Uzay Yolu – Mr. Spak’ın Beyni / James Blish
Bilimkurgu/ 26 Şubat 2020

Mr. Spak’ın Beyni Mr. Spak’ın Beyni’nden… Spak, yapısı ve şekli çok değişik olan gemiyi inceledi. — Yapısı bilinmiyor. Eşsiz bir teknoloji yapıtı. Nötron değişimi ve iyon tahrikiyle çalışıyor. Kork : — Görüntü on, Mister Çekov, dedi. Fakat geminin yakından görünüşü de, kimliğin tespitine yaramadı. Yabancı gemi, arkasındaki uzayın karanlığında bir iğne başı kadar parlak ve küçük kalıyordu. — Ne dersin, Skat’i? — Pes ettim, Kaptan. Böyle bir şey ilk kez görüyorum. Fakat ne kadar güzel, değil mi? Uzun bir ıslık çaldıktan sonra sözünü sürdürdü : — Hem de iyon tahrikiyle çalışan bir gemi. Geminin sahipleri her kimse, bize muhakkak ki ufak tefek şeyler öğretebilirler. — Canlı var mı, Mister Spak? — Bir canh, Kaptan. İnsan ya da benzeri. Canlılık düşük düzeyde. Yaşam destek sistemi çahşıyor. İç atmosfer nitrojen ve oksijen karışımı. Mister Spak, araştırıcı ekranına biraz daha dikkatle eğildi. — Bir dakika, Kaptan… — Evet, Mister Spak? — Alıngaçlar, bu canlıdan ulaşım ışınlarının çıktığını gösteriyor. — Yönü? — Burası, Kaptan… Atılgan’ın Kaptan Köprüsü. Görevliler koltuklarında huzursuzca kımıldandılar. Kork, dahilî mikrofona eğildi : — Güvenlik Bölümü! Kaptan Köprüsüne! Fakat Kaptan sözlerini henüz tamamlamıştı ki, Kaptan Köprüsünde bir şekil maddeleşmeye başladı. Sonunda tamamen madde-leşti. Kaptan Köprüsünün tam ortasında son derece güzel bir…

Uzay Yolu – Uzayda Fırtına / James Blish
Bilimkurgu/ 26 Şubat 2020

Uzayda Fırtına Uzayda Fırtına’dan… Adam son derece yakışıklı ve iri yapılıydı. Yüz hatları, Hint – Avrupa’lı olduğunu belli ediyordu. Hareketsiz yattığı halde, son derece güçlü, zeki, hatta kibirli olduğu açıkça belli oluyordu. Marla sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi: —Ne kadar güzel! diye söylendi. Skat, pratik olarak: —Bu kabine ilk olarak harekete geçecek şekilde ayarlanmış, dedi. Belki de bu durum, adamın lider olduğunu gösteriyor. Spak: —Belki de sadece pilottur, diye ekledi. Ya da doktor, hayatta kalanların yaşamasını sağlayacak bir doktordur. Marla kesinlikle: —Lider olması gerekir, dedi. Körk: —Oh? dedi. Böyle düşünmenizin nedeni? —Şey… insan anlayabiliyor. Bir Hint-Avrupalı. Onlar çok ilginç savaşçılardı. Makkoy: —Ayılıyor, dedi. Kalp atışları elli ikiye yükseldi ve solukları düzgün. —Skati, bak bakalım hepsi aynı durumda mı? Mühendis, koridor boyunca yürüyerek bitimi kabinlerin önündeki levhaları çekti ve arkasında bulunan saydam panelden baktı. Solumda: – Hayır, efendim, dedi. Karışık bir ırk, Kaptan. Batılı, Orta – Avrupalı, Yakın Doğulu, Latin, Doğulu… Hemen hemen her cins insan var. Ve sizin de gördüğünüz gibi bütün ışıklar hala yeşil. Marla, ipnotize olmuş gibi: — Yirminci yüzyıldan bir erkek, dedi. Canlanmak üzere, inanılmayacak bir şey bu! Makkoy, trikorderini tekrar kontrol ederek: —İnanılması çok güç, dedi. Kalp atışları yavaş yavaş düşüyor. Eğer bu fosille konuşmak istiyorsan,…

Uzay Yolu – Uzayda Aşk / James Blish
Bilimkurgu , Genel/ 26 Şubat 2020

Uzayda Aşk Uzayda Aşk’tan… Dört Volkan, bir çeşit tahterevana oturmuş birini taşıyordu. İki Volkan’ın elinde, törende kullanılacağı belli olan, birtakım sırıklar vardı. Bu sırıkların ucuna bağlanmış çerçevenin etrafına bir düzine kadar minik çan takılmıştı. Grup yaklaştığı zaman. Kork tahterevandaki insanın, yaşlı bir kadın olduğunu gördü. Kadının otoriter tavırları vardı. Kadının tahterevandan inmesi üzerine, onun, Federasyon kurulunda kendisine verilen yeri reddeden Volkan yüksek Kurulundan T’Pau olduğunu tanıdı. Nedense Spak, ailesinin böylesine önemli kişilerden kurulu olduğunu söylemekten kaçınmıştı. Gelin, T’Pau’nun yanında yürüyordu. Artık bir çocuk değil, genç ve alımlı bir kızdı. Kızın arkasından, oldukça uzun boylu, adaleli, yakışıklı genç bir Volkan yürüyordu. Onun arkasında da, daha kısa boylu, fakat daha sağlam yapılı bir Volkan geliyor ve elinde savaş baltasını taşıyordu. Geri kalanlar bu gurubun arkasından saygılı bir tavırla geliyordu. Spak döndü ve büyük bir rüzgâr çanına doğru yürüdü. Taş bir tokmağı alarak çana kuvvetle vurdu. Çan sesine, adamlar tarafından taşınan çıngırak sesleri cevap verdi. T’Pring, mabedin taş kemerleri arasındaki bir tahta oturdu. T’Pau, sırtını genç kıza dönerek durdu. Genç Volkan, taş kemerin yanında bronz bir heykel gibi kımıldamadan duruyordu. Diğerleri onların arkasında bir yarım daire çizecek şekilde yerlerini aldılar. T’Pau, seri bir hareketle kollarını kaldırdı. Spak bir adım ileri çıkarak yaşlı kadının…

Uzay Yolu – İnsan Tuzağı / James Blish
Bilimkurgu/ 26 Şubat 2020

İnsan Tuzağı İnsan Tuzağı’ndan… Her ne olursa olsun, birçok insanın tahayyül edebileceğinden çok gezegen görmüş olan Atılgan’ın kaptanı Ceyms T. Körk, Regulus VIII gezegeninden nedense ürküyordu. Kamp alanında sadece Körk, Makkoy ve tayfa Darnell bulunuyordu. Körk, sırf merakından ötürü, Darnell de izinli olduğu için gezegene inmişti. Çevrelerine bakınırken tapınaktan Nensi çıktı. Genç kadın kısa bir tereddütten sonra ellerini uzatarak Makkoy’a doğru yürüdü. – Leonard! Seni gördüğüme çok sevindim. Makkoy kendisine uzatılan elleri hemen yakaladı. – Nensi, sen… sen, ha! Bunca yıl seni hiç değiştirememiş. Körk, gülümsemekten kendini alamadı. Nensi Birs güzel bir kadındı, ama olağandışı bir güzelliğe sahip değildi. Sağlam yapılı, kırk yaşlarında görünen, saçları kırlaşmaya yüz tutmuş alelade bir kadındı. Henüz otuz yaş civarında olan doktor, bunca tecrübesine rağmen, böylesine ayılıp bayıldığı bir kadının yaşını nasıl olur da anlayamazdı? Mamafih, Nensi’nin gülümsediği zaman gerçekten de genç göründüğünü kabul etmek gerekirdi. Makkoy: – Atılgan gemisinin kaptanı Çim Körk. Bu da, tayfa Darnell, dedi. Nensi, önce Kaptan Körk’e sonra tayfa Darnell’e gülümsedi. Darnell’in tepkisi şaşırtıcıydı. Ağzı bir karış açılmış, alık alık genç kadına bakıyordu. Eğer Körk, yakında olsaydı, onu bir tekmede kendisine getirirdi. Nensi: – Buyurun, buyurun, diyordu. Bob’u biraz bekleyebiliriz. Bir kere kazıya başladı mı zamanı unutuverir. Tapınağın içini elimizden…

Uzay Yolu – Gizli Görev / James Blish
Bilimkurgu/ 28 Aralık 2017

Gizli Görev Gizli Görev’den… Tabii, dedi. Fakat buradan gönderilen bir mesaj, Yıldız Filo Komutanlığına ancak üç hafta sonra ulaşabilir… Ve öyle sanıyorum ki, her ne olursa olsun, arkanızdan bir filo gönderip göndermemekte tereddüt edeceklerdir. Karar sizindir, Kaptan. Bir saat. Tal’m görüntüsü kayboldu ve ekran yıldızlarla doldu. Körk: — Teğmen Uhura, dedi. Bütün üst subayların hemen Brifing salonunda toplanmalarını söyleyin. Körk, toplanan grubu gözden geçirerek: — Pekâlâ, dedi. Spak, Makkoy ve Skat toplantıya gelmişti; Kekov ve Sulu, Uhura’yla beraber kontrol odasındaydı. — Spak, RomuSan gemilerinin tepemizde bitmesinden önce geminin tespit aletlerinin onları neden göremediği üzerinde bir teorin vardı. — Öyle sanıyorum ki Romulanlar, geminin tespit aletlerini maskeleyici bir aparey geliştirmişler. Dikkat ederseniz, Kaptan, çevremizde ki Romulan gemileri, Klingon gemilerinin modelinden esinlenerek yapılmış. Bir geminin yapısını böylesine değiştirme çok pahalıya mal olur. Bildiğimiz gibi, Klingon gemilerinin, Romulan gemilerinden üstün bir tarafı yok. Böyle bir masraf ancak, çok önemli bir gizleyici apareyin gemiye uygulanması üzerine yapılabilir. — Eğer tahminin doğruysa, Romulan gemileri, federasyon bölgesine fark edilmeden girebilir ve bir gezegen ya da bir gemi korunmaya fırsat bulamadan tahrip edilebilir. Skat: — Zaten biz de böyle yakalandık, dedi. Körk, ters bir sesle: — Çok parlak bir gözlem, Mister Skat, dedi. Yardımcı olabilecek başka fikirleriniz…