Aynadaki Dişi Şeytan / Horacio Castellanos Moya
Gerilim/ 30 Ocak 2019

Aynadaki Dişi Şeytan Aynadaki Dişi Şeytan’dan… Ama onu daha sonra görecektim. O eve dönerken, bense Dona Olga’mn evinin yolunu tutmuşken muhtemelen teğet geçtik birbirimizi. Kızları bağrıma basmak, onlara kol kanat gerip bütün gördüklerini unutturabilmek için yanıp tutuşuyordum. Ne var ki, o sıra, yarı yolda sıfın tükettim canım, dehşetli bir iç sıkıntısı soluksuz bıraktı beni, bereket arabayı kenara çekebildim ve direksiyona kapamp katıla katıla ağlamaya başladım; Olga Maria’ya, kızlara, Marito’ya, kendime ağladım, eğer o anda içimi dökmeseydim sonra her şey daha zor olacaktı çünkü. Dona Olga’nın evine vardığımda, bir doktor kızlarla sohbet ediyordu. Dona Olga dimdik, sapasağlam ayaktaydı, gözlerinde yaş bile yoktu, bununla birlikte ısürabı bedeninin her uzvundan okunabiliyordu. Kızlara az önce yatışürıcı verdiklerini, hâlâ şokta olduklarım, o anda yapılabilecek en iyi şeyin sabah gördüklerini başa sarıp durmayı bırakıp biraz dinlenmeleri olacağım, doktorun tavsiyesinin bu olduğunu söyledi. Kendime hakim olmaya çalışarak kucakladım onlan, beni dağılmış bir halde görmelerim istemiyordum. Küçük Olga on yaşma yeni girdi, annesi gibi olgun ve alımlı, aynı ifade, aynı zekâ; Raquel’cik daha çok Marito’yu andırır, ablasının yanında biraz sönük kalıyor, belki de küçük kardeş olmasından. Aramızda akrabalık bağı olmadığı halde hep teyze dediler bana, Olga Maria öğretmişti onlara bunu: “Laura Teyze”. Amerikan Koleji yıllarından bu yana en…