Bir Kadının Zevk Anıları / John Cleland
Yabancı Edebiyat/ 29 Ağustos 2020

Bir Kadının Zevk Anıları Bir Kadının Zevk Anıları’ndan… Zavallı annem tüm zamanını öğrencileri ve ufak tefek ev işleri arasında öyle bir bölüştürmüştü ki benim eğitimime çok az zaman ayırabiliyordu ve kendini hayatın tüm zevklerinden soyutlayan saflığı yüzünden beni de o güzelliklerin cilvele­rinden korumayı aklının ucundan geçirmiyordu. On beşime basmak üzereyken annemi ve babamı ani bir çiçek hastalığı sebebiyle birer gün arayla kaybettim. Bu benim için dünyanın en büyük felaketi anlamına geliyordu. Önce babam ölmüş­tü ve bu annemin ölümünü daha da hızlandırdı. Artık mutsuz, kimsesiz bir öksüzdüm Aslen şe­hirli olan babamın Lancashire’a gelip yerleşmesi tamamen bir rastlantıydı ve bana bakabilecek bir akrabam yoktu. Ailemi kaybetmeme neden olan hastalık bana da bulaşmıştı ama gençliğimin de yardımıyla hastalığı hafif şekilde atlatmayı başar­dım. O zamanlar bunun değerini pek bilemediysem de hastalıktan geriye hiçbir iz kalmaması bü­yük şanstı. Size, onların yokluğunun bana verdiği keder ve hüznün tasvirini yapmayacağım çünkü acımı tarife kelimeler yetersiz kalıyor. Aradan bi­raz zaman geçince ve genç yaşın verdiği umutlar­da eklenince, yeri doldurulmaz kaybın üzerimde­ki derin etkisi silinmeye başladı. Bunun yanı sıra beni hayata bağlayan en önemli şey Londra’ya gi­dip iş bulmak ve her şeye yeniden başlamak üze­rine kurduğum hayaller oldu. Planım için gerekli tüm yardım ve öğütleri, arkadaşlarını ziyaret için köye…