Felidae / Akif Pirinçci
Türk Edebiyatı/ 21 Ağustos 2018

Felidae Felidae’den… O gece iki kâbus daha gördüm. İkincisini neredeyse gözlerim açık görmüştüm! Purple’ın ölüm nedeni konusunda yaptığımız anlamsız tespitten sonra Mavi Sakal ile yolumuz ayrıldı, ben de aniden patlayan fırtınada eve dönmüştüm. Bu süre içinde tufan gibi yağan yağmur ve şimşekler bahçelerdeki sakinleri öylesine kaçırmıştı ki, ben de Kong’un saldırısından paçayı kurtarmıştım. Bu konuda kendi adıma bir açıklama yapmak istiyorum: Züppelikle ya da ukalalıkla suçlanmamak için hemen itiraf etmeliyim ki, şimşekler ve gökgürültüsü beni de çok korkutur. Korkmakta da pek haksız sayılmam hani. Yerkürenin özellikle cennet gibi olan yarısında yaşayan insanlar, tıpkı yerlilerin beyaz adam tarafından alkolik yapılmasına benzer biçimde, doğada zarif bir vahşet görme eğilimindedirler. Bunlar, doğanın türlü güçlerini modası geçmiş varyete efektlerine benzetirler, oysa bu güçler birçoğunu müthiş bir hayrete düşürebilir. Ancak bu küçümseme, doğa hakkındaki bilgilerinin çoğu ya Geo dergisinin parlak fotoğraflarına ya da ölmez televizyon dizisi Daktari’nin bazı bölümlerine dayanan, kimi hanım evladı yumuşak yaratıkların içine düştükleri bir yanılgıdır. Ancak gerçekte doğa, özellikle gelişmeyi ve onun harikulade nimetlerinden yararlanmayı bilmeyenleri gözüne kestiren gözü kanlı bir cadıdır. Bugün bile hâlâ şiddete maruz kalarak yaşamlarını yitirenlerin çoğu doğanın terör saldırıları nedeniyle ölmektedir. Uçan ve sürüngenler sınıfındaki “hayvanat”ı saymazsak, bütün dünyada yalnızca şimşek çarpmasına yılda yedi bin insan…