Ses Sese Kar┼č─▒ / Aldous Huxley
Yabanc─▒ Edebiyat / 6 Ocak 2018

Ses Sese Kar┼č─▒ Ses Sese Kar┼č─▒’dan… “Gecikmeyeceksin, de─čil mi?” Marjorie Carling’in sesinde kayg─▒ vard─▒, yalvarmay─▒ and─▒ran bir ┼čeyler vard─▒. Gecikece─čini bildi─či i├žin ├╝z├╝len, kendini su├žlu bilen Walter, “Hay─▒r, gecikmem,” dedi. MarjorieÔÇÖnin sesi sinirine dokunuyordu. Marjorfu biraz yapmac─▒k konu┼čurdu; kendi ne denli mutsuz olursa olsun, sesi gere─činden fazla kibard─▒. “Gece yar─▒s─▒ndan sonraya kalma.ÔÇŁ Marjorie, bir zamanlar ak┼čamlar─▒ onsuz soka─ča ├ž─▒kmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyebilirdi WalterÔÇÖe. Yapabilirdi bunu; ama yapamad─▒. Bunu an─▒msatmak, MarjorieÔÇÖnin ilkelerine ayk─▒r─▒yd─▒. WalterÔÇÖin sevgisini zorla elde etmek istemezdi. “Saat birde diyelim, istersen. Bu ├že┼čit toplant─▒lar─▒ bilirsin.” Ne var ki, Marjorie o ├že┼čit toplant─▒lar─▒ bilmezdi asl─▒nda; bilmemesinin de bir nedeni vard─▒: WalterÔÇÖin kar─▒s─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin, o toplant─▒lara ├ža─čr─▒lmazd─▒. Walter Bidlake ile ya┼čamak i├žin kocas─▒ndan ayr─▒lm─▒┼čt─▒. H─▒ristiyanlara ├Âzg├╝ ahl├ók kayg─▒lan olan, kendini g├╝├žs├╝z bilen, ama eziyet etmekten biraz ho┼članan, kar─▒s─▒ndan ├Â├ž almak isteyen Carling; MarjorieÔÇÖyi bo┼čamaya yana┼čmad─▒. Walter ile ya┼čamaya ba┼člayal─▒ iki y─▒l olmu┼čtu; ancak iki y─▒l; ama Walter, daha ┼čimdiden ondan so─čumu┼čtu; ba┼čkas─▒n─▒ sevmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. WalterÔÇÖin sevgisiyle birlikte, MarjorieÔÇÖnin i┼čledi─či g├╝nah─▒ hafifletecek tek ├Âz├╝r,, ├ževresinden ├žekti─či s─▒k─▒nt─▒y─▒ hafifletecek tek avuntu, yok olmaktayd─▒ art─▒k. ├ťstelik de gebe kalm─▒┼čt─▒ Marjorie. ├ťst├╝ne d├╝┼čmekle WalterÔÇÖi ancak sinirlendirece─čini, kendisinden b├╝sb├╝t├╝n so─čutaca─č─▒n─▒ bildi─či halde, “yar─▒mda,” diye yalvard─▒. Susmak elinde de─čildi; onu fazla seviyor, ├Âlesiye k─▒skan─▒yordu. Bu s├Âzler, ilkelerine kar┼č─▒n,…

Kal─▒c─▒ Felsefe / Aldous Huxley
Felsefe / 5 Ocak 2018

Kal─▒c─▒ Felsefe Kal─▒c─▒ Felsefe’den… Bu al─▒nt─▒ yukar─▒da s├Âylenilenlerle ├želi┼čkili gibi g├Âz├╝kse de bu ger├žek bir ├želi┼čki de─čildir. ─░├žteki Tanr─▒ ve d─▒┼čtaki Tanr─▒ kavranabilecek ve kelimelere d├Âk├╝lebilecek iki soyut kavramd─▒r. Bununla beraber, bu kavramlar─▒n ├«ma etti─či hakikatlar ÔÇťruhun en derin ve merkez├« k─▒sm─▒ndanÔÇŁ ba┼čka bir yerde kavranamaz ve ifade edilemez. Bu i├žteki Tanr─▒ i├žin oldu─ču kadar d─▒┼čtaki Tanr─▒ i├žin de ge├žerlidir. Fakat her iki soyut kavram─▒n da ÔÇöuzaysal bir mecaz kullanmak gerekirseÔÇö ayn─▒ yerde ger├žeklenmesi gerekmekle beraber, Tanr─▒n─▒n i├žte ger├žeklenmesinin asl├« mahiyeti nicelik a├ž─▒s─▒ndan d─▒┼čtaki Tanr─▒n─▒n ger├žeklenmesinden farkl─▒d─▒r; ayr─▒ca her biri alg─▒lay─▒c─▒n─▒n Z├ótÔÇÖ─▒ ve ayn─▒ zamanda (BhagavadÔÇôGitaÔÇÖn─▒n kelimeleriyle) ÔÇťb├╝t├╝n bu d├╝nyan─▒n, sayesinde her tarafa yay─▒ld─▒─č─▒ ┼×uÔÇŁ kadar e┼č zamanl─▒ olarak i├žte ve d─▒┼čta olan Kayna─č─▒n ger├žeklenmesinden de farkl─▒d─▒r. Svetaketu on iki ya┼č─▒na geldi─činde bir ├Â─čretmene g├Ânderilir. Yirmi d├Ârt ya┼č─▒na kadar onunla birlikte ├žal─▒┼č─▒r. B├╝t├╝n Vedalar─▒ ├Â─črendikten sonra b├╝t├╝n her┼čeyi ├Â─črendi─či inanc─▒yla ve herkesin kusurlar─▒n─▒ bulma iddias─▒yla birlikte kendini be─čenmi┼č olarak eve d├Âner. Babas─▒ ona der: ÔÇťSvateketu, yavrum, sahip oldu─čun bilgilerle ├Âv├╝nen ve herkesi ele┼čtiren sen, sayesinde i┼čitilmeyeni i┼čititebildi─čimiz, alg─▒lanamayan─▒ alg─▒layabildi─čimiz ve bilinmeyeni bilebildi─čimiz bilgiyi elde ettin mi?ÔÇŁ Svataketu sorar: ÔÇťNedir bu bilgi babac─▒─č─▒m?ÔÇŁ Babas─▒ cevap verir: ÔÇťBir par├ža kili bilmekle kilden yap─▒lan b├╝t├╝n her┼čeyi biliriz, aradaki fark sadece isimden ibarettir, ger├žek…

Cesur Yeni D├╝nya / Aldous Huxley
Bilimkurgu / 4 Ocak 2018

Cesur Yeni D├╝nya Cesur Yeni D├╝nya’dan… Sadece otuzd├Ârt katl─▒ yerden bitme gri bir bina. Ana giri┼čin ├╝zerinde ┼ču s├Âzc├╝kler; LONDRA MERKEZ KULU├çKA VE ┼×ARTLANDIRMA MERKEZ─░ ve ├╝zeri kaplanm─▒┼č olan D├╝nya Devleti’nin slogan─▒, CEMAAT, ├ľZDE┼×L─░K, ─░ST─░KRAR. Zemin kattaki devasa oda kuzeye bak─▒yordu. Odan─▒n kendisinin b├╝t├╝n tropik ─▒s─▒s─▒na kar┼č─▒n pervazlar─▒n ├Âtesinde t├╝m yaz boyunca so─čuk kalan ince sert bir ─▒┼č─▒k; pencerelerden s├╝z├╝l├╝p a├ž g├Âzlerle, ├╝zerine kuma┼č ├Ârt├╝l├╝ bir fig├╝r, so─čuktan titreyen soluk siluetli bir akademisyen ar─▒yor, ancak yaln─▒zca bir laboratuvar─▒n cam, nikel ve soluk├ža par─▒ldayan porselenini buluyordu. K─▒┼č donuklu─čuna yine k─▒┼č donuklu─ču kar┼č─▒l─▒k veriyordu. Ellerine soluk ceset rengi lastik eldivenler giymi┼č i┼č├žilerin tulumlar─▒ beyazd─▒. I┼č─▒k bir hayaletti, donuk ve ├Âl├╝. Sadece mikroskoplar─▒n sar─▒ g├Âvdelerinden belli bir parlak ve canl─▒ t├Âz ├Âd├╝n├ž al─▒yordu, ├žal─▒┼čma masalar─▒ boyunca cilal─▒ t├╝plerin aras─▒nda uzun bir silsile halinde birbirini izleyen enfes ├žizgiler tereya─č─▒ gibi duruyordu. “Buras─▒ da,” dedi M├╝d├╝r kap─▒y─▒ a├žarak, “D├Âlleme Odas─▒.” Kulu├žka ve ┼×artland─▒rma Merkezi M├╝d├╝r├╝ odaya girdi─činde, g├╝├žl├╝kle nefes alan sessizlikte, derin konsantrasyondan kaynaklanan dalg─▒n kendi kendine konu┼čmalar─▒n ─▒sl─▒k ya da u─čultusunun ortas─▒nda ├╝├žy├╝z D├Âllendirici, aletlerinin ├╝zerine e─čilmi┼č ├žal─▒┼č─▒yordu. Yeni gelmi┼č ├žok gen├ž, pembe ve t├╝y├╝ bitmemi┼č bir b├Âl├╝k ├Â─črenci, ├╝rkek ve ac─▒nacak bir ┼čekilde M├╝d├╝r’├╝n ard─▒ s─▒ra y├╝r├╝yorlard─▒. Her biri elinde bir defter, y├╝ce…

Alg─▒ Kap─▒lar─▒ / Aldous Huxley
Yabanc─▒ Edebiyat / 3 Ocak 2018

Alg─▒ Kap─▒lar─▒ Alg─▒ Kap─▒lar─▒’ndan… 1886ÔÇÖda Alman farmakolog Ludwig Lewin ad─▒n─▒n sonradan verilece─či kakt├╝s├╝n ilk sistematik incelemesini yay─▒nlad─▒. Anhalonium lewinii bilim i├žin yeniydi, ilkel dinler ve G├╝neybat─▒ Amerika ve Meksika yerlileri i├žin bu kakt├╝s hat─▒rlayamad─▒klar─▒ zamanlardan beri arkada┼člar─▒yd─▒. Asl─▒nda bir arkada┼čtan ├žok daha fazlas─▒yd─▒. Yeni D├╝nyaÔÇÖya ilk giden ─░spanyol gezginlerden birinin s├Âzc├╝kleriyle ÔÇśPeyote dedikleri bir k├Âk yiyorlar ve buna sanki bir tanr─▒ym─▒┼č gibi h├╝rmet ediyorlar.ÔÇÖ Bu kakt├╝se niye bir tanr─▒ym─▒┼č gibi h├╝rmet ettikleri; Jaensch, Havelock Ellis ve Weir Mitchell gibi se├žkin psikologlar peyoteÔÇÖnin etkin maddesi olan meskalinle deneylere ba┼člad─▒klar─▒nda ortaya ├ž─▒kt─▒. Putperestli─čin olduk├ža berisinde bir yerde durduklar─▒ do─čru ama hepsi de e┼čsiz ├Âzellikler ta┼č─▒yan uyu┼čturucu maddeler aras─▒nda meskaline ayr─▒ bir yer vermek konusunda fikir birli─čine vard─▒lar. Uygun miktarlarda al─▒nd─▒─č─▒nda bilin├ž niteli─čini daha derinden de─či┼čtiriyor ve fakat bir farmakolo─čun repertuar─▒nda bulunan di─čer herhangi bir maddeden daha az zararl─▒. Meskalin ara┼čt─▒rmas─▒ Lewin ve Havelock EllisÔÇÖin g├╝nlerinden beri fas─▒lalarla devam ediyor. Kimyac─▒lar bu alkaloidi sadece yal─▒tmakla kalmad─▒lar, bile┼čtirmeyi de ├Â─črendiler, b├Âylelikle tedarik art─▒k bir ├ž├Âl kakt├╝s├╝n├╝n seyrek ve uzun aral─▒klarla ortaya ├ž─▒kan ├╝r├╝n├╝ne dayanm─▒yor. Ak─▒l hastal─▒klar─▒ uzmanlar─▒ hastalar─▒n─▒n manevi s├╝re├žlerini ilkelden daha iyi anlayabilmek umuduyla meskalin ald─▒lar. Talihsiz bir bi├žimde ├žok az say─▒da ├Âzne ├╝zerinde ├žok dar bir alanda ├žal─▒┼čan psikologlar bu maddenin daha…

Ada / Aldous Huxley
Yabanc─▒ Edebiyat / 2 Ocak 2018

Ada Ada’dan… ┬źDikkat,┬╗ diye ba─č─▒rd─▒ bir ses, sanki bir obua ans─▒z─▒n dile gelmi┼čti. ┬źDikkat,┬╗ diye yineledi ayn─▒ y├╝ksek, genzel, tekd├╝ze ses. ┬źDikkat.┬╗ ├ľl├╝ yapraklar─▒n ├╝st├╝nde bir ceset gibi yatan, sa├žlar─▒ ke├žele┼čmi┼č, y├╝z├╝ kir pas i├žinde ve bereli, giysileri partal, ├žamurlu adam, Will Farnaby, irkilerek uyand─▒. Molly onu ├ža─č─▒r─▒yordu. Kalkmal─▒. Giyinmeli. Daireye ge├ž kalmamal─▒. ┬źSa─čol sevgilim,┬╗ diyerek do─čruldu. Sa─č dizine ┼čiddetli bir sanc─▒ sapland─▒. S─▒rt─▒, kollar─▒, ┼čakaklar─▒ da s─▒zl─▒yordu. ┬źDikkat,┬╗ diye ─▒srarla yineledi ayn─▒ ses. Will dirse─čine dayanarak ├ževresine bir g├Âz att─▒, ve ┼ča┼čk─▒nl─▒kla LondraÔÇÖdaki odas─▒n─▒n gri duvarka─č─▒d─▒yla sar─▒ perdeleri yerine a─ča├žlar aras─▒nda bir a├ž─▒kl─▒─č─▒, bir orman sabah─▒n─▒n uzun g├Âlgeli, e─čimli ─▒┼č─▒klar─▒n─▒ g├Ârd├╝. ┬źDikkat.┬╗ Neden ┬źDikkat┬╗ diyor bu ses? ┬źDikkat. Dikkat.┬╗ diye diretiyordu ses. Ne garip, ne kadar anlams─▒z! ┬źMolly?┬╗ diye seslendi. ┬źMolly?┬╗ Bu ad belle─činin kap─▒lar─▒n─▒ a├ž─▒verdi. ─░├žine i┼člemi┼č o bildik su├žluluk duygusuyla, birdenbire burnuna formal kokusu ├žal─▒nd─▒, ├Ân├╝s─▒ra ye┼čil koridorda ilerleyen ufak tefek, canl─▒ hem┼čireyi g├Ârd├╝, kolal─▒ giysilerinin h─▒┼č─▒rt─▒s─▒n─▒ duydu. Hem┼čire, ┬źNumara ellibe┼č,┬╗ dedi. Durdu ve beyaz bir kap─▒ a├žt─▒. Will i├žeri girdi, ve kar┼č─▒s─▒nda, y├╝ksek beyaz yatakta MollyÔÇÖyi g├Ârd├╝. Y├╝z├╝n├╝n yar─▒s─▒n─▒ ├Ârten sarg─▒larla, a├ž─▒k, ma─čarams─▒ a─čz─▒yla MollyÔÇÖyi. ┬źMolly,┬╗ diye seslenmi┼čti, ┬źMolly…┬╗ Sesi bo─čaz─▒nda d├╝─č├╝m, d├╝─č├╝m, a─člam─▒┼č, yalvarm─▒┼čt─▒, ┬źSevgilim!┬╗ Yan─▒t yok. Yaln─▒zca kad─▒n─▒n a├ž─▒k a─čz─▒ndan ├ž─▒kan kesik, h─▒r─▒lt─▒l─▒ soluklar─▒n…