Sahte Nişanlı / Cara Elliott
Aşk / 30 Ocak 2019

Sahte Nişanlı Sahte Nişanlı’dan… Kendini tutamayarak okumaya devam etti. Yazıda adı geçen çeşmeyi biliyordu ama Lord Hadley’nin kuğu kılığındaki Zeus’unun karşısında Leda rolünü üstlenmeye razı olan şehvet düşkününü tanımıyordu. Rivayete göre çıplak hanımefendi, mermer heykelden çok daha dolgun ve çok daha sesli. Anlaşılan o ki Berkeley Meydanı sakinlerinin yarısı Kontun ayağı kayıp ikisi de buz gibi suya düşünce yükselen çığlıklarla uyanmış. Bu ateşlerini söndürmüştür, diye düşündü Ciara kendi kendine. Daha kalıcı bir zarar da yaşanmış. Makalede Kont’un vücudunun pek hassas bir bölgesinin epeyce morardığına dair imalar vardı. Kont muhtemelen cevizlerinin gerçek cevizler gibi kabuklu olmasını tercih ederdi. Gazete kâğıdı aniden çatırdadı. Kömür tısladı, alevler buruşmuş kâğıt parçasını aralarına almak için yükseldi. Lord Hadley nin cam cehenneme. Hatta Londra sosyetesinin de öyle. Varsın, kötü niyedi oyunlarını oynasın dursunlar. Kendisine ömür boyu yetecek kadar kötü niyetli entrika ve düşüncesiz çapkınlıklara şahit olmuştu. Artık bunlar onu şaşırtmaktan çok, fazlasıyla sıkıcı geliyordu. Ciara tabağını kenara iterek defterlerini eline alıp aceleyle odadan çıktı. “Hayret bir olay! Yine isabet etti, tam on ikiden vurdun!” Kör olasıca şans. Hadley Kontu Lucas Bingham gözlerini sabah güneşinin göz kamaştırıcı ışığından rahatsız olarak kıstı. Keskin nişancıydı fakat sabahtan beri içtiği üç ya da dört şişe şaraptan sonra en keskin nişancı…