Yabanc─▒ / Albert Camus
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Ekim 2017

Yabanc─▒ Yabanc─▒’dan… Anam ├Âlm├╝┼č bug├╝n. Belki de d├╝n, bilmiyorum. ─░htiyarlar Yurdundan bir telgraf ald─▒m: Anneniz vefat etti. Yar─▒n kald─▒r─▒lacak. Sayg─▒lar.” Bundan bir ┼čey anlat─▒lm─▒yor. Belki de d├╝nd├╝. ─░htiyar Yurdu Marengo’dad─▒r, Cezayir’den seksen kilometre uzakta. Saat ikide otob├╝se biner, ├Â─čleden sonra oraya var─▒r─▒m. B├╝t├╝n gece ba┼č─▒nda bekler, yar─▒n ak┼čama da d├Ânerim. Patrondan iki g├╝nl├╝k izin istedim, ortada b├Âyle bir mazeret varken hay─▒r diyemezdi. Ama pek de ho┼čnut g├Âr├╝nm├╝yordu. Hatta ona, “Bunda benim bir su├žum yok,” dedim. Kar┼č─▒l─▒k vermedi. O zaman, b├Âyle s├Âylememeliydim, diye d├╝┼č├╝nd├╝m. Hem ├Âz├╝r dilemek i├žin neden de yoktu. As─▒l onun bana ba┼čsa─čl─▒─č─▒ dilemesi gerekirdi. ├ľb├╝r g├╝n beni yas elbisesiyle g├Âr├╝nce, diler elbette. ┼×imdilik sanki anam pek ├Âlmemi┼č gibi. Ama g├Âm├╝ld├╝kten sonra, tam tersine, mesele kapanm─▒┼č olur ve her ┼čey daha resm├« bir k─▒l─▒─ča girer. Saat ikide otob├╝se bindim. Hava ├žok s─▒cakt─▒. Yeme─či her zamanki gibi Celeste’in lokantas─▒nda yedim. Benim ad─▒ma hepsi ├žok ├╝z├╝l├╝yorlard─▒. Celeste bana, “─░nsan─▒n bir tek anas─▒ olur,” dedi. Gidece─čim zaman, beni kap─▒ya kadar ge├žirdiler. Emmanuel’in odas─▒na ├ž─▒k─▒p siyah boyunba─č─▒yla, siyah kol ┼čeridini almam gerekti─či i├žin biraz tela┼čl─▒yd─▒m. Birka├ž ay ├Ânce, onun da amcas─▒ ├Âlm├╝┼čt├╝. Otob├╝s├╝ ka├ž─▒rmamak i├žin ko┼čtum. Bu aceleden, ko┼ču┼čtan, ├╝stelik bunlara eklenen sars─▒nt─▒dan, benzin kokusundan, yoldaki ve g├Âkteki ─▒┼č─▒kla ─▒s─▒ yans─▒mas─▒ndan, herhalde, b├╝t├╝n…

Veba / Albert Camus
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Ekim 2017

Veba Veba’dan… Bu g├╝ncenin konusunu olu┼čturan ilgin├ž olaylar 194…ÔÇÖ te OranÔÇÖda meydana geldi. Genel d├╝┼č├╝nceye g├Âre biraz s─▒ra d─▒┼č─▒ oldu─čundan bu olaylar─▒n ge├žebilece─či yer buras─▒ de─čildi. ─░lk bak─▒┼čta Oran ger├žekten de s─▒radan bir kent, CezayirÔÇÖin bir Frans─▒z ilinden ba┼čka bir ┼čey de─čildi. Kentin kendisi de, itiraf etmek gerekir, ├žirkindir. Dingin g├Âr├╝n├╝ml├╝ bu kenti ba┼čka onca ticaret kentinden farkl─▒ k─▒lan ┼čeyin ne oldu─čunu ay─▒rt etmek i├žin biraz zaman gerekir. ├ľrne─čin, ne bir kanat ├ž─▒rp─▒┼č─▒n ne de bir yaprak h─▒┼č─▒rt─▒s─▒n─▒n duyuldu─ču, g├╝vercini olmayan, a─ča├žs─▒z ve bah├žesiz bir kent, tam anlam─▒yla yans─▒z bir yer nas─▒l d├╝┼č├╝n├╝l├╝r? Mevsimlerin de─či┼čimi ancak g├Â─če bak─▒larak anla┼č─▒l─▒r. ─░lkbahar yaln─▒zca havan─▒n niteli─činin de─či┼čmesinden ya da sokak sat─▒c─▒lar─▒n─▒n banliy├Âlerden getirdikleri ├ži├žek sepetleriyle kendini duyurur; ├žar┼č─▒ pazarda sat─▒lan bir ilkbahard─▒r bu. Yaz─▒n, g├╝ne┼č fazla kuru evleri kavurur ve duvarlar─▒ gri bir k├╝lle ├Ârter; o zaman art─▒k kapal─▒ kepenklerin g├Âlgesinden ba┼čka yerde ya┼čanmaz. Sonbaharda, tersine ├žamur tufan─▒ olur. G├╝zel g├╝nler yaln─▒zca k─▒┼č─▒n ya┼čan─▒r. Bir kenti tan─▒man─▒n en bildik yollar─▒ndan biri de insanlar─▒n orada nas─▒l ├žal─▒┼čt─▒─č─▒na, orada birbirlerini sevdi─čine ve nas─▒l ├Âld├╝─č├╝ne bakmakt─▒r. Bizim k├╝├ž├╝k kentimizde, iklimden belki de, bunlar─▒n t├╝m├╝ bir arada yap─▒l─▒r, ayn─▒ tutkulu ve belirsiz havayla. Yani burada insan─▒n can─▒ s─▒k─▒l─▒r ve al─▒┼čkanl─▒klar edinmeye ├Âzen g├Âsterir. Burada ya┼čayanlar ├žok ├žal─▒┼č─▒rlar,…

Tersi ve Y├╝z├╝ / Albert Camus
Deneme / 11 Ekim 2017

Tersi ve Y├╝z├╝ Tersi ve Y├╝z├╝’nden… ─░ki y─▒l oluyor, ya┼čl─▒ bir kad─▒n tan─▒m─▒┼čt─▒m. Bir hastal─▒k ge├žiriyordu, bu hastal─▒ktan ├Âlece─čini sanm─▒┼čt─▒. T├╝m sa─č yan─▒na inme inmi┼čti. Yaln─▒z bir yar─▒s─▒ bu d├╝nyadayd─▒, ├Âb├╝r yar─▒s─▒ ┼čimdiden yabanc─▒yd─▒ kendine. K─▒m─▒l k─▒m─▒l, geveze bir ihtiyarc─▒kken, sessizli─če, k─▒m─▒lt─▒s─▒zl─▒─ča g├Âmm├╝┼člerdi onu. Uzun g├╝nler boyunca yaln─▒zd─▒, okumas─▒ yazmas─▒ yoktu, pek bir duyarl─▒─č─▒ da yoktu, t├╝m ya┼čam─▒ Tanr─▒ÔÇÖya y├Âneliyordu. ─░nan─▒yordu ona. Bunun kan─▒t─▒ da bir tespihi, kur┼čundan bir ─░sa heykelci─či, bir de mermer ├žamurundan bir ├žocu─ču ta┼č─▒yan bir Aziz Yusuf heykelci─či bulunmas─▒yd─▒. Hastal─▒─č─▒n─▒n iyile┼čmez oldu─čundan ku┼čku duyuyordu, ama hi├ž de gerekti─či gibi sevmedi─či Tanr─▒ÔÇÖya g├╝venerek, kendisiyle ilgilensinler diye iyile┼čmez oldu─čunu s├Âyl├╝yordu. O g├╝n, biri kendisiyle ilgileniyordu. Gen├ž bir adamd─▒ bu. (Gen├ž adam bunda bir ger├žek pay─▒ bulundu─čuna inan─▒yor, ayr─▒ca bu kad─▒n─▒n yak─▒nda ├Âlece─čini de biliyordu, bu ├želi┼čkiyi ├ž├Âzmek gibi bir kayg─▒s─▒ yoktu.) Ya┼čl─▒ kad─▒n─▒n derdine ger├žek bir ilgi duymu┼čtu. Kad─▒n da iyice sezmi┼čti bunu. Bu ilgi umulmad─▒k bir ┼č├Âlendi hasta i├žin. Ac─▒lar─▒n─▒ co┼čkunlukla anlat─▒yordu: s─▒f─▒r─▒ t├╝ketmi┼čti art─▒k, hem gen├žlere de yer a├žmak gerekirdi. S─▒k─▒l─▒yor muydu? Hi├ž ku┼čkusuz. Konu┼čmuyorlard─▒ kendisiyle. K├Â┼čede kalm─▒┼čt─▒, bir k├Âpek gibi. ├ľlmek daha iyiydi. ├ľyle ya, birine y├╝k olmaktansa, ├Âlmeyi ye─č tutard─▒. Sesi kavgac─▒ olmu┼čtu. Bir pazaryeri sesi, bir pazarl─▒k sesiydi. Gene de bu gen├ž adam…

S├╝rg├╝n ve Krall─▒k / Albert Camus
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Ekim 2017

S├╝rg├╝n ve Krall─▒k S├╝rg├╝n ve Krall─▒k’tan… Camlar─▒n kapat─▒lm─▒┼č olmas─▒na kar┼č─▒n, otob├╝ste bir s├╝redir c─▒l─▒z bir sinek dola┼č─▒yordu. Tuhaf m─▒ tuhaf, bitkin bir u├žu┼čla gidip gelmekteydi. Janine onu g├Âzden kaybetti, sonra kocas─▒n─▒n k─▒m─▒lt─▒s─▒z eline ini┼č yapt─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝. Hava so─čuktu. Camlara ├žarp─▒p v─▒z─▒ldayan kumlu yelin her y├╝kseli┼činde sinek titriyordu. K─▒┼č sabah─▒n─▒n zay─▒f ─▒┼č─▒─č─▒nda, zorlu bir sac ve dingil g├╝r├╝lt├╝s├╝ i├žinde ara├ž gidiyor, sallan─▒yor, zorlukla ilerliyordu. Janine kocas─▒na bakt─▒. Dar bir al─▒n ├╝zerinde dik ve k─▒r sa├ž tutamlar─▒, geni┼č bir burun, d├╝zensiz bir a─č─▒zla, Marcel somurtkan bir k─▒r tanr─▒s─▒n─▒ and─▒rmaktayd─▒. Yolun her ├žukurunda, Janine onun kendisine ├žarparak s─▒├žrad─▒─č─▒n─▒ duyuyordu. Sonra, bak─▒┼č─▒ k─▒m─▒lt─▒s─▒z, yeniden cans─▒z, uzak, a─č─▒r g├Âvdesini ayr─▒k bacaklar─▒n─▒n ├╝zerine b─▒rak─▒yordu. G├Âmle─čin kollar─▒n─▒ ge├žip bile─či ├Ârten gri fanilan─▒n daha da k─▒saltt─▒─č─▒ tombul, k─▒ls─▒z elleri canl─▒ g├Âr├╝n├╝yordu yaln─▒zca. Dizlerinin aras─▒na konmu┼č k├╝├ž├╝k bez bir valizi ├Âyle bir s─▒k─▒yorlard─▒ ki, sine─čin duraksamal─▒ ko┼čusunu duymaz g├Âr├╝n├╝yorlard─▒. Birden, yelin u─čuldad─▒─č─▒ belirgin bir bi├žimde duyuldu ve otob├╝s├╝ ├ževreleyen madensi sis daha da koyula┼čt─▒. ┼×imdi, camlar─▒n ├╝zerine, g├Âr├╝nmez ellerce at─▒l─▒rm─▒┼č gibi, avu├ž avu├ž kumlar inmekteydi. Sinek ├╝rpertili bir bi├žimde kanad─▒n─▒ oynatt─▒, ayaklar─▒n─▒n ├╝st├╝nde k─▒vr─▒ld─▒, sonra havaland─▒. Otob├╝s yava┼člad─▒, nerdeyse duracakt─▒. Sonra yel yat─▒┼č─▒r gibi oldu, sis biraz ayd─▒nland─▒ ve ara├ž yeniden h─▒zland─▒. Toza batm─▒┼č g├Âr├╝n├╝mde ─▒┼č─▒k delikleri a├ž─▒lmaktayd─▒. Madenden…

Sisyphos S├Âyleni / Albert Camus
Deneme / 10 Ekim 2017

Sisyphos S├Âyleni Sisyphos S├Âyleni’nden… Ger├žekten ├Ânemli olan bir tek felsefe sorunu vard─▒r; intihar. Ya┼čam─▒n ya┼čanmaya de─čip de─čmedi─činde bir yarg─▒ya varmak, felsefenin temel sorusuna yan─▒t vermektir. Gerisi, d├╝nyan─▒n ├╝├ž boyutlu olup olmad─▒─č─▒, akl─▒n dokuz mu, yoksa on iki ulam─▒ m─▒ bulundu─ču, sonra gelir. Oyundur bunlar; ilkin yan─▒t vermek gerekir. NietzscheÔÇÖnin istedi─či gibi, bir filozofun, sayg─▒de─čer olabilmek i├žin, ba┼čkalar─▒na ├Â─č├╝tledi─čini ├Ânce kendisi yapmas─▒ gerekti─či d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse, bu yan─▒t─▒n ├Ânemi iyice anla┼č─▒l─▒r, ├ž├╝nk├╝ yan─▒t kesin davran─▒┼čtan ├Ânce gelecektir. G├Ânl├╝m├╝zle sezdi─čimiz ┼čeyler bunlar, ama akl─▒m─▒za da ayd─▒nl─▒k gelmeleri i├žin derinle┼čtirilmeleri gerekir. Bir sorunun bir ba┼čka sorundan daha ├Ânce sonu├žland─▒r─▒lmas─▒ gerekti─čini neye g├Âre yarg─▒lamal─▒ diye sorulursa, gerektirdi─či eylemlere g├Âre, diye yan─▒t veririm. Hi├ž kimsenin varl─▒─č─▒n ├Âz├╝yle ilgili bir kan─▒t u─čruna ├Âld├╝─č├╝n├╝ g├Ârmedim, ├Ânemli bir bilim ger├že─čine varm─▒┼č olan Galil├ęe, bu ger├žek ya┼čam─▒n─▒ tehlikeye sokar sokmaz, b├╝y├╝k bir rahatl─▒kla d├Ân├╝verdi ondan. Bir bak─▒ma iyi de etti. U─črunda yak─▒l─▒p ├Âlmeye de─čmezdi bu ger├žek. D├╝nya m─▒ G├╝ne┼čÔÇÖin ├ževresinde d├Âner, G├╝ne┼č mi D├╝nyaÔÇÖn─▒n ├ževresinde, hi├ž mi hi├ž ├Ânemi yok bunun. K─▒sacas─▒, de─čersiz bir sorun. Buna kar┼č─▒l─▒k, ya┼čam─▒n, ya┼čamaya de─čmedi─či d├╝┼č├╝ncesine vard─▒klar─▒ i├žin ├Âlen nice insanlar g├Âr├╝yorum. Kendileri i├žin bir ya┼čama nedeni olan (ya┼čama nedeni denilen ┼čey, ayn─▒ zamanda ├žok g├╝zel bir ├Âlme nedenidir de) d├╝┼č├╝nceler ya da d├╝┼čler u─črunda ayk─▒r─▒…

Mutlu ├ľl├╝m / Albert Camus
Yabanc─▒ Edebiyat / 10 Ekim 2017

Mutlu ├ľl├╝m Mutlu ├ľl├╝m’den… Saat sabah─▒n onuydu, Patrice Mersault d├╝zenli ad─▒mlarla Zagreus ÔÇśun villas─▒na do─čru y├╝r├╝yordu, O saatte hastabak─▒c─▒ pazara ├ž─▒kar, villa ─▒ss─▒z olurdu. Nisan ay─▒yd─▒; p─▒r─▒l p─▒r─▒l, so─čuk, duru, donuk, mavi ve g├╝zel bir ilkbahar sabah─▒yd─▒, g├Âz kama┼čt─▒r─▒c─▒, ama ─▒s─▒tmayan bir g├╝ne┼č vard─▒. Villan─▒n yan─▒ndaki k├╝├ž├╝k yama├žlar─▒ s├╝sleyen ├žamlar─▒n aras─▒ndan a─ča├ž g├Âvdeleri boyunca duru bir ─▒┼č─▒k ak─▒yordu. Yol ─▒ss─▒zd─▒. Y├╝kseliyordu biraz. Mersault ÔÇśnun elinde bir valiz vard─▒; so─čuk yol ├╝zerindeki sert ad─▒m sesleriyle valizinin kulpunun ├ž─▒kard─▒─č─▒ d├╝zenli g─▒c─▒rt─▒ aras─▒nda, bu d├╝nyan─▒n sabah─▒n─▒n g├Ârkemi i├žinde ilerliyordu. Yol, villaya varmadan az ├Ânce banklar ve bah├želerle dolu bir alana a├ž─▒l─▒yordu. K├╝lrengi sar─▒sab─▒rlar─▒n ortas─▒ndaki erkenci k─▒rm─▒z─▒ sardunyalar, g├Âky├╝z├╝n├╝n mavili─či, kire├ž badanal─▒ beyaz bah├že duvarlar─▒, b├╝t├╝n bunlar, ├Âyle ho┼č, ├Âyle ├žocuksuydu ki, Mersault, alandan Zagreus ÔÇśun villas─▒na inen yola koyulmadan ├Ânce bir an durdu. E┼či─če gelince yeniden durdu ve eldivenlerini giydi. Sakat adam─▒n aral─▒k tuttu─ču kap─▒y─▒ a├žt─▒ ve rastgele kapatt─▒. Koridorda ilerledi, soldan ├╝├ž├╝nc├╝ kap─▒n─▒n ├Ân├╝ne var─▒nca kap─▒y─▒ ├žald─▒, i├žeri girdi. Zagreus oradayd─▒, ┼č├Âminenin yan─▒ndaki koltukta, tam Mersault ÔÇśnun iki g├╝n ├Ânce oturdu─ču yerde; kesik bacaklar─▒n─▒n ├╝zerinde bir ─░sko├ž battaniyesi vard─▒. Kitap okumaktayd─▒; hi├ž bir ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒n okunmad─▒─č─▒ yuvarlak g├Âzlerini, ┼čimdi, kapal─▒ kap─▒n─▒n yan─▒nda durmakta olan Mersault ÔÇÖya dikti─činde, kitab─▒n─▒ ├Ârt├╝ye day─▒yordu. Pencerelerin perdeleri ├žekilmi┼čti;…

D├╝┼č├╝┼č / Albert Camus
Yabanc─▒ Edebiyat / 10 Ekim 2017

D├╝┼č├╝┼č D├╝┼č├╝┼č’ten… Size hizmetlerimi sunabilir miyim, bay─▒m, can─▒n─▒z─▒ s─▒kmadan? Korkar─▒m ki bu kurulu┼čun kaderini elinde tutan sayg─▒de─čer gorille anla┼čmay─▒ bilmiyorsunuz. Ger├žekten de Hollanda dilinden ba┼čka dil bilmez o. Siz davan─▒z─▒ savunmak i├žin bana izin vermedik├že, sizin ard─▒├ž rak─▒s─▒ istedi─činizi anlamayacakt─▒r. ─░┼čte bak─▒n, umar─▒m ki, beni anlad─▒; ba┼č─▒n─▒ b├Âyle sallay─▒┼č─▒ onun benim kan─▒tlar─▒ma boyun e─čdi─čini g├Âsteriyor olmal─▒. Ger├žekten de davran─▒yor o, acele ediyor, ak─▒ll─▒ bir yava┼čl─▒kla. ┼×ansl─▒s─▒n─▒z, homurdanmad─▒. Hizmet etmek istemedi─či zaman, bir homurtu yeter ona: Kimse ├╝stelemez. Keyfinin kral─▒ olmak, koca hayvanlar─▒n ayr─▒cal─▒─č─▒d─▒r. Ama ben gidiyorum, bay─▒m, size hizmet etti─čim i├žin mutlu olarak. Te┼čekk├╝r ederim size, e─čer can s─▒k─▒c─▒ bir kimse rol├╝ oynamayaca─č─▒mdan emin olsayd─▒m, kabul ederdim. Fazla iyisiniz. Bu y├╝zden barda─č─▒m─▒ sizinkinin yan─▒na koyaca─č─▒m. Hakl─▒s─▒n─▒z, suskunlu─ču sa─č─▒r edici onun. ─░lkel ormanlar─▒n sessizli─čidir bu, a─čz─▒na kadar y├╝kl├╝ olan. Bizim o suskun dostumuzun uygar dillere surat asmakta inat etmesine ┼ča┼č─▒yorum zaman zaman. Onun i┼či g├╝c├╝, nedense┬áMexico-City┬áad─▒n─▒ takt─▒─č─▒ bu Amsterdam bar─▒na her ulustan denizcileri kabul etmek. B├Âylesi g├Ârevlerle, onun bilgisizli─činin rahats─▒z edici olmas─▒ndan korkmaz m─▒s─▒n─▒z? Cro-Magnon insan─▒n─▒n Babil KulesiÔÇÖnde oturdu─čunu d├╝┼č├╝n├╝n! En az─▒ndan yurt ├Âzlemiyle kahrolurdu orada. Ama ├Âyle de─čil i┼čte, bizimkisi s├╝rg├╝nl├╝─č├╝n├╝n ac─▒s─▒n─▒ duymuyor, yolunda y├╝r├╝yor yine, hi├žbir ┼čey tedirgin etmiyor onu. Onun a─čz─▒ndan i┼čitti─čim nadir t├╝mcelerden biri ya se├žmek, ya…

Ba┼čkald─▒ran ─░nsan / Albert Camus
Deneme / 10 Ekim 2017

Ba┼čkald─▒ran ─░nsan Ba┼čkald─▒ran ─░nsan’dan… Kimdir ba┼čkald─▒ran insan? Hay─▒r diyen biri. Ama yads─▒rsa da vazge├žmez; evet diyen bir insand─▒r da, hem de daha ilk deviniminde. T├╝m ya┼čam─▒ boyunca buyruk alm─▒┼č bir k├Âle, birdenbire, yeni bir buyru─ču kabul edilmez bulur. Bu ÔÇťhay─▒rÔÇŁ─▒n i├žeri─či nedir? ├ľrne─čin, ÔÇťfazla uzad─▒ bu i┼čÔÇŁ, ÔÇťburaya kadar evet, buradan ilerisine hay─▒rÔÇŁ, ÔÇť├žok ileri gidiyorsunuzÔÇŁ ya da ÔÇťge├žemeyece─činiz bir s─▒n─▒r vard─▒rÔÇŁ anlamlar─▒na gelir. K─▒sacas─▒, bir s─▒n─▒r─▒n varl─▒─č─▒n─▒ kesinler bu hay─▒r. Ba┼čkald─▒rm─▒┼č─▒n ├Âtekinin ÔÇťfazlaya ka├žt─▒─č─▒ÔÇŁ, hakk─▒n─▒ bir ba┼čka hakk─▒n kendisine kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒, kendisini s─▒n─▒rlad─▒─č─▒ bir ├žizginin ├Âtesine ta┼č─▒rd─▒─č─▒ duygusunda da ayn─▒ s─▒n─▒r d├╝┼č├╝ncesini buluruz. B├Âylece, ba┼čkald─▒r─▒ edimi hem katlan─▒lmaz bulunan bir haks─▒zl─▒─č─▒n kesinlikle yads─▒nmas─▒na, hem de bulan─▒k bir hak inanc─▒na, daha do─črusu ba┼čkald─▒rm─▒┼č─▒n ÔÇť… yapmaya hakk─▒ oldu─čuÔÇŁ izlenimine dayan─▒r. Herhangi bir bi├žimde, herhangi bir yerde bizim de hakl─▒ oldu─čumuz duygusu uyanmad─▒k├ža ba┼čkald─▒r─▒ olmaz. ─░┼čte bunun i├žin, ba┼čkald─▒ran k├Âle ayn─▒ zamanda hem evet, hem de hay─▒r der. S─▒n─▒rla birlikte, bu s─▒n─▒r─▒n berisinde var sand─▒─č─▒ ve korumak istedi─či ┼čeyleri de kesinler. Kendisinde de ÔÇť… ├žabas─▒na de─čenÔÇŁ, sak─▒n─▒lmas─▒ gereken bir ┼čey bulundu─čunu kan─▒tlar inatla. Bir bak─▒ma, kendisini ezen d├╝zene kar┼č─▒, kabul edebilece─činden fazla ezilmeme hakk─▒n─▒ ├ž─▒kar─▒r. Her ba┼čkald─▒r─▒da, haks─▒za kar┼č─▒ bir tiksintiyle birlikte, insan─▒n kendi benli─činin herhangi bir yan─▒na tam ve birdenbire bir…