Morel’in Bulu┼ču / Adolfo Bioy Casares
Yabanc─▒ Edebiyat / 21 Eyl├╝l 2017

Morel’in Bulu┼ču Morel’in Bulu┼ču’ndan… Bug├╝n, bu adada bir mucize ger├žekle┼čti. Yaz erkenden geldi. Yata─č─▒m─▒ havuzun kenar─▒na yapt─▒m ve ├žok ge├ž saatlere kadar suda kald─▒m. Uyumak olanaks─▒zd─▒. Havuzun kenar─▒nda ge├žirdi─čim iki-├╝├ž dakika, korkun├ž bo─čucu havaya kar┼č─▒ beni korumas─▒ gereken suyun tere d├Ân├╝┼čmesine yetiyordu. Sabaha kar┼č─▒ bir fonograf beni uyand─▒rd─▒. E┼čyalar─▒ almak i├žin m├╝zeye d├Ânmeye zaman─▒m olmad─▒. Dere yataklar─▒ndan ka├žt─▒m. ┼×imdi, ka├ž─▒┼č─▒m─▒ anlams─▒z bir bi├žimde ├žabukla┼čt─▒rd─▒─č─▒m─▒ d├╝┼č├╝nerek, belime kadar gelen ─▒rmak ya da deniz suyunun i├žinde, sineklerden deliye d├Ânm├╝┼č bir halde, g├╝neyin al├žak topraklar─▒nday─▒m. Bu insanlar─▒n beni aramaya geldiklerini sanm─▒yorum; hatta beni g├Ârmemi┼č bile olabilirler. Ama yazg─▒m─▒n azizli─či: Her ┼čeyden yoksun, denizin haftada bir kez kaplad─▒─č─▒ batakl─▒klarda, adan─▒n en oturulmaz, en dar yerinde s─▒k─▒┼č─▒p kald─▒m. Bu sat─▒rlar─▒, sevimsiz mucizeye tan─▒kl─▒k edecek bir ┼čeyler b─▒rakmak i├žin yaz─▒yorum. ┼×u birka├ž g├╝n i├žinde bo─čulup gitmezsem, ya da ├Âzg├╝rl├╝─č├╝m i├žin sava┼č─▒rken ├Âlmezsem,┬áSa─č Kalanlar ├ľn├╝nde SavunmaÔÇÖy─▒ ve┬áMalthusÔÇÖa ├ľvg├╝ÔÇÖy├╝ yazmay─▒ umut ediyorum. Bu sayfalarda, ormanlar─▒ ve ├ž├Âlleri s├Âm├╝renlere sald─▒raca─č─▒m; polis te┼čkilat─▒n─▒n, fi┼člerin, gazetecili─čin, telsizin ve g├╝mr├╝klerin kusursuzla┼čmas─▒yla adaletin hatalar─▒n─▒n d├╝zeltilemez k─▒l─▒nd─▒─č─▒n─▒, bu d├╝nyan─▒n ezilenler i├žin ├ž─▒k─▒┼č─▒ olmayan bir cehennem oldu─čunu g├Âsterece─čim. Daha d├╝n, akl─▒m─▒n ucundan bile ge├žmeyen bir sayfa d─▒┼č─▒nda, hi├žbir ┼čey yazamad─▒m. Iss─▒z bir adada, ne b├╝y├╝k u─čra┼č! Orman─▒n sertli─či ne denli amans─▒z! Uzay, bir ku┼čun u├žabilece─činden…

Northanger Manast─▒r─▒ / Jane Austen
Yabanc─▒ Edebiyat / 21 Eyl├╝l 2017

Northanger Manast─▒r─▒ Northanger Manast─▒r─▒’ndan… Catherine Morland’i ├žocuklu─čunda g├Âren hi├ž kimse onun kahraman olmak i├žin do─čdu─čunu d├╝┼č├╝nmezdi. Hayattaki konumu, anne babas─▒n─▒n tabiat─▒, kendi ki┼čili─či ve mizac─▒, hepsi birden ona engeldi. Babas─▒ din adam─▒yd─▒, ├Ânemsiz de yoksul da de─čildi, ad─▒ Richard olsa da gayet sayg─▒n bir adamd─▒… ve yak─▒┼č─▒kl─▒l─▒kla uzaktan yak─▒ndan alakas─▒ yoktu. Kayda de─čer bir kazanc─▒, ayr─▒ca iki kilise arazisinden iyi geliri vard─▒… k─▒zlar─▒n─▒ kapatmaya da hi├ž merakl─▒ de─čildi. Catherine’in annesi zeki ve pratik, iyi huylu, daha da ├Ânemlisi sa─člam b├╝nyeli bir kad─▒nd─▒. Catherine do─čmadan ├Ânce ├╝├ž o─člu oldu; Catherine’i d├╝nyaya getirirken t├╝m tahminlerin aksine ├Âlmeyip ya┼čamaya devam etti… hem de alt─▒ ├žocuk daha do─čuracak, hepsinin etraf─▒nda b├╝y├╝d├╝klerini g├Ârecek, kendisi de kusursuz sa─čl─▒─č─▒n─▒n sefas─▒n─▒ s├╝recek kadar. On ├žocuklu bir aile her zaman ho┼č bir ailedir; kafa, kol, bacak say─▒s─▒ buna yeter; ama Morlandlar ba┼čka pek az bak─▒mdan bu kelimeyi hak ediyorlard─▒, ├ž├╝nk├╝ genel olarak ├žok s─▒radand─▒lar, Catherine de hayat─▒n─▒n b├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝nde herkes kadar s─▒radan oldu. ─░nce, kaba saba bir yap─▒s─▒, renksiz soluk bir teni, siyah d├╝z sa├žlar─▒ ve sert hatlar─▒ vard─▒… g├Âr├╝n├╝m├╝yle ilgili bu kadar yeter; akl─▒ da kahramanl─▒k i├žin daha fazla umut veriyor de─čildi. O─članlar─▒n oyunlar─▒na d├╝┼čk├╝nd├╝ ve kriketi sadece bebeklere de─čil, f─▒nd─▒k faresi b├╝y├╝tmek, kanarya beslemek ya da g├╝l…

Gurur ve ├ľnyarg─▒ / Jane Austen
Yabanc─▒ Edebiyat / 21 Eyl├╝l 2017

Gurur ve ├ľnyarg─▒ Gurur ve ├ľnyarg─▒’dan… D├╝nyaca kabul edilmi┼č bir ger├žektir, hali vakti yerinde olan her bekar erke─čin mutlaka bir e┼če ihtiyac─▒ vard─▒r. B├Âyle bir erkek yeni bir muhite ilk ad─▒m─▒n─▒ atarken ne hissediyor, ne d├╝┼č├╝n├╝yor, kimse bilmez, ama bu ger├žek civardaki ailelerin akl─▒na ├Âyle yerle┼čmi┼čtir ki onu k─▒zlar─▒ndan birinin ya da di─čerinin tapulu mal─▒ sayarlar. “Duydun mu Mr. Bennet, ┼čekerim,” dedi e┼či bir g├╝n, “Netherfield Korusu nihayet tutulmu┼č.” Mr. Bennet duymad─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. “Ama tutulmu┼č,” diye devam etti e┼či; “Mrs. Long az ├Ânce buradayd─▒, bana her ┼čeyi anlatt─▒.” Mr. Bennet cevap vermedi. “Kim alm─▒┼č, merak etmiyor musun?” diye hayk─▒rd─▒ kar─▒s─▒ sab─▒rs─▒zca. “S├Âylemek istiyorsan itiraz etmem.” Bu kadar davet ona yeterdi. “Valla, ┼čekerim, bunu dinlemelisin, Mrs. Long diyor ki Netherfield’i kuzey ─░ngiltere’li, b├╝y├╝k servet sahibi bir gen├ž alm─▒┼č; Pazar g├╝n├╝ d├Ârt atl─▒ arabas─▒yla gelip yeri g├Ârm├╝┼č ve ├Âyle be─čenmi┼č ki Mr. Morris’le ┼č─▒p diye anla┼čm─▒┼č; Michaelmas’dan ├Ânce m├╝lk├╝ devralacakm─▒┼č, birka├ž hizmet├žisi de gelecek hafta sonuna kadar evde olacakm─▒┼č.” “Ad─▒ neymi┼č?” “Bingley.” “Evli mi bekar m─▒?” “Aa! Bekar, ┼čekerim, bekar tabii! ├çok zengin, y─▒lda d├Ârt be┼č bin kazanan bir bekar. K─▒zlar─▒m─▒z i├žin ne ho┼č bir ┼čey!” “Nas─▒l yani? K─▒zlar─▒m─▒zla ne ilgisi var?” “─░lahi Mr. Bennet,” diye cevaplad─▒ kar─▒s─▒, “nas─▒l bu kadar yorucu…

Emma / Jane Austen
Yabanc─▒ Edebiyat / 21 Eyl├╝l 2017

Emma Emma’dan… Emma Woodhouse, g├╝zel, zeki, varl─▒kl─▒ bir k─▒zd─▒. Rahat bir evi, iyimser bir yarad─▒l─▒┼č─▒ vard─▒. B├Âylece, d├╝nyan─▒n en b├╝y├╝k nimetlerine sahip say─▒l─▒rd─▒; ├Âmr├╝n├╝n ┼ču ilk yirmi y─▒l─▒nda pek az s─▒k─▒nt─▒, ├╝z├╝nt├╝ ├žekmi┼čti. Sa─čl─▒kl─▒, yumu┼čak huylu bir baban─▒n iki k─▒z─▒n─▒n k├╝├ž├╝─č├╝yd├╝. Ablas─▒n─▒n evlenmesi ├╝zerine, pek gen├ž ya┼čta evin han─▒m─▒ olup ├ž─▒km─▒┼čt─▒. K├╝├ž├╝k ya┼čta yitirdi─či annesinin ┼čefkatini ancak hayal meyal an─▒ms─▒yordu. Gelgelelim son derece kusursuz bir kad─▒n olan m├╝rebbiyesi, ┼čefkat bak─▒m─▒ndan ger├žek bir anay─▒ ona pek aratmam─▒┼čt─▒. M├╝rebbiye Miss Taylor, Woodhouse ailesine gireli tam on alt─▒ y─▒l oluyordu. Art─▒k m├╝rebbiyeden ├žok, bir dost olup ├ž─▒km─▒┼čt─▒. Evin k─▒zlar─▒n─▒n ikisini de pek severdi. EmmaÔÇÖya daha d├╝┼čk├╝nd├╝. Emma ile Miss Taylor aras─▒ndaki yak─▒nl─▒k bir karde┼č yak─▒nl─▒─č─▒yd─▒. Emma daha ├žocukken bile Miss TaylorÔÇÖ─▒n yumu┼čak huyu, ona ├žok bask─▒ yapmas─▒na engel olmu┼čtu. EmmaÔÇÖn─▒n m├╝rebbiye isteyecek ├ža─č─▒ ge├žmesinden sonraysa, tamamen birbirine ├žok ba─čl─▒ iki arkada┼č olarak kalm─▒┼člard─▒. Emma, Miss TaylorÔÇÖ─▒n g├Âr├╝┼člerine son derece de─čer verir, gene de kendi bildi─čini yapard─▒. Asl─▒nda EmmaÔÇÖn─▒n kusurlar─▒, gerekti─činden ├žok, kendi ba┼č─▒na buyruk olu┼ču ve kendini biraz fazlaca be─čenmesiydi. Bu kusurlar, ya┼čant─▒s─▒ndaki say─▒s─▒z zevklerin kat─▒ks─▒zl─▒─č─▒n─▒ tehlikeye at─▒yordu. Gelgelelim ┼ču s─▒rada gen├ž k─▒z bu tehlikelerin hi├ž ay─▒rd─▒nda de─čildi ki, korkmak ya da durumunda bir kusur bulmak hi├ž mi hi├ž akl─▒ndan ge├žmiyordu. Bu arada,…

A┼čk ve Gurur / Jane Austen
Yabanc─▒ Edebiyat / 21 Eyl├╝l 2017

A┼čk ve Gurur A┼čk ve Gurur’dan… ÔÇťNiyet mi? Sa├žma! Neler de s├Âyl├╝yorsun! Ama k─▒zlar─▒m─▒zdan birine g├Ân├╝l vermesi akla yak─▒n bir ┼čey. Onun i├žin ta┼č─▒n─▒r ta┼č─▒nmaz ona ho┼č geldine gitmelisin.ÔÇŁ ÔÇťBence bunun gere─či yok. K─▒zlarla sen gidin ya da sen istersen b─▒rak, k─▒zlar kendileri gitsinler; belki daha bile iyi olur; ├ž├╝nk├╝ sen de k─▒zlar─▒n─▒n hepsini cebinden ├ž─▒karacak kadar g├╝zel oldu─čuna g├Âre, Bay Bingley bir de bakars─▒n, hepsinden ├žok seni be─čenivermi┼č!ÔÇŁ ÔÇťRuhum, iltifat ediyorsun bana. Ger├ži bir zamanlar ger├žekten g├╝zeldim ama art─▒k ge├žti… Bir kad─▒n─▒n be┼č tane yeti┼čkin k─▒z─▒ olunca kendi g├╝zelli─čini d├╝┼č├╝nmekten vazge├žmesi gerekir.ÔÇŁ ÔÇťZaten b├Âyle durumlarda ├žo─ču kad─▒n─▒n d├╝┼č├╝necek g├╝zelli─či kalmam─▒┼čt─▒r.ÔÇŁ ÔÇťAma, g├Âz├╝m├╝n nuru, ├žok ciddi s├Âyl├╝yorum; ta┼č─▒nd─▒─č─▒ zaman Bay BingleyÔÇÖyi g├Ârmeye gitmen ┼čart.ÔÇŁ ÔÇťBenim b├Âyle bir ┼čeye s├Âz vermeyece─čimi ├žok iyi bilmen gerekir.ÔÇŁ ÔÇťAma k─▒zlar─▒n─▒ d├╝┼č├╝nsene! Birinden biri i├žin ne parlak bir k─▒smet olur, onu d├╝┼č├╝n! Sir WilliamÔÇÖla Bayan LucasÔÇÖ─▒n gitmeye niyetleri var ÔÇô salt bu nedenle. Yoksa bilirsin, genel olarak yeni ta┼č─▒nanlara hi├žbir zaman gitmezler. Senin gitmen ┼čart; ├ž├╝nk├╝ sen gitmedik├že bizim gitmemiz d├╝nyada yak─▒┼č─▒k almaz.ÔÇŁ ÔÇťEtikete fazla bak─▒yorsun gibi geliyor bana. Bay Bingley sizlerin ziyaretinize, bana kal─▒rsa, pek sevinecektir. Ben de seninle bir not g├Ânderirim ona; k─▒zlar─▒mdan g├Âz├╝ne kestirdi─čiyle evlenmesine y├╝rekten raz─▒ oldu─čumu s├Âylerim; ama Lizzyci─čimi ├Âzellikle…

Ak─▒l Ve Tutku / Jane Austen
Yabanc─▒ Edebiyat / 20 Eyl├╝l 2017

Ak─▒l ve Tutku Ak─▒l ve Tutku’dan… Dashwood ailesi Sussex’e uzun zaman ├Ânce yerle┼čmi┼čti. B├╝y├╝k m├╝lk sahibiydiler; evleri arazinin ortas─▒ndaki Norland Park’tayd─▒ ve nesiller boyu burada gayet edepli bir ┼čekilde ya┼čam─▒┼č, civardaki insanlar─▒n sayg─▒sm─▒ kazanm─▒┼člard─▒. M├╝lk├╝n son sahibi ├žok ileri ya┼ča kadar gelmi┼č, hayat─▒n─▒n b├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝nde k─▒zkarde┼čini can yolda┼č─▒ ve evinin kahyas─▒ olarak yan─▒nda bulundurmu┼č bekar bir adamd─▒. Ama bundan on y─▒l ├Ânce k─▒zkarde┼činin ├Âl├╝m├╝ evinde b├╝y├╝k bir de─či┼čim yaratm─▒┼čt─▒; k─▒zkarde┼činin bo┼člu─čunu doldurmak i├žin Norland m├╝lk├╝n├╝n yasal varisi olan ve kendisinin de m├╝lk├╝ miras b─▒rakmay─▒ d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝ ye─čeni Mr Henry Dashwood’un ailesini evine davet ve kabul etmi┼čti. Ye─čeniyle kar─▒s─▒n─▒n ve ├žocuklar─▒n─▒n e┼čli─činde ya┼čl─▒ Bey’in son g├╝nleri rahat ge├žti. Hepsine olan ba─čl─▒l─▒─č─▒ artt─▒. Mr ve Mrs Henry Dashwood’un onun isteklerine g├Âsterdikleri ve pek ├Âyle ├ž─▒karc─▒l─▒ktan de─čil, ama iyi kalplilikten gelen aral─▒ks─▒z ihtimam ona ya┼č─▒n─▒n tadabilece─či her konforu sa─člad─▒; ├žocuklar─▒n ne┼česi de hayat─▒na ayr─▒ bir keyif katt─▒. Mr Henry Dashvvood’un ├Ânceki evlili─činden bir o─člu, ┼čimdiki kar─▒s─▒ndan da ├╝├ž k─▒z─▒ vard─▒. Akl─▒ ba┼č─▒nda, sayg─▒n bir delikanl─▒ olan o─člu, annesinin re┼čit oldu─čunda yar─▒s─▒ ona kalan b├╝y├╝k servetinden makul bir gelire sahipti. K─▒sa s├╝re sonra ger├žekle┼čen kendi evlili─či de ayn─▒ ┼čekilde servetine servet katt─▒. Dolay─▒s─▒yla Norland m├╝lk├╝n├╝n sahipli─či onun a├ž─▒s─▒ndan k─▒zkarde┼čleri i├žin oldu─ču kadar ├Ânemli de─čildi; ├ž├╝nk├╝…

Ba┼čkan Babam─▒z─▒n Sonbahar─▒ / Gabriel Garcia Marquez
Yabanc─▒ Edebiyat / 12 Eyl├╝l 2017

Ba┼čkan Babam─▒z─▒n Sonbahar─▒ Ba┼čkan Babam─▒z─▒n Sonbahar─▒’ndan… Hafta sonunda akbabalar, balkon pencerelerindeki kepenkleri gagalayarak ba┼čkanl─▒k saray─▒na girdiler, kanat ├ž─▒rp─▒┼člar─▒, i├žerdeki dura─čan zaman─▒ dalgaland─▒rd─▒ ve pazartesi g├╝n├╝ tan a─čar─▒rken, kent, b├╝y├╝k bir ├Âl├╝ ve ├ž├╝r├╝yen bir g├Ârkemin ─▒l─▒k esintisiyle, y├╝zy─▒llar─▒n uyu┼čuklu─čunu ├╝st├╝nden att─▒. Ancak o zaman, kimilerimizin ├ľnerdi─či ├╝zere ana kap─▒y─▒ mente┼čelerinden s├Âkmek i├žin ko├žba┼č─▒ kullanmadan ve daha g├Âz├╝ pek olanlar─▒m─▒z─▒n s├Âzlerine uyarak, y─▒k─▒lmaya y├╝z tutmu┼č, ka├ž kereler payandalanm─▒┼č ta┼č duvarlar─▒ zorlay─▒p i├žeri girme yi─čitli─čini g├Âsterebildik, yap─▒n─▒n cesur ├ža─člar─▒nda, William Dampier’in Lombardiyal─▒lar─▒na kar┼č─▒ direnmi┼č koskocaman kur┼čunge├žirmez kap─▒lar, bir omuzlay─▒┼čta a├ž─▒l─▒verdi. Ba┼čka bir ├ža─č─▒n havas─▒na girmi┼č gibiydik; saltanat─▒n bu geni┼č inindeki beton tuzaklarda hava daha hafifti, sessizlik epeskiydi ve ├Âlg├╝n ─▒┼č─▒kta nesneler kolayl─▒kla se├žilemiyordu. Giri┼čte, d├Â┼čeme ta┼člar─▒n─▒n boydan boya alttan s├╝ren ayr─▒kotlar─▒na boyun e─čdi─či avluda, g├Ârevini b─▒rak─▒p ka├žan n├Âbet├žinin kul├╝besindeki ke┼čmeke┼či g├Ârd├╝k, silahl─▒klardaki pusatlar─▒ g├Ârd├╝k, ans─▒z─▒n bast─▒ran bir ├╝rk├╝ sonucu yanda kalm─▒┼č pazar ├Â─čle yeme─činin art─▒klar─▒yla dolu tabaklar─▒n dizildi─či uzun, kaba tahta masalar─▒, g├Âlgeler i├žinde h├╝k├╝met kona─č─▒n─▒n bulundu─ču b├Âlmeyi g├Ârd├╝k, en tats─▒z hayatlardan da daha a─č─▒r i┼člem g├Ârm├╝┼č dosyalar─▒n aras─▒ndan f─▒┼čk─▒ran renk renk mantarlar─▒, solgun irisleri, avlunun tam ortas─▒nda, en a┼ča─č─▒ be┼č ku┼ča─č─▒n askeri t├Ârenle vaftiz edildi─či vaftiz kurnas─▒n─▒ g├Ârd├╝k, geride, ┼čimdi atl─▒ arabalar─▒n durdu─ču eski genel valilik ah─▒r─▒n─▒, kamelyalarla kelebeklerin ortas─▒nda, ayaklanma…

A┼čk ve ├ľb├╝r Cinler / Gabriel Garcia Marquez
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Eyl├╝l 2017

A┼čk ve ├ľb├╝r Cinler A┼čk ve ├ľb├╝r Cinler’den… Aln─▒nda beyaz bir lekesi olan k├╝l rengi bir k├Âpek, Aral─▒k ay─▒n─▒n ilk Pazar g├╝n├╝, ├žar┼č─▒n─▒n darac─▒k yollar─▒na dalarak, kebap├ž─▒lar─▒n masalar─▒n─▒ devirip yerlilerin i┼čporta tezg├óhlar─▒yla piyangocular─▒n tentelerini alt├╝st etmi┼č, o arada yoluna ├ž─▒kan d├Ârt ki┼čiyi de ─▒s─▒rm─▒┼čt─▒. Bunlardan ├╝├ž├╝, zenci k├Âlelerdi. D├Ârd├╝nc├╝s├╝ ise, yan─▒nda melez bir hizmet├žiyle birlikte, on ikinci ya┼č g├╝n├╝ kutlamas─▒ i├žin bir dizi ├ž─▒ng─▒rak sat─▒n almaya giden, Casalduero markisinin tek k─▒z─▒ Sierva Maria de Todos los Angeles idi. Onlara, Tacirler Kap─▒s─▒ÔÇÖn─▒n ├Âtesine ge├žmemeleri tembihlenmi┼čti, ama GineÔÇÖden getirilen bir gemi dolusu k├Âlenin sat─▒┼ča ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒ zenci liman─▒ndaki ┼čamatan─▒n ├žekicili─čine kap─▒lan hizmet├ži k─▒z, kentin kenar mahallesi GetsemaniÔÇÖdeki iner kalkar k├Âpr├╝ye kadar uzanmaktan ├žekinmemi┼čti. Cadiz Zenci ┼×irketiÔÇÖnin gemisi, yolda ba┼člar─▒na gelen a├ž─▒klanamaz say─▒daki ├Âl├╝m olay─▒ nedeniyle, bir haftadan beri tela┼čla beklenmekteydi. Olay─▒ gizleme ├žabas─▒yla cesetleri hi├ž d├╝┼č├╝nmeden suya atm─▒┼člard─▒. Ama kabaran deniz onlar─▒ y├╝zeye ├ž─▒kar─▒p s├╝r├╝klemi┼č, ertesi sabah da garip bir mor renk alarak ┼či┼čip bi├žimsizle┼čmi┼č bir halde kumsala vurmu┼člard─▒. Herhangi bir Afrika salg─▒n─▒ patlak vermi┼č olabilece─či korkusuyla gemi, k├Ârfezin a├ž─▒klar─▒nda demir atm─▒┼čt─▒, ta ki kokmaya y├╝z tutmu┼č konserve etlerden zehirlendikleri anla┼č─▒lana kadar. K├Âpe─čin ├žar┼č─▒dan ge├žti─či saatte, gemi y├╝k├╝nden hayatta kalm─▒┼č olanlar─▒, i├žinde bulunduklar─▒ son derece k├Ât├╝ sa─čl─▒k durumu nedeniyle de─čer kaybetmi┼č olarak ├žoktan…

Albaya Mektup Yazan Kimse Yok / Gabriel Garcia Marquez
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Eyl├╝l 2017

Albaya Mektup Yazan Kimse Yok Albaya Mektup Yazan Kimse Yok’tan… Albay kahve tenekesinin tepesini kald─▒rd─▒ ve yaln─▒zca bir k├╝├ž├╝k ka┼č─▒k kahve kalm─▒┼č oldu─čunu g├Ârd├╝. Kab─▒ ate┼čten indirip suyun yar─▒s─▒n─▒ toprak zemine d├Âkt├╝ ve ├žekilmi┼č kahvenin son zerreleri de pas k─▒r─▒nt─▒lar─▒yla kar─▒┼č─▒p kaba d├Âk├╝lene kadar tenekenin i├žini bir b─▒├žakla kaz─▒d─▒. Masum ve inan├žl─▒ bir tav─▒rla ta┼č oca─č─▒n yan─▒nda oturup kahvenin kaynamas─▒n─▒ beklerken, ba─č─▒rsaklar─▒nda mantar ve zehirli zambaklar─▒n k├Âk sald─▒─č─▒ duygusuna kap─▒ld─▒. Aylardan ekimdi. Kendisi gibi buna benzer pek ├žok sabah─▒ atlatabilmi┼č biri i├žin bile ge├žirmesi zor bir sabaht─▒. Nerdeyse altm─▒┼č y─▒ld─▒r son i├ž sava┼č bitti─činden beri beklemekten ba┼čka hi├žbir ┼čey yapmam─▒┼čt─▒ albay. Gelen birka├ž ┼čeyden biri de ekimdi. Kahveyle yatak odas─▒na girdi─čini g├Âren kar─▒s─▒ cibinli─či kald─▒rd─▒. Bir gece ├Ânce bir ast─▒m n├Âbetine tutulmu┼čtu ve ┼čimdi uykulu bir hali vard─▒. Ama fincan─▒ almak i├žin do─čruldu. “Ya sen?” “Ben i├žtim,” diye yalan s├Âyledi albay. “Koca bir ka┼č─▒k daha vard─▒.” O s─▒rada ├žanlar ├žalmaya ba┼člad─▒. Albay cenazeyi unutmu┼čtu. Kar─▒s─▒ kahvesini i├žerken o da hama─č─▒n bir ucunu kancadan ├ž─▒kar─▒p kap─▒n─▒n arkas─▒ndaki ├Âb├╝r uca do─čru sard─▒. Kad─▒n ├Âlen adam─▒ d├╝┼č├╝nd├╝. “1922’de do─čmu┼čtu,” dedi. “O─člumuzdan tam bir ay sonra. 7 Nisan’da.” H─▒┼č─▒rt─▒l─▒ soluklar aras─▒nda kahvesini yudumlamay─▒ s├╝rd├╝r├╝yordu. Kavisli, kat─▒ belkemi─činin ├╝st├╝nde bir tutam beyazl─▒ktan ibaretti. S─▒k─▒nt─▒l─▒ solumas─▒…