SAS / Hedef Reagan / Gerard De Villiers
Polisiye/ 6 Eylül 2017

Hedef Reagan Hedef Reagan’dan… John Hence Hilton’un tenha holünü geçti ve otelin ban Paddock’un önünde durup saatine baktı: Saat, tam dokuzdu. Paddock’un Maltah piyanistinin bıkkın bir tarzda İngilizce başlayıp Fransızca sürdürdüğü “Les Feuilles Mortes” adlı parçayla coşturduğu bir grup gürültülü İtalyan işadamı, şarkıya kendi dillerinde koro halinde eşlik ediyorlardı. Paddock, akşa...

SAS / Habeş Hazineleri / Gerard De Villiers
Polisiye/ 6 Eylül 2017

Habeş Hazineleri Habeş Hazineleri’nden… Malko’nun gözü Prenses Şevaye Mekonnen’in oturduğu yatağın arkasındaki afişe takıldı. Afişte nefis göğüslü, koyu tenli, dalgalı saçlı harika bir yerli Etyopya’nın turizm özelliklerini belirtiyordu. Prenses de en az afişteki kız kadar güzeldi. Sehpadan sigara almak için öne doğru eğilince teniyle aynı renk olan kahverengi ipek gömleği aralandı, iri...

SAS / Endonezya Şeytanı / Gerard De Villiers
Polisiye/ 5 Eylül 2017

Endonezya Şeytanı Endonezya Şeytanı’ndan… Özgürlük Meydanı‘nın tam ortasında bir deli durmuş, meydanı süsleyen ve Endonezya’nın bağımsızlığını simgeleyen som altından yapılma aleve ana avrat küfrediyordu. Malko temkinli davranarak kaldırımın kuytu bir köşesine çekildi. CIA’nin burayı buluşma yeri seçmesi, tam bir çılgınlık örneğiydi. İlerde, ışıklar içinde göğe yükselen İn...

SAS / Budapeşte’de Tuzak / Gerard De Villiers
Polisiye/ 4 Eylül 2017

Budapeşte’de Tuzak Budapeşte’de Tuzak’tan… Parlak mavi gözlü kumral kadın, çalan müziğin ritmine uyarak el çırpıyor, Matyas Pince’in ünlü orkestrası da devamlı bahşiş aldığı için her zamankinden daha canlı eserler çalıyordu. İki yıldan bu yana Macaristan’da bahşiş serbest bırakılmıştı. Büyük masaya yaklaşan kemancı yayının hareketini gittikçe hızlandırdı. Salondaki di...

SAS / Belfast’ta Tehlike / Gerard De Villiers
Polisiye/ 4 Eylül 2017

Belfast’ta Tehlike Belfast’ta Tehlike’den… Parçalanmış yüzlerce ayakkabı Bedford Streetin yollarını ve kaldırımlarını kaplamıştı. Bili Lynch tekerleklerin altında ezilen ayakkabı yığınının üstünde yavaşladı. Kırılmış vitrinin önünde belediye memurları cam kırıklarını topluyorlar, çocuklar birbirlerine ayakkabı atarak oynuyorlardı. Bomba dükkânın kapanmasından hemen sonra...

SAS / Başkana Şantaj / Gerard De Villiers
Polisiye/ 4 Eylül 2017

Başkana Şantaj Başkana Şantaj’dan… Clifton Carter saatine bakıp sıkıntıyla içini çekti: Bu Allah’ın cezası kapı nöbetinin bitmesine yedi dakika kalmıştı. Washington’a inen otobüsü yine kaçıracak ve kendisini karşılamaya gelen Tina tepinip dururken o da bir sonraki otobüsü beklemek için yarım saat ağaç olacaktı. Ne rezil meslekti bu be! Askerlik hizmetini Langley’deki Central Intelligence Agen...

SAS / Bağdat Mahkumları / Gerard De Villiers
Polisiye/ 4 Eylül 2017

Bağdat Mahkumları Bağdat Mahkumları’ndan… “Cemal’in kendini feda etmesi bir işe yaramamıştı! Malko darağacına yürürken arkadaşı gibi vakur olmaya çalıştı. Titremesi geçmişti. Farkında olmadan kendini darağacının dibinde buldu. İp iki metre yukarda sallanıyordu. Birkaç saniyelik ömrü kalmıştı. Malko çenelerini sıkmaya başlayarak dişlerinin arasındaki siyanür hapını kırmaya karar ve...

SAS / Azrail Beyrut’ta / Gerard De Villiers
Polisiye/ 3 Eylül 2017

Azrail Beyrut’ta Azrail Beyrut’ta’dan… Harry Erivan, evcil hayvanlar satan dükkândaki kafeslere dikkatlice baktı. Biri beyaz öteki siyah iki kaniş ilgisini çekti. Harry ellerini yağmurluğunun cebine sokarak hayvanları yakından inceledi. Aradığını bulmuştu. Mağazanın sahibi, iriyarı Lübnanlı bir kadındı. Harryye yaklaştı ve Arapça: -Bir köpek mi istiyorsunuz? Onlar çok sevimli, dedi. Har...

SAS / Atina’da Cinayet / Gerard De Villiers
Polisiye/ 3 Eylül 2017

Atina’da Cinayet Atina’da Cinayet’ten… İyi ki doğdun, Henry!.. İyi ki doğdun Henry!.. Bu geleneksel kutlama, gürültülü bir alkışla noktalandı. Kalabalık, kırmızılı beyazlı on mumla süslü pastaya yaklaşması için Henry Eagletona yol açtı. Birleşik Devletler Elçiliğinin birinci kâtibi yanaklarım şişirip bir üfleyişte mumların tümünü söndürdü. Amerikalı gülerek doğrulurken y...

SAS / Angola Görevi / Gerard De Villiers
Polisiye/ 3 Eylül 2017

Angola Görevi Angola Görevi’nden… Tropiconun barına dalan Edouarda Jardim, kalçalarını sallaya sallaya masaların arasından ilerledi. Kır saçlı iki Güney Afrikalı başlarını kaldırıp iştahla bu hareketli vücudu seyrettiler. Melez dilber gençliği, kısa kıvırcık saçları ve üzerindeki iki beden küçük daracık elbisesinde taşacakmış gibi duran yuvarlak hatlı Vücuduyla, Luandada hayatları kaym...

SAS / Amsterdam Çılgınları / Gerard De Villiers
Polisiye/ 2 Eylül 2017

Amsterdam Çılgınları Amsterdam Çılgınları’ndan.. E 10 Yolu’ndan sağa, Amsterdam şehir merkezine sapan Tom Wonder beyaz Golf’u Haarlemmerweg’e çıkan yokuşa sürdü. Sevgilisiyle buluşmak için günde iki kez Amsterdam Rotterdam arasındaki bu yoldan geçerdi. Üç ay önce NATO’ya görevli gelen Çavuş Tom Wonder Hollanda’da günlerini pop müziği ve yürüyüşle geçireceğini düşünüyordu. Önce Rotte...

SAS / Amman’da Katliam / Gerard De Villiers
Polisiye/ 2 Eylül 2017

Amman’da Katliam Amman’da Katliam’dan… Atinanın yeni havalimanı binasında bunaltıcı bir sıcak vardı. Mayısta böyle sıcak inanılır gibi değildi. Arthur Baker paketindeki son sigarayı yakıp kulak kabarttı. Hoparlörlerden bir ses yükselmişti: TWAnın Kahire ve Karaçi istikametinden gelen 271 sefer sayılı uçağı. iki buçuk saatlik bir rötar hiç de fena sayılmazdı! Arthur Baker elindeki si...

Brandenburg / Glenn Meade
Polisiye/ 2 Eylül 2017

Brandenburg Brandenburg ‘da, Avrupa Güvenlik İdaresi’nde uzman olarak çalışan Volkmann. Elinde anlamsız konuşmalarla dolu bir bant ve yarısı yanmış eski, siyah beyaz bir fotoğraftan başka bir şey olmadığı halde bir cinayeti çözmeye çalışıyor. Bu fotoğraf Avrupa tarihini elli yıl geriye götürecek bir planı açığa çıkarırken, Volkmann’ı da çocukluk yıllarının acılarıyla yüz yüze getirir&...

Ruh Üşümesi / Adalet Ağaoğlu
Türk Edebiyatı/ 2 Eylül 2017

Ruh Üşümesi Ruh Üşümesi’nden… Adam, gözlerini incelediği yemek listesinden kurtarıp karşısında oturana çevirdi. Tanışıyorlar mıydı? Fakat, hangi anlamda lütfen? Adam, bakıyor: Bir kadın. Eli yüzü düzgünce; okumuş yazmış belli. Bakıyor. Yaşı belirsiz. Ancak, dışarda tek başına yemek yiyebilecek kadar yaşlı, cesur ve özgür. Kadın da bakmadan görüyor şimdi: Soğukkanlı, kolay irkilmey...

Bir Düğün Gecesi / Adalet Ağaoğlu
Türk Edebiyatı/ 2 Eylül 2017

Bir Düğün Gecesi Bir Düğün Gecesi’nden… Tezel. Az önce devetabanının dibine bıraktığı içki bardağından boşalan eli titriyor. Ailenin anlayışlı damadı olarak hemen Tezel’in yardımına koşmam gerek. Tezel ne anlayışlı, ne de dengeli olmak zorunda. Titreyen ellerini koltukaltlarına sokuyor. Boşalan bardağına yeniden sarılmamak, o bardağı alıp yere çalmamak için yapıyor bunu. Bulunduğu...

Üç Beş Kişi / Adalet Ağaoğlu
Türk Edebiyatı/ 2 Eylül 2017

Üç Beş Kişi Üç Beş Kişi’den… Yaşamı kendi isteklerimiz doğrultusunda örgütleyemeyiz ki! – Sen örgütleyemezsin. Çünkü zayıf birisin. Her şeye çabucak kanıyorsun. Çarçabuk yeniliyorsun. Tek gününü bile programlayamıyorsun. Bu tek gün, bütün bir yaşam için programlanmalı. Kendimizi ona göre hazırlamalıyız. – Bunun için ne yapmalıyız? – Her sabah erkenden kalkmalıyız. ...

Yedinci Gün / İhsan Oktay Anar
Türk Edebiyatı/ 18 Mayıs 2017

Yedinci Gün Yedinci Gün; Çizgilerin kürelere, zamanın sonsuzluğa, sonsuzlukların da hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanların sıra dışılığı, bilinen hikâyelerin düşlere dönüşümü, zaafların asîlleşmesi, erdemlerin ardındaki günâhkârlık tüm içtenliğiyle akacak zihinlere. İnsan olmanın en zayıf ve en yüce yanları, bir hikâyenin dokunuşuyla bir kez daha bilinebilir olacak. İh...

Suskunlar / İhsan Oktay Anar
Türk Edebiyatı/ 18 Mayıs 2017

Suskunlar Eflâtun rengi hayaller kuran bir “suskun”un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce… Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî d...

Puslu Kıtalar Atlası / İhsan Oktay Anar
Türk Edebiyatı/ 18 Mayıs 2017

Puslu Kıtalar Atlası Puslu Kıtalar Atlası, Bir “ilk kitap”, Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar… “Yeniçeriler kapıyı zorlarken” düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: “Dünya bir düştür. Evet, dünya… Ah! Evet, dünya bir masaldır.” Geçmiş üzerine, dünya hali ...

Kitab-ül Hiyel / İhsan Oktay Anar
Türk Edebiyatı/ 14 Mayıs 2017

Kitab-ül Hiyel Puslu Kıtalar Atlası’yla birçok okuru şaşırtan ve sevindiren İhsan Oktay Anar’ın ikinci romanı Kitab-ül Hiyel, “eski zaman mucitlerinin inanılmaz hayat öyküleri”ni anlatıyor. Yafes Çelebi, Calud ve Lalezar Necef Bey’den Angilidis Efendi’ye, Samur ve Yağmur Çelebiler’den Uzun İhsan Efendi’ye bir sürü mucit, hiyelkar, aktarıcı, “rivayet edici”...