Y├╝z├╝nc├╝ Ad / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 31 Ekim 2017

Y├╝z├╝nc├╝ Ad Y├╝z├╝nc├╝ Ad’dan… CanavarÔÇ▓─▒n y─▒l─▒na girmemize daha d├Ârt uzun ay var, oysa gelmi┼č dayanm─▒┼č bile kap─▒ya. G├Âlgesi, y├╝reklerimizi ve evlerimizin pencerelerini ├Ârt├╝yor. ├çevremdeki insanlar ba┼čka ┼čeyden s├Âz edemez oldular. Yakla┼čan y─▒l, ├Ân belirtiler, kehanetler… Gelsin! diyorum kimi zaman kendi kendime; bo┼čalts─▒n art─▒k mucize ve felaketlerle dolu heybesini! Sonra cay─▒yorum bu d├╝┼č├╝nceden; t├╝m o g├╝zel y─▒llara geri gidiyorum belle─čimde, her g├╝n├╝ ak┼čam─▒n zevklerini beklemekle ge├žirdi─čimiz o s─▒radan, iyi y─▒llara. Ve a─č─▒z dolusu lanet okuyorum k─▒yamete tapanlara. Nas─▒l ba┼člad─▒ bu ├ž─▒lg─▒nl─▒k? ├ľnce kimin kafas─▒nda filizlendi? Hangi g├Âkkubbenin alt─▒nda? Kesin olarak s├Âyleyemem, yine de bir bi├žimde biliyorum bunu. Bulundu─čum yerden korkuyu g├Ârd├╝m; o i─čren├ž korkunun do─čdu─čunu, b├╝y├╝d├╝─č├╝n├╝, yay─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝m; kafalara nas─▒l s─▒zd─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝m -en yak─▒nlar─▒m─▒nkine, benimkine varana dek-, akl─▒ yerinden oynat─▒p ayaklar alt─▒na al─▒┼č─▒n─▒, a┼ča─č─▒lay─▒┼č─▒n─▒, sonra da onu par├žalay─▒p g├Âvdeye indiri┼čini izledim. G├╝zel g├╝nlerin uzakla┼č─▒p gitti─čini g├Ârd├╝m. Buraya dek dinginlik i├žinde ya┼čad─▒m ben. Mutluluk ve erin├ž i├žinde, her mevsim biraz daha g├Âbek ba─čl─▒yor, biraz daha zenginle┼čiyordum; elimin ula┼čamayaca─č─▒ hi├žbir ┼čeye g├Âz dikmiyordum; kom┼čular─▒m k─▒skanmaktan ├žok pohpohluyorlard─▒ beni. Ve birdenbire, her ┼čey h─▒zland─▒ ├ževremde. Ortaya ├ž─▒k─▒veren, sonra da benim hatam y├╝z├╝nden yokolan o tuhaf kitap… Ya┼čl─▒ ─░drisÔÇ▓in ├Âl├╝m├╝; ger├ži kimse bu y├╝zden su├žlam─▒yor beni… kendimden ba┼čka. Ve t├╝m karars─▒zl─▒─č─▒ma kar┼č─▒n Pazartesi g├╝n├╝ ├ž─▒kmak…

Tanios Kayas─▒ / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 30 Ekim 2017

Tanios Kayas─▒ Tanios Kayas─▒’ndan… Benim do─čdu─čum k├Âyde kayalar─▒n birer ad─▒ vard─▒r. Gemi Kayas─▒, Ay─▒ Kafas─▒ Kayas─▒, Pusu Kayas─▒, Duvar Kayas─▒, hatta ─░kizler Kayas─▒ vard─▒r. Bu sonuncusuna Gulyabani Memeleri de denir. Asker Ta┼č─▒ denileni ├žok ├Ânemlidir; vaktiyle birlikler asileri kovalarken bu kayan─▒n ard─▒nda pusuya yatarlarm─▒┼č; buradan daha fazla h├╝rmet g├Âren, efsanelerle bunca dolu bir ba┼čka y├Âre yoktur. Yine de ├žocukluk g├╝nlerimin manzaralar─▒ r├╝yama girdi─činde g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝ne bir ba┼čka kaya gelmektedir. Heybetli bir koltuk g├Âr├╝n├╝m├╝nde, kal├žalar─▒n kondu─ču yer sanki oturula oturula y─▒pranm─▒┼č gibi ├žukurla┼čm─▒┼č, y├╝ksek ve d├╝z bir arkal─▒─č─▒ olan ve her iki yana kol├žak gibi sarkan bir kaya. San─▒yorum insan ad─▒ ta┼č─▒yan tek kaya odur: Tanios Kayas─▒! Ta┼čtan bu taht─▒ uzun s├╝re seyretmi┼č ama yan─▒na yakla┼čmaya cesaret edememi┼čtim. Tehlikeden korktu─čum i├žin de─čil; k├Âyde en g├Âzde oyunlar─▒m─▒z kayal─▒klar aras─▒nda ge├žerdi, k├╝├ž├╝c├╝k bir ├žocukken bile en tehlikeli yerlere t─▒rmanarak benden b├╝y├╝klere kafa tutard─▒m. Ellerimizden ve ├ž─▒plak ayaklar─▒m─▒zdan ba┼čka sahip oldu─čumuz bir ┼čey yoktu ama tenimiz kayan─▒n tenine yap─▒┼čmay─▒ gayet iyi biliyordu ve ne kadar heybetli olsa da, buna direnebilecek tek bir kaya yoktu. Hay─▒r, beni engelleyen d├╝┼čme korkusu de─čildi. Bir inan├ž, bir yemindi. Bu s├Âz├╝, ├Âl├╝m├╝nden birka├ž ay ├Ânce dedeme vermi┼č, yemin etmi┼čtim. ÔÇťB├╝t├╝n kayalara evet, ama asla ona yana┼čma!ÔÇŁ Di─čer yumurcaklar da…

Semerkant / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 29 Ekim 2017

Semerkant Semerkant’tan… ├ľmer Hayyam bazen Semerkant’ta, a─č─▒r ve kasvetli bir g├╝n├╝n bitiminde, kentin i┼čsiz g├╝├žs├╝z tak─▒m─▒, baharat ├žar┼č─▒s─▒n─▒n yan─▒ ba┼č─▒ndaki iki meyhane ├ž─▒kmaz─▒nda, Sogd ├╝lkesinin kokulu ┼čarab─▒n─▒ i├žmek i├žin de─čil, ama gelen gideni g├Âzetlemek ya da ├žak─▒rkeyif bir ka├ž ak┼čamc─▒ya sald─▒rmak i├žin dolan─▒p durur. Ele ge├žirilen ki┼či yere serilir, hakaret edilir, ba┼čtan ├ž─▒kartan ┼čarab─▒n k─▒z─▒ll─▒─č─▒n─▒ ona y├╝z y─▒llar boyu hat─▒rlatacak olan bir cehennem ate┼čine sokulur. ─░┼čte Rubaiyat, 1072 yaz─▒nda, b├Âyle bir olay ├╝zerine yaz─▒lmaya ba┼čland─▒. ├ľmer Hayyam yirmi d├Ârt ya┼č─▒ndayd─▒ ve bir s├╝redir Semerkant’ta bulunuyordu. O ak┼čam, meyhaneye mi gitmi┼čti yoksa dola┼č─▒p dururken rastlant─▒lar m─▒ onu oraya s├╝r├╝klemi┼čti? Bilinmeyen bir kenti ar┼č─▒nlaman─▒n taze keyfi, biten g├╝n├╝n binlerce bi├žim al─▒┼č─▒na a├ž─▒k g├Âzlerle bak─▒┼č… Gelincik Tarlas─▒ Soka─č─▒nda bir k├╝├ž├╝k o─član, a┼č─▒rd─▒─č─▒ elmay─▒ g├Â─čs├╝nde tutarak tabanlar─▒ ya─čl─▒yor; ├žuhac─▒lar ├žar┼č─▒s─▒nda bir d├╝kk├ón─▒n i├žinde, bir kandilin k├Âr ─▒┼č─▒─č─▒nda tavla partisi s├╝r├╝yor, iki zar at─▒┼č─▒ndan sonra bir k├╝f├╝r ve t─▒k─▒rt─▒l─▒ bir g├╝l├╝┼č duyuluyordu. ─░plik├žiler ge├židinde ise, kat─▒rc─▒n─▒n biri ├že┼čmenin ├Ân├╝nde durup y├╝z├╝n├╝ y─▒k─▒yor, sonra da uyuya kalan ├žocu─čunu ├Âpercesine, dudaklar─▒n─▒ uzat─▒p muslu─ča e─čiliyor, susuzlu─čunu giderdikten sonra ─▒slak avu├žlar─▒n─▒ y├╝z├╝nde gezdirip ┼č├╝krediyor, i├ži bo┼č bir karpuzu yerden alarak su ile dolduruyor ve hayvan─▒n─▒n ba┼č─▒ndan a┼ča─č─▒ya, o da i├žebilsin diye boca ediyordu. T├╝t├╝nc├╝ler Meydan─▒nda, gebe bir kad─▒n Hayyam’a…

├ľl├╝mc├╝l Kimlikler / Amin Maalouf
Deneme / 28 Ekim 2017

├ľl├╝mc├╝l Kimlikler ├ľl├╝mc├╝l Kimlikler’den… 1976’da L├╝bnan’─▒ terk edip Fransa’ya yerle┼čti─čimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi “daha ├žok Frans─▒z” m─▒, yoksa “daha ├žok L├╝bnanl─▒” m─▒ hissetti─čim ne kadar ├žok sorulmu┼čtur bana. Cevab─▒m hi├ž de─či┼čmez: “Her ikisi de!” Herhangi bir denge ya da haktan─▒rl─▒k endi┼česi y├╝z├╝nden de─čil, ama cevab─▒m farkl─▒ olsayd─▒, yalan s├Âylemi┼č olurdum. Beni bir ba┼čkas─▒ de─čil de ben yapan ┼čey, bu ┼čekilde iki ├╝lkenin, iki ├╝├ž dilin, pek ├žok k├╝lt├╝r gelene─činin s─▒n─▒r─▒nda bulunu┼čumdur. Benim kimli─čimi tan─▒mlayan da tam olarak budur. Kendimden bir par├žay─▒ kesip atm─▒┼č olsayd─▒m, daha m─▒ ger├žek olurdum? Yani bana soru soranlara sab─▒rla L├╝bnan’da do─čdu─čumu, yirmi yedi ya┼č─▒na kadar orada ya┼čad─▒─č─▒m─▒, Arap├žan─▒n anadilim oldu─čunu, Dumas ve Dickens’i,┬áG├╝liver’in Seyahatlerini┬áilk kez Arap├ža ├ževirisinden ke┼čfetti─čimi ve ├žocuklu─čun ilk sevin├žlerini atalar─▒m─▒n k├Ây├╝ olan da─č k├Ây├╝mde tatt─▒─č─▒m─▒, ilerde romanlar─▒mda esinlenece─čim baz─▒ ├Âyk├╝leri orada dinledi─čimi a├ž─▒kl─▒yorum. Bunu nas─▒l unutabilirim? Bunlardan nas─▒l olur da kopabili-rim? Ama ├Âte yandan, yirmi iki y─▒ldan beri Fransa topraklar─▒nda ya┼čamaktay─▒m, onun suyunu ve ┼čarab─▒n─▒ i├žiyorum, ellerim her g├╝n onun o eski ta┼člar─▒n─▒ ok┼čamakta, kitaplar─▒m─▒ onun diliyle yaz─▒yorum, o art─▒k benim i├žin asla yabanc─▒ bir ├╝lke olamaz. Yani, yar─▒ Frans─▒z, yar─▒ L├╝bnanl─▒ m─▒? Hi├ž de de─čil! Kimlik b├Âlmelere ayr─▒lamaz, o ne yar─▒mlardan olu┼čur, ne ├╝├žte birlerden, ne de ku┼čat─▒lm─▒┼č…

I┼č─▒k Bah├želeri / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 27 Ekim 2017

I┼č─▒k Bah├želeri I┼č─▒k Bah├želeri’nden… Birden, ├╝z├╝nt├╝s├╝ne ara veren bir ┼čey oldu. Felaketin meydana geldi─či yere diz ├ž├Âkt├╝ ve mermer d├Â┼čemelerden ikisinin aras─▒na s─▒k─▒┼čm─▒┼č bir bastonun ucunu ├ž─▒kartt─▒. ─░nceledi. Hi├ž ku┼čku yok, ├╝st k─▒sm─▒ kesilmi┼čti. Pattig, Sittay’─▒n avluda dola┼čt─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝nce “kahrolas─▒ Palmyra’l─▒” diye s├Âylendi. Adam, bir yaban otu par├žas─▒n─▒ s├Âk├╝p ├žekercesine, ani bir hareketle bastonunu b├╝kt├╝, kopartt─▒ ve topra─ča saplad─▒. Pattig do─čruldu, g├Âzleriyle beyaz giysili adam─▒ arad─▒. Bo┼čuna. “Kahrolas─▒ Palmyra’l─▒!” diye homurdand─▒. “Katil var!”, “tanr─▒ katili” diye ba─č─▒rmaya kalk─▒┼čt─▒ ama rahipler, gereksiz bir ├Âzenle, heykelin k─▒r─▒lan par├žalar─▒n─▒ ta┼č─▒maya ba┼člam─▒┼člard─▒. Omuz k─▒sm─▒na yamanm─▒┼č bir kol, kula─č─▒n bir par├žas─▒na yap─▒┼čm─▒┼č bir tutam sakal… Pattig’in ├Âfkesi, yazg─▒s─▒na boyun e─čer bir h├╝z├╝ne d├Ân├╝┼čt├╝. B├Âyle bir g├Âr├╝nt├╝ye yol a├žt─▒─č─▒ i├žin neredeyse Nabu’ya k─▒zd─▒. Sonra, sabaha kadar Tap─▒nak’ta dola┼čmak niyetiyle oradan uzakla┼čt─▒. Kendili─činden beyzi havuz yoluna y├Âneldi. Bu─čulu g├Âzleriyle lanet olas─▒ adam─▒n durdu─ču yere bakt─▒. Oradayd─▒, Sittay. Ayn─▒ yerde, ayn─▒ duru┼ču ile. Ba┼čtan a┼ča─č─▒ bembeyaz. Eliyle, garip bi├žimde k─▒salm─▒┼č sopas─▒n─▒n topuzunu ok┼čuyordu. Pattig gelip, ├Ân├╝ne dikildi. G├Âmle─činden yakalay─▒p adam─▒ sarst─▒. ÔÇö Kahrolas─▒ Palmyra’l─▒! dedi. Bunu neden yapt─▒n? Adam ne ┼ča┼čk─▒nl─▒k ne de endi┼če g├Âsterdi, kurtulmaya da ├žal─▒┼čmad─▒. Konu┼čmas─▒ sakin ve emindi. ÔÇö E─čer rahiplerin y├╝r├╝y├╝┼č├╝ne h├╝kmeden ger├žekten Nabu ise, onlar─▒ d├╝┼č├╝ren de odur. Orada bastonumu k─▒rd─▒─č─▒m─▒ bilmiyor…

Do─čunun Limanlar─▒ / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 26 Ekim 2017

Do─čunun Limanlar─▒ Do─čunun Limanlar─▒’ndan… Bu ├Âyk├╝ bana ait de─čil, bir ba┼čkas─▒n─▒n ya┼čam─▒n─▒ anlat─▒yor. Kendine ├Âzg├╝ s├Âzc├╝kleriyle, onlar─▒ sadece belirsiz veya tutars─▒z buldu─čumda d├╝zelttim. Kendine ├Âzg├╝ ger├žekleriyle, b├╝t├╝n ger├žekler birbirine e┼čde─čerde. Ara s─▒ra bana yalan s├Âylemi┼č midir? Bilemem. Ama herhalde kendisi hakk─▒nda, sevdi─či kad─▒n hakk─▒nda, bulu┼čmalar─▒, ┼ča┼čk─▒nl─▒klar─▒, inan├žlar─▒, d├╝┼č k─▒r─▒kl─▒klar─▒ hakk─▒nda s├Âylememi┼čtir. Bunun kan─▒t─▒ elimde. Ama ya┼čam─▒n─▒n her a┼čamas─▒nda kendi davran─▒┼člar─▒, hi├ž de alelade olmayan ailesi, mant─▒─č─▒n─▒n de─či┼čik dalgalar─▒ -demek istiyorum ki delilikten bilgeli─če, bilgelikten delili─če gidip gelen o bitmez t├╝kenmez gelgitler- hakk─▒nda her ┼čeyi s├Âylememi┼č olmas─▒ m├╝mk├╝nd├╝r. Yine de iyi niyetli oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorum. Belle─čine oldu─ču kadar yarg─▒lamas─▒na da g├╝venemedi─čini kabul edebilirim ama, hep iyi niyetli olmu┼čtur. Ona 1976 Haziran’─▒nda metroda rastlad─▒m. Kendi kendime “Bu, O!” diye m─▒r─▒ldand─▒─č─▒m─▒ an─▒ms─▒yorum. Onu tan─▒mak birka├ž saniyemi alm─▒┼čt─▒. O g├╝ne kadar ona ne rastlam─▒┼čt─▒m ne de ad─▒n─▒ duymu┼čtum. Sadece birka├ž y─▒l ├Ânce, bir kitapta resmini g├Ârm├╝┼čt├╝m. Tan─▒nm─▒┼č biri de─čildi. Ger├ži, resmi bir tarih dersi kitab─▒nda oldu─čuna g├Âre, bir bak─▒ma tan─▒nm─▒┼č biriydi. Ama bu, resmin alt─▒nda ad─▒ yaz─▒lan bir b├╝y├╝k adam─▒n portresi de─čildi. Resim, bir r─▒ht─▒mda toplanm─▒┼č bir kalabal─▒─č─▒ g├Âsteriyordu; arka planda, sadece k├╝├ž├╝k bir par├žas─▒ d─▒┼č─▒nda, b├╝t├╝n bir ufku kaplayan bir gemi vard─▒; resmin alt─▒nda, Eski D├╝nya’dan insanlar─▒n 2. D├╝nya Sava┼č─▒’nda Avrupa’ya gelerek Direni┼č saflar─▒na…

├çivisi ├ç─▒km─▒┼č D├╝nya / Amin Maalouf
Deneme / 25 Ekim 2017

├çivisi ├ç─▒km─▒┼č D├╝nya ├çivisi ├ç─▒km─▒┼č D├╝nya’dan… Pusulas─▒z bir halde girdik yeni y├╝zy─▒la. Daha ilk aylardan ba┼člayarak, d├╝nyan─▒n hepten ├živisinin ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝ren kayg─▒ verici olaylar meydana geliyor; ├╝stelik bunlar bir├žok alanda birden ger├žekle┼čiyor – entelekt├╝el┬ád├╝nyan─▒n, finans d├╝nyas─▒n─▒n, iklimin, jeopoliti─čin, eti─čin ├živisi┬á├ž─▒km─▒┼č durumda. ┼×uras─▒ da bir ger├žek ki arada s─▒rada umulmad─▒k, yararl─▒ d├Ân├╝┼č├╝mlere de tan─▒k olunuyor; o zaman da a├žmaza s├╝r├╝klendiklerini fark eden insanlar─▒n, ├Âyle ya da b├Âyle, sanki bir mucize eseriyle bu a├žmazdan ├ž─▒kman─▒n yollar─▒n─▒ bulaca─č─▒na inanmaya┬ába┼član─▒yor. Ama bunun hemen sonras─▒nda bamba┼čka, daha karanl─▒k, daha s─▒radan insani itkileri a├ž─▒─ča vuran ba┼čka karga┼čalar┬áa├ž─▒─ča ├ž─▒k─▒yor ve t├╝r├╝m├╝z├╝n manevi yetersizli─činin e┼či─čine var─▒p┬ávarmad─▒─č─▒ sorgulan─▒yor yine; tabii e─čer h├ól├ó ilerlemeyi s├╝rd├╝r├╝yorsa; ya da birbiri ard─▒nda s─▒ralanan onca ku┼ča─č─▒n kurmaya┬á├žabalad─▒─č─▒ ┼čeyi yeniden tart─▒┼čma konusu edebilecek ┼čekilde gerilemeye ba┼člamad─▒ysa. Burada s├Âz konusu olan ne bir biny─▒ldan di─čerine ge├žerken hissedilen ak─▒ld─▒┼č─▒ s─▒k─▒nt─▒lar, ne de de─či┼čimden ├Âd├╝ patlayanlar─▒n ya da de─či┼čim h─▒z─▒ndan korkanlar─▒n ezelden beri ortaya att─▒klar─▒, durmaks─▒z─▒n yineledikleri lanetler. Benim derdim bamba┼čka; Ayd─▒nlanma ├ça─č─▒’n─▒n bocalad─▒─č─▒n─▒, zay─▒flad─▒─č─▒n─▒ ve kimi┬á├╝lkelerde sona ermek ├╝zere oldu─čunu g├Âren bir Ayd─▒nlanma┬áyanl─▒s─▒n─▒n; bir zamanlar ├Âzg├╝rl├╝─č├╝n, d├╝nyan─▒n tamam─▒na yay─▒lmakta oldu─čuna inanan, ┼čimdiyse ona yer olmayan bir d├╝nyan─▒n bi├žimlendi─čini g├Âren, eli kolu ba─čl─▒ bi├žimde fanatizmin,┬á┼čiddetin, d─▒┼člaman─▒n ve umutsuzlu─čun y├╝kseli┼čine tan─▒k olan┬ábir ├Âzg├╝rl├╝k tutkununun; her ┼čeyden ├Ânce de, asl─▒nda…

Beatrice’den Sonra Birinci Y├╝zy─▒l / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 24 Ekim 2017

Beatrice’den Sonra Birinci Y├╝zy─▒l Beatrice’den Sonra Birinci Y├╝zy─▒l’dan… Seyirci kalabal─▒─č─▒ndan daha yak─▒n ama onlar kadar aciz. Biliyorum, ad─▒mdan s├Âz edildi kitaplarda. Ge├žmi┼čte bundan gurur da duydum. Ama art─▒k duymuyorum. At arabas─▒ do─čru limana vard─▒─č─▒na g├Âre, ├Âyk├╝deki h─▒nk deyici at sine─či sevinebilirdi art─▒k! Yolculuk bir u├žurumun dibinde bitseydi, neyle gururlanm─▒┼č olacakt─▒? Benim rol├╝m de b├Âyle oldu. Asl─▒nda gereksiz ve talihsiz bir at cambaz─▒. Neyse ki ne i┼čbirlik├ži oldum ne de kand─▒r─▒ld─▒m. Hi├ž ser├╝ven pe┼činde ko┼čmu┼č de─čilim, zaman zaman, ser├╝ven gelip beni buldu. Bir se├žimde bulunabilseydim, ├žocuklu─čumdan beri d├╝┼čk├╝n oldu─čum ve seksen ├╝├ž├╝nc├╝ ya┼č─▒m─▒ doldurdu─čum bug├╝n de d├╝┼čk├╝n olmay─▒ s├╝rd├╝rd├╝─č├╝m tek ├óleme, b├Âcekler ├ólemine, o dikkat ├žekici miniklere, zarif, becerikli ve ┼ča┼č─▒lacak kadar bilge olan b├Âceklere y├Ânelirdim. Bana inanmayanlara, b├Âcek savunucusu olmad─▒─č─▒m─▒ tekrar etmek gibi bir huyum var. Biz, insanlar─▒n evcille┼čtirip bir o kadar da ├Âld├╝rd├╝─č├╝ ve kesin olarak yendi─či hayvanlara kar┼č─▒ ├ólicenap olabiliriz. B├Âceklere kar┼č─▒ de─čil. Onlarla bizim aram─▒zda sava┼č─▒m s├╝r├╝yor, her g├╝n, ac─▒mas─▒zca. ─░nsan─▒n galip gelece─čine dair hi├žbir g├Âsterge yok ├╝stelik. B├Âcekler, yery├╝z├╝nde bizden ├žok ├Ânceleri vard─▒, bizden sonra da var olacaklar ve ├žok uzaklardaki y─▒ld─▒zlar─▒ ke┼čfetti─čimizde, kendi hemcinslerimizi de─čil de b├Âcekleri bulaca─č─▒z. Bu da bizi, san─▒r─▒m avundurmu┼č olacak. S├Âyledim, b├Âcek savunucusu de─čilim. Ancak ku┼čku yok ki onlar─▒n s├╝rekli bir…

Araplar─▒n G├Âz├╝yle Ha├žl─▒ Seferleri / Amin Maalouf
─░nceleme / 21 Ekim 2017

Araplar─▒n G├Âz├╝yle Ha├žl─▒ Seferleri Araplar─▒n G├Âz├╝yle Ha├žl─▒ Seferleri’nden… ─░bn el-KalanissiÔÇÖnin burada s├Âz├╝n├╝ etti─či sultan K─▒l─▒├žarslan, istilac─▒lar geldi─činde daha onyedi ya┼č─▒nda bile de─čildir. Onlar─▒n yakla┼čt─▒─č─▒n─▒ haber alan ilk M├╝sl├╝man y├Ânetici olan, g├Âzleri hafif ├žekik bu gen├ž T├╝rk sultan─▒, hem onlara ilk bozgunu tatt─▒ran, hem de korkun├ž Frenk ┼č├Âvalyelerine ilk yenilen ki┼či olacakt─▒r. K─▒l─▒├žarslan, daha 1096ÔÇÖn─▒n Temmuzunda, muazzam bir Frenk kalabal─▒─č─▒n─▒n Konstantinopolis yolunda oldu─čunu ├Â─črenmi┼č, hemen en k├Ât├╝ ┼čeyleri d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝r. Elbette bu adamlar─▒n as─▒l amac─▒n─▒ bilmemektedir, ama Do─čuÔÇÖya gelmeleri hi├ž de iyi ┼čeylerin habercisi de─čildir. Y├Ânetmekte oldu─ču sultanl─▒k, T├╝rklerin Rumlardan hen├╝z ele ge├žirdikleri bir ├╝lke olan k├╝├ž├╝k AsyaÔÇÖn─▒n b├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝ne yay─▒lmaktad─▒r. Nitekim. K─▒l─▒├žarslanÔÇÖ─▒n babas─▒ S├╝leyman, y├╝zy─▒llarca sonra T├╝rkiye ad─▒n─▒ alacak olan bu topra─č─▒ ele ge├žiren ilk T├╝rk olmu┼čtur. Bu gen├ž M├╝sl├╝man devletin ba┼čkenti ─░znikÔÇÖte (Nikea), Bizans kiliseleri camilerden daha fazla say─▒dad─▒rlar. Kentin garnizonu T├╝rk s├╝varilerden meydana geliyorsa da, halk─▒n ├žo─čunlu─ču Rumdur ve K─▒l─▒├žarslan bu uyruklar─▒n─▒n ger├žek duygular─▒ konusunda hi├ž hayale kap─▒lmamaktad─▒r; onlara g├Âre o hep bir barbar ├žetesinin reisi olarak kalacakt─▒r. Kabul ettikleri yeg├óne h├╝k├╝mdar, ad─▒ b├╝t├╝n dualarda al├žak sesle tekrarlanan, Romal─▒lar─▒n imparatoru basileus (vasilevs) Aleksios KomnenosÔÇÖtur. Aleksios asl─▒nda daha ├žok Rumlar─▒n imparatorudur ve bu Rumlar, Roma imparatorlu─čunun miras├ž─▒lar─▒ olduklar─▒n─▒ iddia etmektedirler. Zaten Araplar da onlar─▒n bu niteli─čini kabul etmi┼člerdir ve –…

Afrikal─▒ Leo / Amin Maalouf
Yabanc─▒ Edebiyat / 20 Ekim 2017

Afrikal─▒ Leo Afrikal─▒ Leo’dan… O y─▒l kutsal ay Ramazan yaz ortalar─▒na rastlam─▒┼čt─▒. Granada halk─▒ g├╝n├╝n s─▒ca─č─▒nda ├žabuk ├Âfkeye kap─▒ld─▒─č─▒ i├žin babam, ├žok seyrek olarak, gece basmadan ├Ânce soka─ča ├ž─▒kard─▒. S─▒k s─▒k kavga oldu─ču i├žin a─č─▒rba┼čl─▒ anlaml─▒ bir y├╝z Tanr─▒’ya sayg─▒ i┼čareti say─▒l─▒rd─▒. Bunalt─▒c─▒ s─▒cak alt─▒nda, i├ž ├žat─▒┼čmalardan bunalm─▒┼č, d─▒┼čtansa inan├žs─▒zlarca tehdit alt─▒nda bulunan bu kentte, ancak oru├ž tutmayan, ya da, M├╝sl├╝manlar─▒n yazg─▒s─▒yla hi├žbir ilgisi olmayan biri g├╝l├╝mseyebilir veya dost├ža davranabilirdi. Ulu Tanr─▒’n─▒n sonsuz kayras─▒yla Ramazan’dan bir g├╝n ├Ânce, ┼×aban ay─▒n─▒n son g├╝n├╝ do─čmu┼čum. Annem Selma iyile┼čene de─čin oru├ž tutmayacakt─▒. Babam Muhammet’se, a├žl─▒kla ge├žen s─▒cak g├╝nlere kar┼č─▒n homurdanm─▒yordu. ├ç├╝nk├╝, ad─▒n─▒ ta┼č─▒yacak, bir g├╝n silahlar─▒n─▒ ku┼čanacak bir o─člu olmak her erkek i├žin bir sevin├ž nedenidir. Dahas─▒ ben ilk o─čuldum; kendisine Ebu’l Hasan (Hasan’─▒n babas─▒) dendi─či zaman g├Â─čs├╝ kabarm─▒┼č, eliyle b─▒y─▒klar─▒n─▒ d├╝zeltmi┼č, yukar─▒daki odada benim yatmakta oldu─čum b├Âlmeye bakarken iki elinin ba┼čparmaklar─▒n─▒ sakal─▒ aras─▒nda yava┼č├ža gezdirmi┼čti. Yine de babam─▒n sevinci, annem Selma’n─▒nki denli derin ve yo─čun de─čildi. Annem bedensel olarak hen├╝z g├╝├žs├╝zd├╝, ┼čanolar─▒ kesilmemi┼čti ama b├╝t├╝n bunlara kar┼č─▒n benim d├╝nyaya geli┼čimle o da yeniden do─čmu┼čtu; ├ž├╝nk├╝ ev halk─▒ aras─▒nda birinci kad─▒n durumuna y├╝kselmi┼č, ayr─▒ca ├Ân├╝nde uzanan uzun y─▒llar boyunca babam─▒n ilgisini sa─člama alm─▒┼č oluyordu. Uzun y─▒llar sonra bana, do─ču┼čumla birlikte korkular─▒n─▒n, t├╝m├╝yle silinmeseler…