ┼čampuand─▒, t─▒ra┼č kremiydi. Du┼čtan ├ž─▒k─▒p sa├ž─▒m─▒ kuruttum, v├╝cut losyonumu s├╝rd├╝m, kulaklar─▒m─▒ temizledim. Sonra do─čru mutfa─ča, kahvenin kalan─▒n─▒ ─▒s─▒tmaya gittim. Bu da sadece ┼čunu saptamama yarad─▒: masada, kar┼č─▒mda oturan kimse olmad─▒─č─▒n─▒. Kimsenin oturmad─▒─č─▒ bu sandalyeye bakarken kendimi bir De Chirico tablosundaki k├╝├ž├╝c├╝k ├žocu─ča benzettim, yabanc─▒ bir ├╝lkede, tek ba┼č─▒na, arkada b─▒rak─▒lm─▒┼č bir ├žocu─ča. Elbette ki k├╝├ž├╝k bir ├žocuk de─čildim ben. Bunu d├╝┼č├╝nmemeye karar verdim ve kahvemle sigarama dald─▒m. Yirmi d├Ârt saat uyumam─▒┼č biri olarak kendimi ┼ča┼č─▒lacak kadar uyan─▒k buluyordum. Bedenim, iliklerine dek yorgundu, ama zihnim, bilincimin karma┼č─▒k ─▒rmaklar─▒nda huzursuz bir su yarat─▒─č─▒ gibi h─▒zla y├╝z├╝yor, dolan─▒yordu. Kar┼č─▒mdaki bo┼č sandalye akl─▒ma bir s├╝re ├Ânce okumu┼č oldu─čum bir Amerikan roman─▒n─▒ getirdi. Kar─▒s─▒ evi terk edip gittikten sonra koca, onun donunu katlayarak iskemlenin ├╝zerine b─▒rak─▒r. ┼×imdi d├╝┼č├╝n├╝nce… Bunda bir anlam buluyordum i┼čte. Ger├ži b├Âyle bir davran─▒┼č─▒n hi├žbir ┼čeye yarar─▒ olmazd─▒ ama kar┼č─▒mdaki ┼ču ├Âld├╝ ├Âlecek sardunyadan gene de daha iyiydi. ├ťstelik belki kedi bile, onun kulland─▒─č─▒ ┼čeyleri ├ževresinde bulursa daha rahat ederdi. Yatak odas─▒na bakt─▒m, b├╝t├╝n g├Âzleri teker teker a├žt─▒m, hepsi bo┼č. Sadece g├╝veyeni─či bir atk─▒. ├ť├ž tane…

S─▒n─▒r─▒n G├╝neyinde G├╝ne┼čin Bat─▒s─▒nda / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 31 Temmuz 2018

S─▒n─▒r─▒n G├╝neyinde G├╝ne┼čin Bat─▒s─▒nda S─▒n─▒r─▒n G├╝neyinde G├╝ne┼čin Bat─▒s─▒nda’dan… Lisede tipik bir gen├žtim. Bu hayat─▒m─▒n ikinci k─▒sm─▒, ki┼čisel geli┼čimimde att─▒─č─▒m bir ad─▒md─▒ ÔÇôfarkl─▒ olma fikrini b─▒rak─▒p normalle┼čmeye ├žal─▒┼čmak. Problemlerim olmad─▒ de─čil. Hangi on alt─▒l─▒─č─▒n olmaz ki? Yava┼č yava┼č ben d├╝nyaya, d├╝nya da bana yak─▒nla┼č─▒yordu. On alt─▒ ya┼č─▒na geldi─čimde art─▒k o k├╝├ž├╝k s─▒ska tek ├žocuk de─čildim. Ortaokulda evimize yak─▒n bir yerde y├╝zme derslerine ba┼člam─▒┼čt─▒m. Kula├ž atmada ustala┼čm─▒┼čt─▒m ve haftada iki kere y├╝zmeye gidiyordum. Omuzlar─▒m ve g├Â─čs├╝m irile┼čmi┼č, kaslar─▒m g├╝├žlenip s─▒k─▒la┼čm─▒┼čt─▒. ─░ki damla ya─čmurla so─čuk kap─▒p yataklara d├╝┼čen hastal─▒kl─▒ ├žocuk de─čildim art─▒k. S─▒k s─▒k banyodaki aynan─▒n kar┼č─▒s─▒na ge├žip v├╝cudumun her bir k├Â┼česini dikkatle inceliyordum. Neredeyse ge├žirdi─čim her fiziksel de─či┼čimi g├Âzlerimle g├Ârebiliyordum. Ve bu ho┼čuma gidiyordu. B├╝y├╝me s├╝recinden ├žok ya┼čad─▒─č─▒m de─či┼čimi izlemekten ho┼član─▒yordum. Yeni bir ben olabilirdim. Kitap okumay─▒ ve m├╝zik dinlemeyi seviyordum. Zaten hep kitaplar─▒ severdim, ama ┼×imamotoÔÇÖyla olan arkada┼čl─▒─č─▒m kitaplara olan ilgimi daha da geli┼čtirdi. K├╝t├╝phaneye gidip elimi de─čdirdi─čim b├╝t├╝n kitaplar─▒ h─▒rsla yalay─▒p yutuyordum. Bir kere ba┼člad─▒m m─▒, bitirmeden b─▒rakam─▒yordum. Okumak bir t├╝r ba─č─▒ml─▒l─▒k gibiydi; yemek yerken, trende, ge├ž saatlere kadar yatakta ve derste okumak i├žin kimse g├Ârmesin diye saklayarak getirdi─čim okulda. ├çok ge├žmeden kendime k├╝├ž├╝k bir teyp al─▒p b├╝t├╝n vaktimi odamda caz plaklar─▒n─▒ dinleyerek ge├žirmeye ba┼člad─▒m. Ama kitap ve m├╝zikle edindi─čim…

Sahilde Kafka / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 30 Temmuz 2018

Sahilde Kafka Sahilde Kafka’dan… Uyand─▒─č─▒mda g├╝n a─čarmak ├╝zereydi. Pencerenin perdesini a├žarak d─▒┼čar─▒daki manzaray─▒ izlemeye koyuldum. Ya─čmur dinmi┼čti, ama dineli pek uzun s├╝re ge├žmemi┼č olacak ki pencerenin d─▒┼č─▒nda g├Ârebildi─čim her ┼čey siyah ─▒slakl─▒─č─▒n─▒ koruyor, ├╝zerlerinden ya─čmur damlalar─▒ d├╝┼č├╝yordu. Do─čudaki bulutlar─▒n belirgin hatlar─▒, do─čmak ├╝zere olan g├╝ne┼čin ─▒┼č─▒klar─▒yla ye┼čile boyanm─▒┼čt─▒. I┼č─▒─č─▒n o renginde sanki lanetler sakl─▒yd─▒, bir an sonra ise merak uyand─▒ran bir hale b├╝r├╝n├╝yordu. Bakt─▒─č─▒m a├ž─▒ya g├Âre edindi─čim izlenim saniye saniye de─či┼čiyordu. Otob├╝s otobanda sabit h─▒z─▒nda ilerlemeye devam ediyordu. Kula─č─▒ma gelen tekerlek sesi ne al├žal─▒yor ne de y├╝kseliyordu. Motorun d├Ân├╝┼č h─▒z─▒ da hi├ž de─či┼čmiyordu. O monoton ses, z─▒mpara k├ó─č─▒d─▒ gibi zaman─▒, hatta insan─▒n bilincini t├Ârp├╝l├╝yordu sanki. ├çevremdeki di─čer yolcular pencerelerinin perdelerini iyice kapatm─▒┼č, koltuklar─▒nda b├╝z├╝┼č├╝p uykuya dalm─▒┼člard─▒. Galiba, yaln─▒z ┼čof├Âr ve ben uyan─▒kt─▒k. Hep birlikte, ad─▒m ad─▒m ama hissizce, var─▒┼č yerimize do─čru ilerliyorduk. Bo─čaz─▒m kurumu┼čtu, s─▒rt ├žantam─▒n cebinden pet su ┼či┼česini ├ž─▒kar─▒p art─▒k iyice ─▒l─▒m─▒┼č olan suyu i├žtim. Ayn─▒ cepten sodal─▒ kraker kutusunu ├ž─▒kararak, a─čz─▒ma birka├ž kraker att─▒m. Sodal─▒ krakerin a─čz─▒m─▒n i├žinde yay─▒lan tad─▒n─▒ ├Âzlemi┼č gibiydim. Kol saatim 4.32’yi g├Âsteriyordu. G├╝n├╝ ve tarihi de ├Âylesine kontrol ettim. O say─▒lar, evden ayr─▒lmam─▒n ├╝zerinden on ├╝├ž saat ge├žti─čini g├Âsteriyordu. Zaman ne a┼č─▒r─▒ ilerlemi┼č ne de geri kalm─▒┼čt─▒. Halen do─čum g├╝n├╝m├╝n i├žindeydim. Yeni ya┼čam─▒m─▒n…

Ko┼čmasayd─▒m Yazamazd─▒m / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 29 Temmuz 2018

Ko┼čmasayd─▒m Yazamazd─▒m Ko┼čmasayd─▒m Yazamazd─▒m’dan… 14 A─čustos, Pazar. Sabah saatlerinde MDÔÇÖden Carla Thomas ve Otis Redding m├╝zikleri dinleyerek 1 saat 15 dakika ko┼čtum. ├ľ─čleden sonra spor salonunun havuzunda 1.300 metre y├╝z├╝p, ak┼čam├╝zeri sahile giderek y├╝zmeye devam ettim. Sonras─▒nda Hanalea kasabas─▒n─▒n giri┼či yak─▒nlar─▒ndaki Dolphin RestaurantÔÇÖta biram─▒ i├žip, bal─▒k yedim. Walu dedikleri beyaz etli bir bal─▒kt─▒ yedi─čim. K├Âm├╝r ─▒zgaras─▒nda pi┼čirtip, ├╝zerine soya sosu ekledim. Yan─▒nda da k─▒zaym─▒┼č sebze vard─▒. Bir de kocaman bir salata taba─č─▒ ikram olarak geldi. A─čustos ay─▒n─▒n ba┼č─▒ndan beri, bug├╝ne kadar 150 kilometre ko┼čtum. Her g├╝n d├╝zenli ko┼čmaya ba┼člamam─▒n ├╝zerinden ├žok uzun zaman ge├žti. Net olarak s├Âylemek gerekirse 1982 y─▒l─▒n─▒n sonbahar─▒yd─▒. Ben o s─▒ralarda 33 ya┼č─▒ma girmi┼čtim. Bu tarihten k─▒sa s├╝re ├Âncesine kadar Sendagaya ─░stasyonu yak─▒nlar─▒nda caz bar tarz─▒ bir yer i┼čletiyordum. ├ťniversiteden ├ž─▒kt─▒ktan sonra hemen (asl─▒nda ├Âyle ├žok part-time i┼č yap─▒yordum ki baz─▒ ders kredilerini sonraya b─▒rakm─▒┼čt─▒m, bu y├╝zden ├Â─črencilik y─▒llar─▒mdan itibaren demem gerekir ger├ži) Kokubunci ─░stasyonuÔÇÖnun g├╝ney ├ž─▒k─▒┼č─▒ndaki bu yeri i┼čletmeye ba┼člad─▒m ve ├╝├ž y─▒l sonra binada tadilat yap─▒laca─č─▒ i├žin Tokyo merkezine ta┼č─▒d─▒m. Asla b├╝y├╝k bir yer say─▒lmazd─▒, ama o kadar k├╝├ž├╝k de de─čildi. Kuyruklu piyano konulabilen, ucu ucuna da olsa be┼čli grubun m├╝zik yapabilece─či bir i┼čletmeydi. ├ľ─členleri kahve servisi yap─▒l─▒yor, ak┼čamlar─▒ bar haline geliyordu. Yiyecek olarak idare…

─░mkans─▒z─▒n ┼×ark─▒s─▒ / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 28 Temmuz 2018

─░mkans─▒z─▒n ┼×ark─▒s─▒ ─░mkans─▒z─▒n ┼×ark─▒s─▒’ndan… Yaz tatilinde, ├╝niversite, g├╝venlik g├╝├žlerinin duruma el koymas─▒n─▒ istedi; onlar da barikatlar─▒ y─▒k─▒p i├žeri s─▒─č─▒nm─▒┼č olan ├Â─črencilerin t├╝m├╝n├╝ tutuklad─▒lar. O d├Ânem i├žin bu, ola─čan├╝st├╝ bir durum de─čildi; ├ž├╝nk├╝ hemen hemen her yerde ayn─▒ ┼čeyler olmaktayd─▒. Bizim ├╝niversite kapat─▒lmad─▒. ├çok y├╝ksek miktarda para yat─▒r─▒lm─▒┼čt─▒ ve ├╝niversite, birka├ž ├Â─črencinin eylemine ├Âyle kolay kolay teslim olmazd─▒. Ayr─▒ca, barikatlar─▒ kuranlar─▒n niyeti de ├╝niversitenin kapat─▒lmas─▒ de─čildi. Sadece ├╝niversitenin ger├žekle┼čtirmek istedi─či baz─▒ giri┼čimlerde de─či┼čiklik yap─▒lmas─▒n─▒ istiyorlard─▒, ama benim hi├ž umurumda de─čildi. Bu y├╝zden boykota son verildi─či zaman, ├Âyle ├Âzel olarak duygulan─▒p sevinmedim. Eyl├╝lde ├╝niversiteyi y─▒k─▒lm─▒┼č bulmak umuduyla geldim, ama bir ┼čey olmam─▒┼čt─▒. Kitapl─▒k ya─čma edilmemi┼č, profes├Ârlerin oturdu─ču salonun alt─▒ ├╝st├╝ne getirilmemi┼čti ve ├Â─črencilerin bulundu─ču bina da ate┼če verilmemi┼čti. ├ľ─črenciler acaba ne yapm─▒┼č diye, merak ediyordum do─črusu. Boykota son verilip de dersler polis g├Âzetiminde yeniden ba┼člay─▒nca derse ilk girenler, boykotun liderleri oldu. Hi├žbir ┼čey olmam─▒┼č gibi s─▒n─▒flara giriyorlar, not tutuyorlar ve yoklama yap─▒l─▒nca buraday─▒m, diye yan─▒t veriyorlard─▒. Ger├žekten garipti. ├ç├╝nk├╝ boykot k─▒r─▒lm─▒┼čt─▒, hi├ž kimse sona ermesine karar vermemi┼čti ki. ├ťniversite, barikatlar─▒ y─▒ks─▒nlar diye polisin i├žeri girmesine izin vermi┼čti, ama ilke olarak, eylem s├╝rmekteydi. Boykot oylamas─▒ yap─▒l─▒p ba┼člat─▒ld─▒─č─▒nda ate┼čli konu┼čmalar yapan ve boykota kar┼č─▒ ├ž─▒kan ├Â─črencileri azarlayanlar onlard─▒. Gidip onlar─▒ buldum ve neden boykotu…

Peter Schlemihl’in Garip Hikayesi / Adelbert von Chamisso
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Temmuz 2018

Peter Schlemihl’in Garip Hikayesi Peter Schlemihl’in Garip Hikayesi’nden… Sonunda yeniden kendime geldim ve art─▒k yapacak hi├žbir i┼čimin olmad─▒─č─▒ bu yerden ayr─▒lmaya can att─▒m. ├ľnce ceplerimi alt─▒nla doldurdum, sonra kesenin kaytanlar─▒n─▒ boynuma s─▒k─▒ca ba─člad─▒m ve onu koynuma saklad─▒m, kimsenin dikkatini ├žekmeden parktan ├ž─▒kt─▒m, caddeye ula┼čt─▒m ve kentin yolunu tuttum. D├╝┼č├╝ncelere dalm─▒┼č olarak kentin kap─▒s─▒na do─čru giderken arkamdan birinin ba─č─▒rd─▒─č─▒n─▒ duydum: “Gen├ž efendi! Hey, gen├ž efendi… Dinlesenize!” D├Ân├╝p bakt─▒m, ya┼čl─▒ bir kad─▒n bana sesleniyordu: “Gen├ž efendi, dikkat edin, g├Âlgenizi yitirmi┼čsiniz!” “Te┼čekk├╝r ederim, anac─▒─č─▒m” diyerek bu iyi niyetli ├Â─č├╝d├╝nden dolay─▒ kendisine bir alt─▒n f─▒rlatt─▒m ve a─ča├žlar─▒n alt─▒na girerek y├╝r├╝meye ba┼člad─▒m. Kentin kap─▒s─▒nda n├Âbet├žinin: “Efendi g├Âlgesini nereye b─▒rakm─▒┼č?” dedi─čini ve hemen biraz sonra da birka├ž kad─▒n─▒n: “Aman Tanr─▒m! Zavall─▒ adam─▒n g├Âlgesi yok!” diye konu┼čtuklar─▒n─▒ duydum. Bunlar can─▒m─▒ s─▒kmaya ba┼člad─▒ ve ben g├╝ne┼če ├ž─▒kmaktan ┼čiddetle ├žekinir oldum. Ancak bu, her yerde m├╝mk├╝n olmuyordu, ├Ârne─čin ┼čanss─▒zl─▒─č─▒m y├╝z├╝nden tam erkek ├žocuklar─▒n─▒n okuldan ├ž─▒kt─▒─č─▒ saatte bir yan─▒ndan ├Âb├╝r yan─▒na ge├žmek zorunda kald─▒─č─▒m anacaddede… Tanr─▒ belas─▒n─▒ veresi kambur bir yumurcak, h├ól├ó g├Âzlerimin ├Ân├╝ndedir, benim g├Âlgemin bulunmad─▒─č─▒n─▒ hemen fark etti, b├╝y├╝k bir ├ž─▒─čl─▒k kopararak beni bu d─▒┼č mahallenin b├╝t├╝n edebiyat├ž─▒ sokak ├žocuklar─▒na haber verdi, onlar da derhal beni ele┼čtiri ya─čmuruna tutup ├žirkefe bo─čmaya ba┼člad─▒lar. “Do─čru d├╝r├╝st insanlar g├╝ne┼če ├ž─▒kt─▒klar─▒ zaman…

Ha┼članm─▒┼č Harikalar Diyar─▒ ve D├╝nyan─▒n Sonu / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Temmuz 2018

Ha┼članm─▒┼č Harikalar Diyar─▒ ve D├╝nyan─▒n Sonu Ha┼članm─▒┼č Harikalar Diyar─▒ ve D├╝nyan─▒n Sonu’ndan… ┼×ehrin merkezi eski k├Âpr├╝n├╝n kuzeyinde kalan yar─▒m daire ┼čekilli meydand─▒. O yar─▒m dairenin kopuk k─▒sm─▒, yani dairenin di─čer yar─▒s─▒ ─▒rma─č─▒n g├╝ney taraf─▒nda kal─▒yordu. ─░ki yar─▒m daire kuzey meydan─▒ ve g├╝ney meydan─▒ diye adland─▒r─▒larak, bir ├žift gibi d├╝┼č├╝n├╝l├╝yordu ama ger├žekte, bu iki meydan─▒ g├Ârenlerin ├╝zerinde b─▒rakt─▒klar─▒ izlenim a├ž─▒s─▒ndan birbirine tamamen z─▒t denilebilecek ├Âl├ž├╝de farkl─▒yd─▒lar. Kuzey meydan─▒nda ┼čehrin t├╝m sessizli─či oraya doluyormu┼č├žas─▒na tuhaf, a─č─▒r bir hava hissediliyordu. Orayla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda g├╝ney meydan─▒nda hissedilebilecek hi├žbir ┼čey yoktu. Orada h├ókim olan, son derece anlams─▒z, bo┼čluk hissine yak─▒n bir havayd─▒, o kadar. K├Âpr├╝n├╝n kuzey taraf─▒yla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda evlerin say─▒s─▒ da azd─▒; ├ži├žeklikler ve ta┼č d├Â┼čeme yol da bak─▒ms─▒zd─▒. Kuzey meydan─▒n─▒n ortas─▒nda, b├╝y├╝k bir saat kulesi g├Â─č├╝ delercesine y├╝kseliyordu. Daha do─čru nitelemek gerekirse, saat kulesinden ziyade, saat kulesi havas─▒ veren bir cisim olarak ifade etmek, belki de daha do─čru olur. ├ç├╝nk├╝ saatin ibreleri belirli bir noktada durmu┼č, saat kulesi esas─▒nda yerine getirmesi gereken i┼člevi ├žoktan bir kenara b─▒rakm─▒┼čt─▒. Kule d├Ârtgen ┼čekilliydi; her bir y├╝zeyi d├Ârt anay├Âne bak─▒yor, y├╝kseldik├že inceliyordu. En tepesinde, d├Ârt y├╝zeyde birer saat vard─▒ ve o sekiz ibrenin her biri 10.35ÔÇÖi g├Âsterecek ┼čekilde hi├ž k─▒m─▒ldamadan duruyordu. Kadranlar─▒n hemen alt─▒ndaki pencereye bak─▒l─▒rsa kulenin i├ži bo┼čtu…

1Q84 / Haruki Murakami
Yabanc─▒ Edebiyat / 26 Temmuz 2018

1Q84 1Q84’ten… Aomame ayakkab─▒s─▒z halde dar acil durum merdivenlerinden inmeyi s├╝rd├╝r├╝yordu. Etraf─▒ a├ž─▒k merdivenlerin aral─▒klar─▒ndan r├╝zg├ór u─čultular ├ž─▒kararak esiyordu. Mini ete─či dard─▒, ama yine de, arada s─▒rada a┼ča─č─▒dan gelen r├╝zg├ór ete─čini yat yelkeni gibi ┼či┼čirip de, v├╝cudunu yukar─▒ kald─▒racak gibi olunca tedirgin oluyordu. Korkuluk niyetine konmu┼č boruyu ├ž─▒plak eliyle s─▒k─▒ca kavram─▒┼č, basamak basamak a┼ča─č─▒ya do─čru ilerledi. Arada s─▒rada y├╝z├╝n├╝ kapatan sa├žlar─▒n─▒ d├╝zeltip, omzuna ├žaprazlama ast─▒─č─▒ ├žantas─▒n─▒n yerini ayarl─▒yordu. A┼ča─č─▒dan 246. Devlet Karayolu ge├žiyordu. Motor g├╝r├╝lt├╝s├╝ ve korna sesleri, arabalar─▒n g├╝venlik alarmlar─▒n─▒n ├ž─▒nlamalar─▒, sa─čc─▒ propaganda arabas─▒ndan y├╝kselen eski mar┼člar, bir yerlerde duvar y─▒kan vin├ž ├žekici… ┼×ehrin olabilecek her t├╝rl├╝ g├╝r├╝lt├╝s├╝ etraf─▒n─▒ kaplam─▒┼čt─▒. G├╝r├╝lt├╝ her y├Ânden, ├ževresindeki 360 derecelik alandan ├╝zerine y├╝kleniyor, sonra r├╝zg├óra kap─▒l─▒p gidiyordu. Bu g├╝r├╝lt├╝leri dinledik├že (pek de dinlemek istemiyordu ger├ži ama kulaklar─▒n─▒ kapatabilecek durumda da de─čildi) gitgide deniz tutmas─▒ gibi bir hisse kap─▒ld─▒. Merdivenlerden bir s├╝re daha inince, otobana do─čru y├╝kselen d├╝z koridoru fark etti. Aksi y├Ânde de koridor a┼ča─č─▒ do─čru iniyordu. Etraf─▒ a├ž─▒k merdivenlerin alt─▒ndaki yolun kar┼č─▒ taraf─▒nda be┼č katl─▒ bir apartman vard─▒. Kahverengi fayans tu─člalarla kapl─▒, olduk├ža yeni bir binayd─▒. Binan─▒n ├Ân cephesi ondan tarafa bak─▒yordu, ama pencereleri ya perde ya da g├╝ne┼čliklerle kapat─▒lm─▒┼čt─▒. Acaba ne t├╝r bir mimar, Ba┼čkent Otoban─▒ ile burun buruna bir yere…

├ľl├╝ Ruhlar / Abbas Maroufi
Yabanc─▒ Edebiyat / 25 Temmuz 2018

├ľl├╝ Ruhlar ├ľl├╝ Ruhlar’dan… Ruhsuz duman, eskiden kervansaray olan kuruyemi┼č├žiler ├žar┼č─▒s─▒n─▒n konik k├╝mbetleri alt─▒ndan hareket ederek tarihi binan─▒n e┼či─činden d─▒┼čar─▒ya s├╝z├╝l├╝yordu. Kervansaray─▒n sonunda oturan birka├ž hamal, ya─čl─▒ tenekede a─ča├ž yak─▒yor ve e─čer cesaret ederlerse bazen de ellerini, ├ťzerlerindeki battaniyenin alt─▒ndan ├ž─▒kararak ├žekirdek k─▒r─▒yorlard─▒. Hemen arkalar─▒ndaki mezara benzeyen yerde duran ki┼čilerse kuruyemi┼č makinesinde ay ├žekirde─či kavuruyordu. Duman ve sis birbirine kar─▒┼čm─▒┼č, kar ya─č─▒┼č─▒ ise o an i├žin durmu┼čtu. G├Âme├žli sobalar dahil t├╝m ─▒┼č─▒klar yan─▒yordu. Kervansaray uzaktan sislere bo─čulmu┼č k├╝├ž├╝k bir k├Ây├╝ and─▒r─▒yordu. Kuruyemi┼č├žiler ├žar┼č─▒s─▒n─▒n orta k─▒sm─▒na yak─▒n ÔÇťMuteber Kuruyemi┼č├žilikÔÇÖÔÇÖ d├╝kkan─▒nda iki adam oturmu┼č, masa ├╝zerindeki soban─▒n s─▒cakl─▒─č─▒yla ─▒s─▒nmaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Masan─▒n arkas─▒nda ÔÇťOrhan OrhaniÔÇŁ vard─▒, hemen yan─▒nda ise ÔÇťBek├ži AyazÔÇŁ oturuyordu. Her Per┼čembe d├╝kkana gelen Bek├ži Ayaz i├žeride buldu─ču en b├╝y├╝k sandalyenin ├╝zerine oturur, ayaklar─▒n─▒ da k├╝├ž├╝k taburenin ├╝zerine atard─▒. Yaz k─▒┼č demeden s├╝rekli aln─▒na d├╝┼čen terleri silerdi. Oturmak i├žin c├╝ssesine uygun bir sandalye bulamayacak olsa koca bir ├žekirdek ├žuval─▒n─▒n ├╝zerine adeta ├ž├Âkerdi. ÔÇťBu koca g├Âvdemle ┼ču k├╝├ž├╝c├╝k sandalyeye nas─▒l s─▒─čar─▒m can─▒m?ÔÇŁ derdi s├╝rekli. ─░sterse, t├╝m o sayg─▒nl─▒─č─▒na ra─čmen babay─▒ bile rahat├ža iki parma─č─▒yla kald─▒r─▒p tavandan sarkan ├žengellere asabilirdi. ─░ri, tombulca bir y├╝z├╝ vard─▒. Kafas─▒ ise y├╝z├╝n├╝n aksine biraz daha minyon g├Âr├╝n├╝ml├╝yd├╝. Sol yana─č─▒ ├╝zerinde ├žukurla┼čm─▒┼č duran yara onun da y├╝z├╝n├╝ di─čerlerininki…

Kozmik Haydutlar / A.C. Weisbecker
Yabanc─▒ Edebiyat / 25 Temmuz 2018

Kozmik Haydutlar Kozmik Haydutlar’dan… En az─▒ndan hava g├╝zeldi, ger├ži hava her zaman g├╝zel oluyordu. 28 derece, Kuzeydo─čudan saatte 15 ila 20 deniz mili h─▒zla esen alize r├╝zg├ór─▒, g├╝ne┼čin asla ├Ân├╝ne ge├žmeyen birka├ž k├╝me bulut. Yer Britanya Bat─▒ Hint Adalar─▒ÔÇÖndaki AntiguaÔÇÖyd─▒, ne g├╝nlerdi. Yani. Arkada┼člar─▒m ve gemi yolda┼člar─▒m Robert ve Jim ─░ngiliz Liman─▒ AdmiralÔÇÖs InnÔÇÖde oturmu┼č Mount Gay romunun ├╝├ž├╝nc├╝ ┼či┼česiyle me┼čgulken KolombiyaÔÇÖya yapt─▒─č─▒m─▒z son deniz yolculu─čunda ters giden ┼čeyin ne oldu─čunu bulmaya ├žal─▒┼č─▒yorduk. Teknemizi ve 5.000 kiloluk esrar─▒ kaybetmekle sonu├žlanan bir yolculuktu. Ara s─▒ra bizimle ├žal─▒┼čm─▒┼č, oral─▒ biri olan Cap oturup romdan koca bir yudumu mideye indirdi. G├╝ne┼č g├Âzl├╝klerimi ayarlay─▒p LoopieÔÇÖnin yirmi be┼č metrelik trimaran Trick’e do─čru k├╝rek ├žeki┼čini seyrettim. Bu tekne ─░sve├žli sarho┼č bir m├╝rettebatla daha yeni gayri resmi bir transatlantik h─▒z rekoru k─▒rm─▒┼čt─▒. Yeni rekor h├ól├ó ge├žerli fakat teknedeki hi├ž kimse hangi adaya vurduklar─▒n─▒ anlayacak kadar ay─▒k kalm─▒yordu. Hedefleri BarbadosÔÇÖmu┼č, birka├ž mil g├╝neyde. LoopieÔÇÖnin birka├ž y─▒l ├Âncesinde Contrabandista (ka├žak├ž─▒) kariyerini b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ hat─▒rl─▒yorum. Bir yandan k─▒z arkada┼č─▒na el sallamaya ├žal─▒┼č─▒rken bir yandan da yelkeni kald─▒ray─▒m derken ana ├ž├Ârdek vincinin koluyla kafas─▒n─▒ yard─▒─č─▒nda daha limandayd─▒k. ÔÇťAyy, mon, ayy, mon,ÔÇŁ dedi bilincini yitirmeden. Uzun yolculuk ona g├Âre de─čildi, biz de onu yak─▒t iskelesinin ├╝zerine att─▒k, ├Ân yelkeni a├žt─▒k ve ┼čalopay─▒ Jos├ę…

G├╝vercinin Kanatlar─▒ / Henry James
Yabanc─▒ Edebiyat / 25 Temmuz 2018

G├╝vercinin Kanatlar─▒ G├╝vercinin Kanatlar─▒’ndan… Tekrar bir araya geldiklerinde Milly, Tauchnitz’in ├╝zerine karalanm─▒┼č nottan s├Âz etmedi; bunun ├╝zerine Mrs. Stringham kitab─▒n yan─▒nda olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝. B─▒rakt─▒─č─▒ yerde unutmu┼č, muhtemelen bir daha da hat─▒rlamayacakt─▒. Arkada┼č─▒ bu durumda onun pe┼činden gitti─čini hi├ž s├Âylememeye karar verdi hemen; daha d├Âneli be┼č dakika olmam─▒┼čken, Milly unutkanl─▒─č─▒n─▒n ele verdi─či kayg─▒y─▒ ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ bi├žimde dile getirdi. “Ne olur benden nefret etmeyin, ama asl─▒nda…” Daha Milly c├╝mlesine ba┼člad─▒─č─▒nda Mrs. Stringham Milly’nin akl─▒ndan ge├žebilecek her ┼čeyi d├╝┼č├╝nm├╝┼č ve derhal ba┼č─▒yla onaylayarak gen├ž k─▒z─▒n g├Âr├╝n├╝r ┼čekilde rahatlamas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒. “Burada kalmak istemiyorsun ÔÇô yola devam etmek istiyorsun, de─čil mi? ├ľyleyse yar─▒n ┼čafakla birlikte yola ├ž─▒kar─▒z ÔÇô ya da istedi─čin kadar erken bir saatte, ama ┼ču anda yola ├ž─▒kmak i├žin epey ge├ž.” K─▒z─▒n as─▒l istedi─činin alelacele yollara d├╝┼čmek oldu─čunu ┼čaka yollu s├Âyledi─čini belirtmek i├žin g├╝l├╝msedi. “Burada mola vermeye ben zorlad─▒m seni,” diye ekledi, “bunu hak ettim.” Milly genelde arkada┼č─▒n─▒n ┼čakalar─▒na i├žtenlikle g├╝lerdi, ama bu kez biraz dalg─▒n kar┼č─▒l─▒k verdi. “Evet, do─čru, zorluyorsunuz beni.” B├Âylece, hi├žbir tart─▒┼čma olmadan, sabah yola devam etmeyi kararla┼čt─▒rd─▒lar. Gen├ž turistin konunun ayr─▒nt─▒lar─▒yla ilgisi ÔÇôdi─čerinin her yere s├╝r├╝klenmeye raz─▒ oldu─čunu belirtmesine ra─čmenÔÇô neredeyse bir anda kayboldu; bununla birlikte ak┼čam yeme─čine kadar, ├Ânlerinde uzanan sonsuz se├ženek aras─▒nda gidebilecekleri bir yer d├╝┼č├╝nece─čine s├Âz verdi…

Daisy Miller / Henry James
Yabanc─▒ Edebiyat / 24 Temmuz 2018

Daisy Miller Daisy Miller’dan… Winterbourne, Daisy MillerÔÇÖa, onu teyzesi Bayan Costello ile tan─▒┼čt─▒raca─č─▒ vaadinde bulunarak ger├žekle┼čmesi pek m├╝mk├╝n olmayan bir ┼čey i├žin s├Âz vermi┼čti. Ya┼čl─▒ bayan─▒n ba┼č a─čr─▒lar─▒ ge├žer ge├žmez Winterbourne onu apartman─▒nda ziyarete gitti ve sa─čl─▒─č─▒yla ilgili birka├ž sorudan sonra otelde bir anne, k─▒z─▒ ve k├╝├ž├╝k o─člundan olu┼čan Amerikal─▒ bir ailenin dikkatini ├žekip ├žekmedi─čini sordu. ÔÇťBir de u┼čaklar─▒ var de─čil mi?ÔÇŁ dedi Bayan Costello. ÔÇťEvet, dikkatimi ├žekti, onlar─▒ g├Ârd├╝m, duydum ve uzak durdum.ÔÇŁ Bayan Costello y├╝ksek s─▒n─▒fa mensup, hali vakti yerinde bir duldu. Bu korkun├ž ba┼č a─čr─▒lar─▒n─▒ s─▒kl─▒kla ├žekmiyor olsayd─▒, gen├žli─činde, etraf─▒na b├╝y├╝k ihtimalle ├žok daha derin bir etki b─▒rakm─▒┼č olaca─č─▒n─▒ ima eder dururdu. Uzun soluk y├╝zl├╝, kalk─▒k burunlu ve ba┼č─▒n─▒n ├╝zerinde b├╝y├╝k buklelerle toplad─▒─č─▒ olduk├ža g├╝r, bembeyaz sa├žlar─▒ olan bir kad─▒nd─▒. O─čullar─▒ndan evli olan ikisi New YorkÔÇÖta, di─čeri ise ┼ču an AvrupaÔÇÖda ya┼č─▒yordu. Bu gen├ž adam HamburgÔÇÖda g├╝n├╝n├╝ g├╝n etmekle fazlas─▒yla me┼čguld├╝; bir├žok ┼čehri gezmesine ra─čmen annesinin, ziyaret etmek i├žin tercih etti─či ┼čehirlere ├žok nadiren u─čruyordu; bu y├╝zden VeveyÔÇÖe ├Âzellikle kendisini g├Ârmeye gelen ye─čeni, yak─▒nlar─▒m diye bahsetti─či ki┼čilerden ├žok daha d├╝┼č├╝nceliydi. Winterbourne, CenovaÔÇÖda insan─▒n teyzesine kar┼č─▒ her zaman ilgili olmas─▒ gerekti─či fikrini edinmi┼čti. Bayan Costello, ye─čenini uzun y─▒llar g├Ârmemi┼čti ve gen├ž adam─▒n ziyaretinden duydu─ču memnuniyeti, AmerikaÔÇÖn─▒n ba┼čkentinde b├╝y├╝k…

Bulut Atlas─▒ / David Mitchell
Yabanc─▒ Edebiyat / 6 Temmuz 2018

Bulut Atlas─▒ Bulut Atlas─▒’ndan… D├Ârt, be┼č, hay─▒r, Tanr─▒m, alt─▒ yaz ├Ânce, ─▒┼č─▒l ─▒┼č─▒l bir g├╝nbat─▒m─▒nda kenar─▒nda olgun atkestanesi ve filbahri a─ča├žlar─▒ olan bir Greenwich caddesinde, zarafet i├žinde y├╝r├╝d├╝m. O Regency evleri Londra’n─▒n en pahal─▒ m├╝lkleri aras─▒nda ama bu evlerden birine sahip olursan, de─čerli Okuyucu, derhal sat, sak─▒n o evde oturma. Bunlara benzer evler, sahiplerinin kafay─▒ yemesine sebep olan kara bir efsun yayar. Bu kurbanlardan biri, Rodezya polis kuvvetlerinin eski amiri, s├Âz konusu ak┼čam bana otobiyografisini d├╝zenlemem ve basmam i├žin en az kendisi kadar dolgun bir ├žek yazm─▒┼čt─▒. Zarafetim k─▒smen bu ├žeke, k─▒smen say─▒s─▒z trajediyi basit yanl─▒┼č anla┼č─▒lmalara d├Ân├╝┼čt├╝ren sihirli bir iksire, Duruzoi ├╝z├╝m ba─č─▒ndan gelen 1983 Chablis ┼čarab─▒na dayan─▒yordu. Fahi┼če Barbi gibi giyinmi┼č ├╝├ž gen├ž k─▒z kald─▒r─▒m─▒ tamamen kaplam─▒┼č halde y├╝r├╝yerek bana yakla┼čt─▒lar. ├çarp─▒┼čmamak i├žin yola indim. Ama yan yana geldi─čimizde soluk renkli, buzlu lolipoplar─▒n─▒n k├ó─č─▒tlar─▒n─▒ par├žalad─▒lar ve yere att─▒lar. Hissetti─čim esenlik bir anda yerle bir olmu┼čtu. Yani, hemen yan─▒m─▒zda ├ž├Âp kutusu vard─▒! Tiksinti ─░├žindeki Vatanda┼č Tim Cavendish su├žlulara, “Onlar─▒ yerden almal─▒s─▒n─▒z” diye seslendi. Kahkahayla kar─▒┼č─▒k bir “Yoksa naapars─▒n?” laf─▒ s─▒rt─▒m─▒ s─▒y─▒r─▒p ge├žti. Kahrolas─▒ di┼či maymunlar. “Bir ┼čey yapmaya niyetim yok” dedim omzumun ├╝st├╝nden, ‘Yaln─▒zca dedim ki…” Dizlerim b├╝k├╝ld├╝ ve kald─▒r─▒m yanak kemi─čimi ├žatlatt─▒; ac─▒ kendisi d─▒┼č─▒nda her ┼čeyi silip…

Tatar ├ç├Âl├╝ / Dino Buzatti
Yabanc─▒ Edebiyat / 5 Temmuz 2018

Tatar ├ç├Âl├╝ Tatar ├ç├Âl├╝’nden… Aniden geceye yakaland─▒─č─▒nda, Giovanni Drogo h├ól├ó yol al─▒yordu. Vadi daralm─▒┼č, kale, da─člar─▒n kaim perdesi ard─▒nda yok olmu┼čtu. Tek bir ─▒┼č─▒k, en ufak bir gece ku┼čunun ├ž─▒─čl─▒─č─▒ dahi yoktu; yaln─▒zca ara s─▒ra uzaklardaki bir suyun ├ža─č─▒lt─▒s─▒ duyuluyordu. Drogo aniden seslenmeye ├žal─▒┼čt─▒ ama yank─▒n─▒n kendisine iade etti─či seste d├╝┼čmanca bir t─▒n─▒ vard─▒. At─▒n─▒, yol kenar─▒nda, hayvan─▒n ot bulabilece─či bir a─ča├ž dibine ba─člad─▒. Sonra, s─▒rt─▒n─▒ a─čaca vererek oturdu, katetmesi gereken yolu, rastlayaca─č─▒ ki┼čileri, gelecekteki ya┼čam─▒n─▒ d├╝┼č├╝nerek ve t├╝m bu d├╝┼č├╝nceler aras─▒nda kendisini sevindirecek hi├žbir ├Â─čeye rastlamaks─▒z─▒n uykuyu beklemeye koyuldu. Arada bir, at─▒, tuhaf ve tats─▒z bi├žimde yeri tepiyordu. Sabaha kar┼č─▒, Giovanni yeniden yola koyuldu─čunda, vadinin kar┼č─▒ yamac─▒nda, yakla┼č─▒k ayn─▒ y├╝kseklikte ba┼čka bir yolun oldu─čunu fark etti ve bir s├╝re sonra o yolda bir ┼čeyin hareket etti─čini g├Ârd├╝. G├╝ne┼č hen├╝z o hizaya kadar y├╝kselmemi┼čti ve yarlar─▒ dolduran dumanlar iyi se├žmesini engelliyordu. Yine de Drogo h─▒zlanarak o ┼čeyle ayn─▒ hizaya gelmeyi ba┼čard─▒ ve bunun bir adam, atl─▒ bir subay oldu─čunu fark etti. Nihayet kendisi gibi bir adam, birlikte g├╝l├╝p ┼čakala┼čabilece─či, kendilerini bekleyen ya┼čamdan s├Âz edebilece─či, avc─▒l─▒ktan, kad─▒nlardan, ┼čehirden; ┼ču anda DrogoÔÇÖnun g├Âz├╝nde ├žok ├žok uzak bir d├╝nyaya g├Âm├╝lm├╝┼č olan ┼čehirden s├Âz edebilece─či dost bir varl─▒k bulmu┼čtu. Bu arada vadi giderek daral─▒yor,…

Lord Arthur Savile’in Su├žu / Oscar Wilde
Yabanc─▒ Edebiyat / 4 Temmuz 2018

Lord Arthur Savile’in Su├žu Lord Arthur Savile’in Su├žu’ndan… Bir ├Â─čleden sonra, Caf├ę de la PaixÔÇÖde d─▒┼čarda oturmu┼č, Paris ya┼čam─▒n─▒n ihti┼čam─▒yla peri┼čanl─▒─č─▒n─▒ seyreder, vermutumu i├žip ├Ân├╝mden ge├žen azamet ile sefaletin tuhaf manzaras─▒n─▒ d├╝┼č├╝n├╝rken, birisinin ad─▒m─▒ seslendi─čini duydum. Arkama d├Ând├╝m ve Lord MurchisonÔÇÖu g├Ârd├╝m. Kolejde birlikte oldu─čumuzdan bu yana, neredeyse on y─▒ld─▒r g├Âr├╝┼čmemi┼čtik, bu y├╝zden onunla yeniden kar┼č─▒la┼čmaktan sevin├ž duydum ve hararetle el s─▒k─▒┼čt─▒k. OxfordÔÇÖda ├žok iyi arkada┼čt─▒k. Onu ├žok severdim, ├Âyle yak─▒┼č─▒kl─▒, ├Âyle hayat dolu, ├Âyle namuslu biriydi ki aram─▒zda onun hakk─▒nda, ÔÇťher zaman do─čruyu s├Âylemek gibi bir huyu olmasa, ondan daha iyi arkada┼č bulunmaz,ÔÇŁ derdik, yine de ├Âyle san─▒yorum ki ona bu kadar hayran olmam─▒z─▒n ger├žek sebebi daha ├žok d├╝r├╝stl├╝─č├╝yd├╝. Arkada┼č─▒m─▒n epeyce de─či┼čmi┼č oldu─čunu fark ettim. Endi┼čeli ve ┼ča┼čk─▒n bir hali vard─▒, sanki ┼č├╝phe i├žinde gibiydi. Bunun bir modern ┼č├╝phecilik vakas─▒ olamayaca─č─▒n─▒ hissettim, ├ž├╝nk├╝ Murchison, ToryÔÇÖlerin en sa─člam─▒yd─▒ ve Lordlar KabinesiÔÇÖne nas─▒l inan─▒yorsa TevratÔÇÖ─▒n ilk be┼č kitab─▒na da ├Âyle sa─člam bir ┼čekilde inan─▒rd─▒; bu y├╝zden nedenin bir kad─▒n oldu─čuna karar verdim ve evlenip evlenmedi─čini sordum. ÔÇťKad─▒nlar─▒ yeterince iyi anlam─▒yorum,ÔÇŁ diye yan─▒tlad─▒. ÔÇťSevgili Gerald,ÔÇŁ dedim, ÔÇťkad─▒nlar sevilmek i├žindir, anla┼č─▒lmak i├žin de─čil.ÔÇŁ ÔÇťG├╝venemedi─čim bir ┼čeyi sevemem,ÔÇŁ diye kar┼č─▒l─▒k verdi. ÔÇťGaliba hayat─▒nda gizemli bir ┼čey var,ÔÇŁ dedim, sesimi y├╝kselterek, ÔÇťbana ondan s├Âz et.ÔÇŁ…

Dorian Gray’in Portresi / Oscar Wilde
Yabanc─▒ Edebiyat / 4 Temmuz 2018

Dorian Gray’in Portresi Dorian Gray’in Portresi’nden… Ertesi g├╝n saat yar─▒mda Lord Henry Wotton, Curzon Soka─č─▒ÔÇÖndan ├ž─▒kt─▒, amcas─▒ Lord FermorÔÇÖu ziyaret etmek i├žin Albany OteliÔÇÖnin yolunu tuttu. Kimi dobra davran─▒┼člar─▒na kar┼č─▒ g├╝ler, s├Âyler, dost tutumlu bir ihtiyar olan Lord FermorÔÇÖdan belli bir ├ž─▒kar sa─člayamayan d├╝nya onu bencillikle su├žlard─▒. Oysa sosyete onu c├Âmert sayard─▒, ├ž├╝nk├╝ Lord Fermor kendini e─člendiren kimselerin karn─▒n─▒ doyururdu. Babas─▒, IsabellaÔÇÖn─▒n gen├žli─činde, daha Prim ak─▒lda bile yokken, Madrid B├╝y├╝kel├žili─či yapm─▒┼č, ne var ki Paris B├╝y├╝kel├žisi yap─▒lmay─▒nca tepesi atarak diplomasi mesle─činden ayr─▒lm─▒┼čt─▒. Lord Fermor, soyu, haylazl─▒─č─▒, haz─▒rlad─▒─č─▒ raporlar─▒, g├╝zel dili ve a┼č─▒r─▒ zevk, sefa d├╝┼čk├╝nl├╝─č├╝ nedeniyle bu g├Ârevi tam anlam─▒yla kendisinin hak etti─čini d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝. Babas─▒n─▒n sekreterli─čini yapan o─člu da onunla birlikte istifas─▒n─▒ vermi┼čti. Biraz aptall─▒k etti─či d├╝┼č├╝n├╝lm├╝┼čt├╝ o s─▒ralar. Birka├ž ay sonra babas─▒n─▒n unvan─▒ kendine kalan yeni Lord Fermor kendini, aristokrasinin o ┼čahane sanat─▒n─▒, yani t├╝m├╝yle bo┼č gezme sanat─▒n─▒ ciddi olarak incelemeye adam─▒┼čt─▒. Kent i├žinde iki kocaman evi vard─▒, ama daha az zahmetli oldu─ču i├žin bir otel dairesinde oturmay─▒ ye─čliyor, genellikle yemeklerini de orada yiyordu. Midland dolaylar─▒nda sahip oldu─ču k├Âm├╝r ocaklar─▒n─▒n y├Ânetimiyle az bu├žuk ilgileniyor, bu ├žabay─▒ g├Âstermekle ┼čan─▒na s├╝rd├╝─č├╝ lekeyi affettirmek i├žin, ÔÇťK├Âm├╝r├╝n tek bir yarar─▒ var: Kibar tabakaya kendi ┼č├Âminelerinde odun yakabilme ayr─▒cal─▒─č─▒n─▒ sa─čl─▒yor!ÔÇŁ diyordu. Siyasal a├ž─▒dan bir…

De Profundis / Oscar Wilde
Yabanc─▒ Edebiyat / 4 Temmuz 2018

De Profundis De Profundis’ten… Senden ├╝z├╝c├╝ haberler d─▒┼č─▒nda ne bir tek sat─▒r ne de bir mesaj almadan hapiste iki uzun y─▒l ge├žirmi┼č olmak d├╝┼č├╝ncesinin yaratt─▒─č─▒ ho┼čnutsuzlukla, uzun s├╝ren bo┼čuna bir bekleyi┼čten sonra, hem senin hem de kendi iyili─čim i├žin ben sana yazmaya karar verdim. ┼×anss─▒z ve son derece ac─▒kl─▒ dostlu─čumuz benim i├žin felaket ve rezaletle sonu├žland─▒─č─▒ halde, eski yak─▒nl─▒─č─▒m─▒z s─▒k s─▒k an─▒lar─▒mda canlan─▒yor; y├╝re─čimde bir zamanlar sevginin tuttu─ču yeri hep tiksinti, ac─▒ ve k├╝├ž├╝msemenin alaca─č─▒ d├╝┼č├╝ncesi bana ├╝z├╝nt├╝ veriyor. Vicdan─▒na kulak verirsen, ben hapishane hayat─▒n─▒n yaln─▒zl─▒─č─▒nda yatarken benden izinsiz mektuplar─▒m─▒ yay─▒mlamaktan, fikrimi sormadan bana ┼čiirler ithaf etmektense bana mektup yazman─▒n, d├╝nya senin bana hangi keder ya da tutku, pi┼čmanl─▒k ya da kay─▒ts─▒zl─▒k s├Âzleriyle yan─▒t verece─činden ya da yalvaraca─č─▒ndan habersiz olsa da, daha iyi oldu─čunu kabul edersin san─▒r─▒m. Hi├ž ku┼čkum yok ki, bu, yazmak zorunda oldu─čum, senin ve benim ya┼čam─▒m─▒za, ge├žmi┼če ve gelece─če, ac─▒ya d├Ân├╝┼čen g├╝zelliklere ve sevince d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lebilecek ac─▒lara ili┼čkin mektupta, gururunun en hassas noktalar─▒n─▒ incitecek ├žok ┼čey olacakt─▒r. Ger├žekten ├Âyle olursa mektubu tekrar tekrar, gururunu ├Âld├╝r├╝nceye kadar oku. Mektupta haks─▒z yere su├žland─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝ren bir ┼čey olursa insan─▒n haks─▒z yere su├žlanabilece─či bir hatan─▒n bulunmas─▒na ┼č├╝kretmesi gerekti─čini hat─▒rla. Mektubun bir tek b├Âl├╝m├╝nde bile g├Âzlerin dolarsa a─čla; t─▒pk─▒ bizlerin, g├╝nd├╝zlerin de geceler…

B├╝t├╝n Masallar B├╝t├╝n ├ľyk├╝ler / Oscar Wilde
Yabanc─▒ Edebiyat / 4 Temmuz 2018

B├╝t├╝n Masallar B├╝t├╝n ├ľyk├╝ler B├╝t├╝n Masallar B├╝t├╝n ├ľyk├╝ler’den… ÔÇťOna k─▒rm─▒z─▒ g├╝ller g├Ât├╝r├╝rsem benimle dans edece─čini s├Âyledi,ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒ gen├ž ├ľ─črenci, ÔÇťama bah├žemde tek bir k─▒rm─▒z─▒ g├╝l yok.ÔÇŁ P─▒rnal me┼česindeki yuvas─▒ndan B├╝lb├╝l duydu onu ve yapraklar─▒n aras─▒ndan ba┼č─▒n─▒ ├ž─▒kar─▒p bakt─▒ neler oluyor diye. ÔÇťBah├žemde hi├ž k─▒rm─▒z─▒ g├╝l yok!ÔÇŁ diye ba─č─▒rd─▒ ├ľ─črenci ve g├╝zel g├Âzleri ya┼člarla doldu. ÔÇťAh, nas─▒l da k├╝├ž├╝k ┼čeylere ba─čl─▒ a┼čk! Bilge ki┼čilerin a┼čk hakk─▒nda yazd─▒klar─▒ her ┼čeyi okudum, felsefenin b├╝t├╝n s─▒rlar─▒na sahibim, gene de bir k─▒rm─▒z─▒ g├╝l y├╝z├╝nden mahvoldu hayat─▒m.ÔÇŁ ÔÇť─░┼čte sonunda ger├žek bir ├ó┼č─▒k,ÔÇŁ dedi B├╝lb├╝l. ÔÇťGeceler boyu ┼čark─▒lar─▒mda onu s├Âyledim, onu hi├ž tan─▒madan: Geceler boyu onun hik├óyesini y─▒ld─▒zlara anlatt─▒m, ┼čimdi kar┼č─▒mda. Sa├žlar─▒ s├╝mb├╝ller kadar siyah, dudaklar─▒ arzulad─▒─č─▒ g├╝l kadar k─▒rm─▒z─▒; ama tutku, y├╝z├╝n├╝ fildi┼či gibi soldurmu┼č, keder aln─▒na m├╝hr├╝n├╝ basm─▒┼č.ÔÇŁ ÔÇťPrens yar─▒n gece bir balo veriyor,ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒ gen├ž ├ľ─črenci, ÔÇťsevdi─čim de orada olacak. E─čer ona k─▒rm─▒z─▒ bir g├╝l g├Ât├╝r├╝rsem benimle ┼čafak s├Âk├╝nceye kadar dans edecek. Ona bir k─▒rm─▒z─▒ g├╝l g├Ât├╝r├╝rsem, onu kollar─▒mda tutaca─č─▒m, ba┼č─▒n─▒ omzuma yaslayacak, eli elimi bulacak. Ama bah├žemde k─▒rm─▒z─▒ g├╝l yok, bu y├╝zden tek ba┼č─▒ma oturaca─č─▒m, o da ├Ân├╝mden ge├žip gidecek. Beni umursamayacak, kalbim k─▒r─▒lacak.ÔÇŁ ÔÇť─░┼čte ger├žekten de ger├žek bir ├ó┼č─▒k,ÔÇŁ dedi B├╝lb├╝l. ÔÇťBenim ┼čark─▒da s├Âyledi─čim ┼čeyin ger├žekten ac─▒s─▒n─▒ ├žekiyor; benim i├žin…