Modernli─čin Ele┼čtirisi / Alain Touraine
Felsefe / 25 A─čustos 2018

Modernli─čin Ele┼čtirisi Modernli─čin Ele┼čtirisi’nden… Tanr─▒’n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ kan─▒tlayan tanr─▒ fikridir. Discours’un d├Ârd├╝nc├╝ bol├╝m├╝ ┼č├Âyle der: “Kendi kendime, kendimden daha m├╝kemmel bir ┼čeyi d├╝┼č├╝nmeyi nereden ├Â─črendi─čimi sordum ve tabii ki. Bunun ger├žekten de benden daha m├╝kemmel bir do─čadan gelmesi gerekti─čini anlad─▒m. ├ľyle ki, o benim i├žime, sahiden de benden ├žok daha m├╝kemmel ve. Hatta benim hakk─▒nda bir fikre sahip oldu─čum t├╝m m├╝kemmellikleri kendinde toplayan. Yani tek bir s├Âzc├╝kle a├ž─▒klamak gerekirse Tanr─▒ olan bir do─ča taraf─▒ndan yerle┼čtirilmi┼č olmal─▒yd─▒”. Bu bizim d├╝┼č├╝ncemizi, Kant’─▒n varl─▒kbilimsel olarak adland─▒raca─č─▒ ve Des-cartes’─▒n Cinauihne Meditation’da (Be┼činci D├╝┼č├╝nce). Sundu─ču Aziz Anselmus’un kan─▒t─▒ndan daha do─črudan bir bi├žimde ilgilendirir. B├Âylece akim olanakl─▒ k─▒ld─▒─č─▒ dolays─▒z deneyim ve kanaatlerden s─▒yr─▒lma hem insan tininin Tanr─▒ taraf─▒ndan yarat─▒lm─▒┼č yasalar─▒ ke┼čfetmesini. Hem de ─░nsan─▒n kendi varolu┼čunu, Tanr─▒’n─▒n kendisine benzeterek yaratt─▒─č─▒ yarat─▒─č─▒n varolu┼ču olarak tan─▒mlamas─▒n─▒ sa─člar. D├╝┼č├╝nce de, o kutsal i┼č├žinin ortaya ├ž─▒kard─▒─č─▒ “i┼č”in ├╝zerinde b─▒rakt─▒─č─▒ bir izdir ve Descartes ahlak sorunlar─▒na y├Âneldik├že; ├Âzellikle de Prenses Elisabeth’─░e yaz─▒┼čmas─▒ ├žer├ževesinde, ak─▒l ve bilgelik d├╝nyas─▒yla irade ve ├Âzg├╝r irade aras─▒ndaki kar┼č─▒tl─▒k ├╝zerinde daha ─▒srarla duracakt─▒r. Ad─▒ ak─▒lc─▒l─▒kla s─▒k s─▒k ├ľzde┼čle┼čtirilen Descartes’la, Horkheimer’─▒n nesnel ak─▒l dedi─či ┼čey, tam tersi k─▒r─▒lmaya ve yerini ├Âznel akla -Charles Taylor’m “t├Âzsel” akl─▒n─▒n yerini “y├Ântemsel” akla b─▒rakmas─▒ gibi- b─▒rak─▒r ve ayn─▒ anda da insan-├ľzne’nin ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ d├╝┼č├╝nce…

Kapital Okuma K─▒lavuzu / Alaattin Bilgi
Felsefe / 24 A─čustos 2018

Kapital Okuma K─▒lavuzu Kapital Okuma K─▒lavuzu’ndan… Ka┬şpi┬ştalÔÇÖde sa┬şvu┬şnu┬şlan te┬şori┬şle┬şrin, hem ─░n┬şgi┬şliz, hem Ame┬şri┬şkan ba┬şs─▒┬şn─▒n┬şda s├╝┬şrek┬şli ola┬şrak s├Â┬şz├╝ edil┬şdi┬ş─či┬şni, k├óh sal┬şd─▒┬şr─▒┬şya u─č┬şra┬şd─▒┬ş─č─▒┬şn─▒, k├óh sa┬şvu┬şnul┬şdu┬ş─ču┬şnu; yo┬şrum┬şlan┬şd─▒┬ş─č─▒┬şn─▒, yan┬şl─▒┼č yo┬şrum┬şlan┬şd─▒┬ş─č─▒┬şn─▒ kay┬şde┬şden En┬şgels, el┬şde┬şki ─░n┬şgi┬şliz┬şce bas─▒m─▒n ne┬şre┬şdey┬şse yir┬şmi y─▒l son┬şra ya┬şy─▒n┬şlan┬şma┬şs─▒┬şn─▒n ├Ânem┬şli bir ge┬şcik┬şme ol┬şdu┬ş─ču┬şnu s├Ây┬şler. ├çe┬şvi┬şri i┼či┬şni ├Ân┬şce, ki┬ştap┬şla her┬şkes┬şten faz┬şla ya┬şk─▒n┬şl─▒┬ş─č─▒ bu┬şlu┬şnan Mr. Sa┬şmu┬şel Mo┬şore ├╝s┬şlen┬şmi┼č an┬şcak, Mr. Mo┬şoreÔÇÖun i┼č┬şle┬şri, ├že┬şvi┬şri┬şyi ar┬şzu edi┬şlen h─▒z┬şla bi┬ştir┬şme┬şsi┬şne en┬şgel olun┬şca, MarxÔÇÖ─▒n k├╝┬ş├ž├╝k k─▒┬şz─▒ Ele┬şanorÔÇÖun e┼či Dr. Ave┬şling ├╝st┬şlen┬şmi┼č ve b├Ây┬şle┬şce bi┬şrin┬şci cil┬şdin ├že┬şvi┬şri┬şsi ad─▒ ge┬ş├žen kim┬şse┬şler ta┬şra┬şf─▒n┬şdan ger┬ş├žek┬şle┼č┬şti┬şril┬şmi┼č┬ştir. Ay┬şr─▒┬şca Mrs. Ave┬şling, ─░n┬şgi┬şliz ya┬şzar┬şla┬şr─▒ ile Ma┬şvi Ki┬ştap┬şlarÔÇÖdan (Blue Bo┬şoks) ya┬şp─▒┬şlan ak┬ştar┬şma┬şla┬şr─▒, ori┬şji┬şnal me┬ştin┬şler┬şden ├ž─▒┬şkar┬şta┬şrak d├╝┬şzen┬şlen┬şme┬şsi┬şne kat┬şk─▒┬şda bu┬şlun┬şmu┼č┬ştur. En┬şgels, b├╝┬şt├╝n bi┬şlim┬şler┬şde ve ├Âzel┬şlik┬şle g├╝n┬şl├╝k ha┬şyat┬şla i├ž i├že olan eko┬şno┬şmi-po┬şli┬ştik bi┬şli┬şmin┬şde tek┬şnik te┬şrim┬şle┬şrin yer┬şli ye┬şrin┬şde kul┬şla┬şn─▒l┬şma┬şs─▒ ko┬şnu┬şsun┬şda ol┬şduk┬ş├ža uzun bir pa┬şrag┬şraf ha┬şlin┬şde du┬şrur: ÔÇťBir bi┬şli┬şmin her y├Â┬şn├╝, bu bi┬şli┬şmin tek┬şnik te┬şrim┬şle┬şrin┬şde bir dev┬şrim i├že┬şrir. He┬şmen he┬şmen her yir┬şmi y─▒l┬şda bir, ter┬şmi┬şno┬şlo┬şji┬şsi┬şnin t├╝┬şm├╝ k├Âk┬şl├╝ ola┬şrak de┬ş─či┬ş┼čen ve bir di┬şzi fark┬şl─▒ ad┬şlar al┬şma┬şm─▒┼č tek bir or┬şga┬şnik bi┬şle┬ş┼čim bul┬şma┬şn─▒┬şz─▒n zor ol┬şdu┬ş─ču kim┬şya bi┬şli┬şmin┬şde, bu en iyi bi┬ş├žim┬şde g├Â┬şr├╝┬şl├╝r. Eko┬şno┬şmi-po┬şli┬ştik, ge┬şnel┬şlik┬şle, ti┬şca┬şret ve sa┬şna┬şyi ya┬ş┼ča┬şm─▒┬şn─▒n te┬şrim┬şle┬şri┬şni ol┬şduk┬şla┬şr─▒ gi┬şbi al┬şmak┬şla ve bun┬şlar┬şla i┼č g├Âr┬şmek┬şle ye┬ştin┬şmi┼č, b├Ây┬şle ya┬şpa┬şrak, bu te┬şrim┬şle┬şrin ifa┬şde et┬ştik┬şle┬şri dar ├žer┬ş├že┬şve i├že┬şri┬şsin┬şde ken┬şdi┬şsi┬şni hap┬şset┬şti┬ş─či┬şni ta┬şma┬şmen g├Âz┬şden ka┬ş├ž─▒r┬şm─▒┼č┬şt─▒r.ÔÇŁ Pra┬ştik┬şte┬şki bu du┬şru┬şmun, emek┬ş├ži┬şnin ka┬şpi┬şta┬şlis┬şte…

Felsefe Tarihi Thales’ten Baudrillard’a / Ahmet Cevizci
Felsefe / 15 A─čustos 2018

Felsefe Tarihi Thales’ten Baudrillard’a Felsefe Tarihi Thales’ten Baudrillard’a’dan… Felsefe, M├ľ 6. y├╝zy─▒lla 5. y├╝zy─▒l aras─▒nda kalan bir d├Ânemde, ayn─▒ anda d├╝nyan─▒n bir├žok yerinde ba┼člam─▒┼čt─▒r. AkdenizÔÇÖin do─čusunda, g├╝neyinde ve kuzeyinde, ├çin ve HindistanÔÇÖda birtak─▒m bilge adamlar. Kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kald─▒klar─▒ kaotik yap─▒ ya da d├╝zenle hesapla┼č─▒rken, ├╝yeleri olduklar─▒ k├╝lt├╝rlerin yerle┼čik al─▒┼čkanl─▒klar─▒. Dini inan├žlar─▒ ve mitolojik inan─▒┼člar─▒yla yetinmeyerek yeni bir d├╝zen olu┼čturmaya ├žal─▒┼čt─▒lar. D├╝┼č├╝ncenin kendilerinde belli bir soyutla┼čma e─čilimine girdi─či bu bilge ya da filozoflar. Daha derinlikli sorular sorup, daha iddial─▒, daha spek├╝latif ve ihtirasl─▒ yan─▒tlar ortaya koydular. Ayr─▒ k├╝lt├╝rlere mensup olan bu bilgelerden be┼č tanesi ├Âne ├ž─▒kar─▒labilir. Zerd├╝┼čt (M├ľ 628-551), Thales (M├ľ 625- 547), Siddhartha Gautama (M├ľ 563-545), Konf├╝├žy├╝s (M├ľ 551-479) ve Lao-Tzu (M├ľ 6. y├╝zy─▒l). HindistanÔÇÖda Buda Bu d├Ârt bilge adam, d├Ârt farkl─▒ alanda, s─▒ras─▒yla be┼čeri, toplumsal, ilahi ve do─čal alanlarda mevcut olandan farkl─▒ ┼čeyler s├Âyleyerek yeni bir d├╝zen tesis etme yoluna gittiler; gitmekle kalmay─▒p, ard─▒ndan gelenleri de felsefe ad─▒ verilen bu yeni yolda y├╝r├╝meye sevk ettiler. Soylu bir gen├ž, ger├žek bir prens olan Siddhartha Gautama, otuz be┼č ya┼člar─▒na geldi─činde, hayat─▒n amac─▒n─▒ anlamak, ├Âl├╝m ger├že─čiyle ba┼č edebilmek, ├že┼čitli ─▒st─▒raplardan kurtulman─▒n yollar─▒n─▒ ke┼čfetmek ve ├ževresinde g├Ârd├╝─č├╝ derin insani ac─▒lara bir ├ž├Âz├╝m bulabilmek amac─▒yla, derin d├╝┼č├╝ncelere dalarak HindistanÔÇÖ─▒ ba┼čtan a┼ča─č─▒ dola┼čmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Hayat─▒n─▒n…

A’dan Z’ye Felsefe / Alexander Moseley
Felsefe / 12 A─čustos 2018

A’dan Z’ye Felsefe A’dan Z’ye Felsefe’den… Augustinus 354 y─▒l─▒nda, Romal─▒lar─▒n Kuzey AfrikaÔÇÖy─▒ h├ól├ó kontrol alt─▒nda tuttu─ču bir d├Ânemde, bug├╝n Cezayir s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde bulunan TagasteÔÇÖde do─čdu; 430ÔÇÖda, AlarikÔÇÖin RomaÔÇÖy─▒ ya─čmalamas─▒ndan 20 y─▒l sonra, HippoÔÇÖda bir Vandal ku┼čatmas─▒ s─▒ras─▒nda ├Âld├╝. Akinolu gibi Augustinus da felsefeye H─▒ristiyanl─▒─č─▒ savunma ├žabas─▒ i├žinde, ortodoks pozisyonu sald─▒r─▒lara kar┼č─▒ korumak amac─▒yla yakla┼čm─▒┼čt─▒r. Baz─▒ felsefeciler bundan dolay─▒ onun felsefeye katk─▒lar─▒n─▒ k├╝├ž├╝mserler. Ne var ki, AugustinusÔÇÖun d├╝┼č├╝nce tarihi ve Katolik Kilisesinin doktrini ├╝zerindeki etkisi yads─▒namaz. Mektuplar─▒, kitaplar─▒ ve s├Âz s├Âyleme sanat─▒ndaki ustal─▒─č─▒ sayesinde b├╝y├╝k bir ├╝n kazand─▒. Bug├╝n de zevkle okunacak bir d├╝┼č├╝n├╝rd├╝r. Bize ├žok modern gibi g├Âr├╝nebilecek birtak─▒m arg├╝manlar─▒ berrak bi├žimde sunar. Augustinus gen├ž ya┼č─▒nda ├že┼čitli tarikatlere girip ├ž─▒kt─▒ktan, en ├Ânemlisi de o b├Âlgede pop├╝ler olan ve felsefesi d├╝nyay─▒ birbiriyle h├ókimiyet m├╝cadelesi i├žinde olan iki g├╝ce, iyiye ve k├Ât├╝ye b├Âlen Mecusilikle (Manikeizm) ilgilendikten sonra, erken ya┼čta H─▒ristiyanl─▒─č─▒n resmen tan─▒nan damar─▒na kat─▒ld─▒. ”Yeniden do─čmu┼č” bir H─▒ristiyan olarak, daha ileride, kendisi bir sapk─▒nl─▒k haline gelmi┼č olan Mecusilik d├╝┼č├╝ncesine kar┼č─▒t olarak evrenin birle┼čik bir nitelik ta┼č─▒d─▒─č─▒n─▒ iddia edecekti. AugustinusÔÇÖta yine PlatonÔÇÖun sesini duyar─▒z. ├ľteki D├╝nyaÔÇÖy─▒ gerek├želendirmeye ve do─čas─▒n─▒ a├ž─▒klamaya ├žal─▒┼čan bu adam, Platonik felsefenin genel ama kendisine tamamlanmam─▒┼č g├Âr├╝nen at─▒l─▒m─▒n─▒, ─░saÔÇÖn─▒n ├Âl├╝m├╝nden beri ge├žen ├╝├ž y├╝zy─▒l boyunca geli┼čmi┼č olan teolojik miras ile…

Schopenhauer / Ahmet Aydo─čan
Felsefe / 12 A─čustos 2018

Schopenhauer Schopenhauer’dan… Kibirli, kurumlu havas─▒na kar┼č─▒n, bu kar┼č─▒ koyma ve azarlamada b├╝y├╝k bir hakl─▒l─▒k pay─▒n─▒n bulundu─ču ink├ór edilemez. Nice y├╝ksek d├╝┼č├╝nsel ba┼čar─▒ t├╝rleri vard─▒r ki, mimarlar─▒n─▒n ahlaki zaafiyetleri yahut seciyesizliklerinden hi├žbir surette etkilenmemi┼člerdir, bunu hepimiz kabul ederiz. Fakat SchopenhauerÔÇÖin durumunda bizzat onun onaylamad─▒─č─▒, hatta ┼čiddetle ele┼čtirdi─či b├Âyle bir giri┼čimde bulunmaktan ├žekinmemeliyiz; ondaki leke ve kusurlar─▒ bulup ortaya ├ž─▒karmak arzusuyla de─čil. Kendisini ve eserini yerli yerine oturtman─▒n ba┼čka bir yolu olmad─▒─č─▒ i├žin yazd─▒klar─▒yla ya┼čad─▒─č─▒ hayat aras─▒ndaki ili┼čkiyi sorgulamal─▒y─▒z. SchopenhauerÔÇÖin hayat─▒ndaki, tan─▒nmaya ba┼člar ba┼člamaz kendisine alaka duyulmas─▒na katk─▒da bulunmu┼č olan bir ba┼čka durum. ├ça─čda┼člar─▒n─▒ etkilemedeki ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒ ve onlar kendisini ne kadar g├Âz ard─▒ ederlerse etsinler. Gelecek nesillerin do─čruyu g├Âr├╝p kendisini mutlaka takdir edecekleri yolundaki sakl─▒ inanc─▒yd─▒. Modern d├Ânemlerin spek├╝latif d├╝┼č├╝n├╝rleri aras─▒nda halen y├╝ksek bir yer i┼čgal eden ve muhtemelen hep edecek olan, ├╝stelik sonralar─▒ yayg─▒n bir tan─▒n─▒rl─▒k seviyesine ula┼čm─▒┼č az say─▒daki talihlilerden biri olan parlak bir yazar─▒n kendi ku┼ča─č─▒ taraf─▒ndan g├Âz ard─▒ edilmesinde. Kaale al─▒nmamas─▒nda ilk bak─▒┼čta kolayca izah edilemeyen bir ┼čey vard─▒r. ├ľl├╝m├╝nden bu yana bin adet sat─▒lm─▒┼č ve y├╝zlerce kitap, risale ve denemenin temel ├žat─▒s─▒n─▒ olu┼čturmu┼č olan ba┼česerinin. 1818ÔÇÖde ne┼čretti─činde ancak ├╝├ž ya da d├Ârt derginin dikkatini ├žekmi┼č oldu─čunu ve ard─▒ndan yay─▒nc─▒n─▒n yazar─▒na kopyalar─▒n ├žo─čunu at─▒k k├ó─č─▒t olarak de─čerlendirmekten ba┼čka…

Akl─▒n ─░syan─▒ – Marksist Felsefe ve Modern Bilim / Alan Woods, Ted Grant
Felsefe / 6 A─čustos 2018

Akl─▒n ─░syan─▒ – Marksist Felsefe ve Modern Bilim Akl─▒n ─░syan─▒ – Marksist Felsefe ve Modern Bilim’den… Biz ba┼člamadan ├Ânce, siz ┼čunu sorma iste─či duyuyor olabilirsiniz: ÔÇťEee, ne olmu┼č yani?ÔÇŁ Bilimin ve felsefenin karma┼č─▒k sorunlar─▒n─▒ dert etmemiz ger├žekten gerekli mi? B├Âyle bir soruya iki ayr─▒ cevap verilebilir. E─čer kastedilen: g├╝ndelik ya┼čant─▒m─▒z─▒ s├╝rd├╝rmek i├žin b├Âyle ┼čeyleri bilmemizin gerekip gerekmedi─či ise, yan─▒t a├ž─▒k olarak hay─▒rd─▒r. Ama e─čer i├žinde ya┼čad─▒─č─▒m─▒z d├╝nyay─▒ ve do─čada, toplumda ve kendi d├╝┼č├╝nce bi├žimimizde i┼člemekte olan temel s├╝re├žleri ak─▒lc─▒ bir ┼čekilde kavramak istiyorsak, o zaman mesele bamba┼čka bir ─▒┼č─▒k alt─▒nda g├Âr├╝n├╝r. Gariptir ama, herkesin bir ÔÇťfelsefesiÔÇŁ vard─▒r. Bir felsefe d├╝nyaya bir bak─▒┼č tarz─▒d─▒r. Hepimiz do─čruyu yanl─▒┼čtan, iyiyi k├Ât├╝den nas─▒l ay─▒raca─č─▒m─▒z─▒ bildi─čimize inan─▒r─▒z. Oysa bu konular tarihin en b├╝y├╝k kafalar─▒n─▒ me┼čgul eden olduk├ža karma┼č─▒k konulard─▒r. Eski YugoslavyaÔÇÖda karde┼člerin birbirini bo─čazlad─▒─č─▒ sava┼č, kitlesel i┼čsizli─čin yeniden peyda olmas─▒, RuandaÔÇÖdaki katliam gibi k├Ât├╝ olaylarla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geldi─činde bir├žok insan b├Âyle ┼čeyleri anlamad─▒klar─▒n─▒ itiraf ederler ve ├žo─čunlukla ÔÇťinsan do─čas─▒naÔÇŁ bulan─▒k g├Ândermeler yapma ihtiyac─▒ duyarlar. Ama, t├╝m hastal─▒klar─▒m─▒z─▒n kayna─č─▒ olarak g├Âr├╝len ve ebediyen de─či┼čmeyece─či varsay─▒lan bu gizemli insan do─čas─▒ nedir? Bu, dinsel bir kafa yap─▒s─▒na sahip olunmad─▒k├ža, ki b├Âyle olanlar Tanr─▒n─▒n bilgeli─čiyle bizi b├Âyle yaratt─▒─č─▒n─▒ s├Âylerler, pek az insan─▒n cevap vermeye kalk─▒┼čaca─č─▒ derin bir felsefi sorudur….

Kaos’un Kutsal Kitab─▒ / Albert Caraco
Felsefe / 7 Ocak 2018

Kaos’un Kutsal Kitab─▒ Kaos’un Kutsal Kitab─▒’ndan… ├ľl├╝me do─čru gidiyoruz, t─▒pk─▒ okun hedefe do─čru gitmesi gibi, asla ─▒skalamayaca─č─▒m─▒z da kesin, ├Âl├╝m bizim tek kesinli─čimiz. Tek ger├že─čimiz, ├Âlece─čimizi daima biliyoruz, herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, bi├žiminin bir ├Ânemi yok. ├ç├╝nk├╝ ebedi ya┼čam bir anlams─▒zl─▒kt─▒r, ebediyet hayat de─čildir, ├Âl├╝m ├Âzlem duydu─čumuz istirahattir, hayat ve ├Âl├╝m birbirine ba─čl─▒d─▒r. Ba┼čka ┼čey talep edenler imk├óns─▒z─▒ isterler ve tek elde edecekleri, ├Âd├╝lleri ise duman olup gitmek olacakt─▒r. Bizler, s├Âzc├╝klerle yetinemeyenler, yok olmaya raz─▒y─▒z ve r─▒za g├Âstermekte de hakl─▒y─▒z. Do─čmay─▒ biz se├žmedik ve bize verilmekten ├žok dayat─▒lm─▒┼č olan bu ya┼čama, kayg─▒ ve ac─▒ dolu, ne┼česi sorunsall─▒ ya da k├Ât├╝ bu ya┼čama hi├žbir yerde katlanamad─▒─č─▒m─▒z i├žin kendimizi mutlu addediyoruz. Bir insan─▒n mutlu olmas─▒ neyi kan─▒tlar? Mutluluk t├╝re ├Âzg├╝ bir durumdur, bizse cinsin yasalar─▒na bak─▒yoruz yaln─▒zca, bu yasalardan yola ├ž─▒karak d├╝┼č├╝n├╝yoruz, bu yasalar ├╝zerine kafa yoruyor ve bu yasalar─▒ derinle┼čtiriyoruz, mucize arayanlar─▒ k├╝├ž├╝ms├╝yoruz, sonsuz mutlulu─čuna d├╝┼čk├╝n de─čiliz, bizim ger├žekli─čimiz bize yeter, t├╝r├╝m├╝z├╝n ├╝st├╝nl├╝─č├╝ ba┼čka yeri kapsamaz. Her birimiz tek ba┼č─▒m─▒za ├Âl├╝yoruz ve b├╝t├╝n├╝yle ├Âl├╝yoruz; bu iki hakikati ├žo─ču ki┼či reddeder, ├ž├╝nk├╝ ├žo─ču insan ya┼čad─▒─č─▒ s├╝re boyunca uyuklar ve yok olaca─č─▒ anda uyanmaktan ├žekinir. Yaln─▒zl─▒k, ├Âl├╝m├╝n okullar─▒ndan biridir, ├žo─čunluk asla bu okula giremez, b├╝t├╝nl├╝k ba┼čka bir yerde elde edilemez, ayn─▒…

Matrix ve Felsefe / William Irwin
Felsefe / 12 Aral─▒k 2017

Matrix ve Felsefe Matrix ve Felsefe’den… Morpheus Neo’ya “Zihnin i├žin bir hapishanede,” der. K├Âleler, sava┼č mahk├╗mlar─▒, toplama kamp─▒ kurbanlar─▒ bile, an gelir, zihinlerinde ├Âzg├╝r olurlar. “Bedenime sahip olabilirler, ama ruhuma asla.” K├Âleli─če ve mahk├╗miyete kar┼č─▒ bu direni┼č ├ža─člar boyunca bir├žok kahramana ┼čiar olmu┼čtur. ├ľrne─čin Epictetus, Fredrick Douglass, Viktor Frankl, James Bond Stockdale, Nelson Mandela, John McCain, Mal-colm X, Rubin “Hurricane” Carter. Zihin i├žin bir hapishaneden daha k├Ât├╝ olan ┼čey, bir zihin hapishanesidir; i├žinde oldu─čunu bilmez, bu y├╝zden de ka├žma iste─či duymazs─▒n─▒z. B├Âyle bir hapishanenin i├žinde olan bir insan, ├Âzg├╝r b─▒rak─▒ld─▒─č─▒n─▒ nas─▒l anlayabilir ki? Varsay ki onlardan biri serbest b─▒rak─▒l─▒p aya─ča kalkmaya zorlans─▒n, geriye d├Âns├╝n ve g├Âzlerini ─▒┼č─▒ktan ay─▒rmadan y├╝r├╝s├╝n, b├╝t├╝n bu hareketler ac─▒ verecektir ve g├Âzleri eskiden beri g├Âr├╝p durdu─ču g├Âlgelerin ait oldu─ču nesneleri g├Âremeyecek kadar kama┼čm─▒┼č olacakt─▒r. Biri ona eskiden g├Ârd├╝klerinin anlams─▒z bir yan─▒lsama oldu─čunu, fakat ┼čimdi bir ┼čekilde hakikate daha yak─▒n oldu─čunu ve daha ger├žek nesnelere bakt─▒─č─▒n─▒, daha do─čru bir bak─▒┼ča yakla┼čt─▒─č─▒n─▒ s├Âylese, bu ki┼či ne d├╝┼č├╝n├╝r dersiniz?.. ┼×a┼č─▒r─▒p, kendine ┼čimdi g├Âsterilen nesnelerin eskiden g├Ârd├╝klerinden daha ger├žek olmad─▒─č─▒na inanmayacak m─▒d─▒r?” Bu sat─▒rlar Platon’un ma─čara alegorisi (ayr─▒ca benzetmesi, miti, ma─čara meseli) diye bilenen bir hik├óye anlatt─▒─č─▒ Cumhuriyet (514c) kitab─▒ndan al─▒nm─▒┼čt─▒r. Bununla birlikte anlat─▒, Neo’nun Matrix’ten kurtar─▒ld─▒─č─▒nda ya┼čad─▒─č─▒ g├╝├žl├╝─č├╝ ├žok…

Felsefenin ├ľyk├╝s├╝ / Will Durant
Felsefe / 7 Aral─▒k 2017

Felsefenin ├ľyk├╝s├╝ Felsefenin ├ľyk├╝s├╝’nden… Avrupa haritas─▒na bakacak olursan─▒z YunanistanÔÇÖ─▒, e─čri b├╝─čr├╝ parmaklar─▒n─▒ AkdenizÔÇÖe uzatan bir iskelet eli san─▒rs─▒n─▒z. Bir pen├žeyi and─▒ran bu el, g├╝neye do─čru uzanarak M.├ľ. 2000 y─▒l─▒nda Girit adas─▒nda do─čan uygarl─▒k ve k├╝lt├╝r├╝ avcuna al─▒vermi┼č. Do─čusunda, Efl├ótun ├Âncesi ├ža─člarda, zan├óat ve ticaret f├óaliyetleriyle kayna┼čan ├ľn Asya, bat─▒s─▒nda birbiri ard─▒ndan Yunan s├Âm├╝rgelerinin kuruldu─ču ─░talya, daha sonra Sicilya ve ─░spanya; en u├žta da, her benim diyen deniz kurdunun ge├žmeyi g├Âze alamad─▒─č─▒ ÔÇťHerk├╝l S├╝tunlar─▒ÔÇŁ denilen bug├╝nk├╝ Cebelitar─▒k vard─▒. Kuzeydeyse, o zamanki adlar─▒ Teselya, Epiros ve Makedonya olan uygarl─▒ktan olduk├ža uzak, barbar b├Âlgeler uzan─▒yordu. Homeros ve Perikles ├ža─č─▒ndaki YunanistanÔÇÖ─▒n deh├ólar─▒n─▒ do─čuracak g├╝├žl├╝ insan s├╝r├╝leri, ya bu b├Âlgelerden ├ž─▒k─▒p ya da buralar─▒ ge├žerek gelmi┼člerdi. Yunanistan, birbirini izleyen koy ve k├Ârfezleriyle deniz, da─člar ve tepeleriyle kara engellerinin do─čal b├Âlgelere ay─▒rd─▒─č─▒ bir toprak par├žas─▒d─▒r. O g├╝nlerde yolculuk ve ula┼čt─▒rma ├žok ├žetin ve tehlikeli oldu─čundan, her adan─▒n halk─▒, kendi kendine yeten iktisad├« hayat d├╝zenini, devlet ┼čeklini, t├╝rl├╝ kurulu┼člar─▒n─▒, leh├želerini, d├«nini ve k├╝lt├╝r├╝n├╝ olu┼čturup geli┼čtirmi┼čti. Bunlar Lokris, Beotia, Ahaya, Arkadia, Mesenya, (IspartaÔÇÖs─▒yle) Lakonya, (AtinaÔÇÖs─▒yle) Atika gibi etkili topraklarla ├ževrelenmi┼č bir ya da iki ┼čehirlik topluluklard─▒. M.├ľ. 490-470 y─▒llar─▒nda, Isparta ile birlikte Perslere kar┼č─▒ yapt─▒─č─▒ sava┼člardan ├╝st├╝n ├ž─▒kmas─▒, Atina devletini daha da g├╝├žlendirdi. Yunan ┼čehirleri i├žinde en do─čuda…