Ba┼čkan Babam─▒z─▒n Sonbahar─▒ / Gabriel Garcia Marquez
Yabanc─▒ Edebiyat / 12 Eyl├╝l 2017

Ba┼čkan Babam─▒z─▒n Sonbahar─▒ Ba┼čkan Babam─▒z─▒n Sonbahar─▒’ndan… Hafta sonunda akbabalar, balkon pencerelerindeki kepenkleri gagalayarak ba┼čkanl─▒k saray─▒na girdiler, kanat ├ž─▒rp─▒┼člar─▒, i├žerdeki dura─čan zaman─▒ dalgaland─▒rd─▒ ve pazartesi g├╝n├╝ tan a─čar─▒rken, kent, b├╝y├╝k bir ├Âl├╝ ve ├ž├╝r├╝yen bir g├Ârkemin ─▒l─▒k esintisiyle, y├╝zy─▒llar─▒n uyu┼čuklu─čunu ├╝st├╝nden att─▒. Ancak o zaman, kimilerimizin ├ľnerdi─či ├╝zere ana kap─▒y─▒ mente┼čelerinden s├Âkmek i├žin ko├žba┼č─▒ kullanmadan ve daha g├Âz├╝ pek olanlar─▒m─▒z─▒n s├Âzlerine uyarak, y─▒k─▒lmaya y├╝z tutmu┼č, ka├ž kereler payandalanm─▒┼č ta┼č duvarlar─▒ zorlay─▒p i├žeri girme yi─čitli─čini g├Âsterebildik, yap─▒n─▒n cesur ├ža─člar─▒nda, William Dampier’in Lombardiyal─▒lar─▒na kar┼č─▒ direnmi┼č koskocaman kur┼čunge├žirmez kap─▒lar, bir omuzlay─▒┼čta a├ž─▒l─▒verdi. Ba┼čka bir ├ža─č─▒n havas─▒na girmi┼č gibiydik; saltanat─▒n bu geni┼č inindeki beton tuzaklarda hava daha hafifti, sessizlik epeskiydi ve ├Âlg├╝n ─▒┼č─▒kta nesneler kolayl─▒kla se├žilemiyordu. Giri┼čte, d├Â┼čeme ta┼člar─▒n─▒n boydan boya alttan s├╝ren ayr─▒kotlar─▒na boyun e─čdi─či avluda, g├Ârevini b─▒rak─▒p ka├žan n├Âbet├žinin kul├╝besindeki ke┼čmeke┼či g├Ârd├╝k, silahl─▒klardaki pusatlar─▒ g├Ârd├╝k, ans─▒z─▒n bast─▒ran bir ├╝rk├╝ sonucu yanda kalm─▒┼č pazar ├Â─čle yeme─činin art─▒klar─▒yla dolu tabaklar─▒n dizildi─či uzun, kaba tahta masalar─▒, g├Âlgeler i├žinde h├╝k├╝met kona─č─▒n─▒n bulundu─ču b├Âlmeyi g├Ârd├╝k, en tats─▒z hayatlardan da daha a─č─▒r i┼člem g├Ârm├╝┼č dosyalar─▒n aras─▒ndan f─▒┼čk─▒ran renk renk mantarlar─▒, solgun irisleri, avlunun tam ortas─▒nda, en a┼ča─č─▒ be┼č ku┼ča─č─▒n askeri t├Ârenle vaftiz edildi─či vaftiz kurnas─▒n─▒ g├Ârd├╝k, geride, ┼čimdi atl─▒ arabalar─▒n durdu─ču eski genel valilik ah─▒r─▒n─▒, kamelyalarla kelebeklerin ortas─▒nda, ayaklanma…

A┼čk ve ├ľb├╝r Cinler / Gabriel Garcia Marquez
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Eyl├╝l 2017

A┼čk ve ├ľb├╝r Cinler A┼čk ve ├ľb├╝r Cinler’den… Aln─▒nda beyaz bir lekesi olan k├╝l rengi bir k├Âpek, Aral─▒k ay─▒n─▒n ilk Pazar g├╝n├╝, ├žar┼č─▒n─▒n darac─▒k yollar─▒na dalarak, kebap├ž─▒lar─▒n masalar─▒n─▒ devirip yerlilerin i┼čporta tezg├óhlar─▒yla piyangocular─▒n tentelerini alt├╝st etmi┼č, o arada yoluna ├ž─▒kan d├Ârt ki┼čiyi de ─▒s─▒rm─▒┼čt─▒. Bunlardan ├╝├ž├╝, zenci k├Âlelerdi. D├Ârd├╝nc├╝s├╝ ise, yan─▒nda melez bir hizmet├žiyle birlikte, on ikinci ya┼č g├╝n├╝ kutlamas─▒ i├žin bir dizi ├ž─▒ng─▒rak sat─▒n almaya giden, Casalduero markisinin tek k─▒z─▒ Sierva Maria de Todos los Angeles idi. Onlara, Tacirler Kap─▒s─▒ÔÇÖn─▒n ├Âtesine ge├žmemeleri tembihlenmi┼čti, ama GineÔÇÖden getirilen bir gemi dolusu k├Âlenin sat─▒┼ča ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒ zenci liman─▒ndaki ┼čamatan─▒n ├žekicili─čine kap─▒lan hizmet├ži k─▒z, kentin kenar mahallesi GetsemaniÔÇÖdeki iner kalkar k├Âpr├╝ye kadar uzanmaktan ├žekinmemi┼čti. Cadiz Zenci ┼×irketiÔÇÖnin gemisi, yolda ba┼člar─▒na gelen a├ž─▒klanamaz say─▒daki ├Âl├╝m olay─▒ nedeniyle, bir haftadan beri tela┼čla beklenmekteydi. Olay─▒ gizleme ├žabas─▒yla cesetleri hi├ž d├╝┼č├╝nmeden suya atm─▒┼člard─▒. Ama kabaran deniz onlar─▒ y├╝zeye ├ž─▒kar─▒p s├╝r├╝klemi┼č, ertesi sabah da garip bir mor renk alarak ┼či┼čip bi├žimsizle┼čmi┼č bir halde kumsala vurmu┼člard─▒. Herhangi bir Afrika salg─▒n─▒ patlak vermi┼č olabilece─či korkusuyla gemi, k├Ârfezin a├ž─▒klar─▒nda demir atm─▒┼čt─▒, ta ki kokmaya y├╝z tutmu┼č konserve etlerden zehirlendikleri anla┼č─▒lana kadar. K├Âpe─čin ├žar┼č─▒dan ge├žti─či saatte, gemi y├╝k├╝nden hayatta kalm─▒┼č olanlar─▒, i├žinde bulunduklar─▒ son derece k├Ât├╝ sa─čl─▒k durumu nedeniyle de─čer kaybetmi┼č olarak ├žoktan…

Albaya Mektup Yazan Kimse Yok / Gabriel Garcia Marquez
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Eyl├╝l 2017

Albaya Mektup Yazan Kimse Yok Albaya Mektup Yazan Kimse Yok’tan… Albay kahve tenekesinin tepesini kald─▒rd─▒ ve yaln─▒zca bir k├╝├ž├╝k ka┼č─▒k kahve kalm─▒┼č oldu─čunu g├Ârd├╝. Kab─▒ ate┼čten indirip suyun yar─▒s─▒n─▒ toprak zemine d├Âkt├╝ ve ├žekilmi┼č kahvenin son zerreleri de pas k─▒r─▒nt─▒lar─▒yla kar─▒┼č─▒p kaba d├Âk├╝lene kadar tenekenin i├žini bir b─▒├žakla kaz─▒d─▒. Masum ve inan├žl─▒ bir tav─▒rla ta┼č oca─č─▒n yan─▒nda oturup kahvenin kaynamas─▒n─▒ beklerken, ba─č─▒rsaklar─▒nda mantar ve zehirli zambaklar─▒n k├Âk sald─▒─č─▒ duygusuna kap─▒ld─▒. Aylardan ekimdi. Kendisi gibi buna benzer pek ├žok sabah─▒ atlatabilmi┼č biri i├žin bile ge├žirmesi zor bir sabaht─▒. Nerdeyse altm─▒┼č y─▒ld─▒r son i├ž sava┼č bitti─činden beri beklemekten ba┼čka hi├žbir ┼čey yapmam─▒┼čt─▒ albay. Gelen birka├ž ┼čeyden biri de ekimdi. Kahveyle yatak odas─▒na girdi─čini g├Âren kar─▒s─▒ cibinli─či kald─▒rd─▒. Bir gece ├Ânce bir ast─▒m n├Âbetine tutulmu┼čtu ve ┼čimdi uykulu bir hali vard─▒. Ama fincan─▒ almak i├žin do─čruldu. “Ya sen?” “Ben i├žtim,” diye yalan s├Âyledi albay. “Koca bir ka┼č─▒k daha vard─▒.” O s─▒rada ├žanlar ├žalmaya ba┼člad─▒. Albay cenazeyi unutmu┼čtu. Kar─▒s─▒ kahvesini i├žerken o da hama─č─▒n bir ucunu kancadan ├ž─▒kar─▒p kap─▒n─▒n arkas─▒ndaki ├Âb├╝r uca do─čru sard─▒. Kad─▒n ├Âlen adam─▒ d├╝┼č├╝nd├╝. “1922’de do─čmu┼čtu,” dedi. “O─člumuzdan tam bir ay sonra. 7 Nisan’da.” H─▒┼č─▒rt─▒l─▒ soluklar aras─▒nda kahvesini yudumlamay─▒ s├╝rd├╝r├╝yordu. Kavisli, kat─▒ belkemi─činin ├╝st├╝nde bir tutam beyazl─▒ktan ibaretti. S─▒k─▒nt─▒l─▒ solumas─▒…