Güç’ün Kahramanları / Kevin J. Anderson
Bilimkurgu/ 9 Ağustos 2018

Güç’ün Kahramanları Güç’ün Kahramanları’ndan… Leia Organa Solo, Yavin 4’teki Millenium Falcon’un rampasından inerken kafasını çarpmamaya dikkat ederek dışarı çıktı. Büyük Massassi Tapınağı’nın azametli görüntüsüne baktı. Ormanlarla kaplı ayda serin bir sabahtı, yerden yükselen nem alçak dalları kucaklayıp ardından da ziguratın taş duvarlarını ince beyaz bir battaniye gibi sarmalıyordu. Bir kefen, diye düşündü. Luke için. Akademi öğrencilerinin tapınağın üst katında Luke Skywalker’ın hareketsiz bedenini bulmalarının üzerinden bir hafta geçmişti. Onu içeri taşıyıp ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı; fakat gerçekte ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı. Yeni Cumhuriyet’in en iyi doktorları bile fiziksel bir sorun bulamamışlardı. Luke’un hala hayatta olduğunda hemfikirdiler ama tümüyle bitkisel hayattaydı. Yapılan hiçbir test ya da inceleme sonuç vermiyordu. Leia da elinden bir şey gelmeyeceğini biliyordu ama hiç değilse kardeşinin yanında olacaktı. İkizler de küçük botlarıyla ellerinden geldiğince gürültü çıkararak Falcon’un rampasından aşağı inmeye başladılar. Han, Jacen’le Jaina’nın arasında, ikisinin de ellerinden tutmuş geliyordu. “Sessiz olun bakalım.” dedi. “Luke dayıyı görecek miyiz?” diye sordu Jaina. “Evet.” diye cevapladı Han. “Ama hasta. Sizinle konuşamaz.” “Öldü mü?” diye sordu Jacen. “Hayır!” diye cevap verdi Leia aniden. “Haydi. Tapınağa girelim.” İkizler koşturarak rampadan indi. Açıklıktan yürürken Leia’nın burnuna gelen keskin orman kokusu anılarını tazelemişti. Devrilmiş ağaçlar, çiçekler ve çürüyen yapraklar bu kokunun ana…

Karanlık Çırak / Kevin J. Anderson
Bilimkurgu/ 9 Ağustos 2018

Karanlık Çırak Karanlık Çırak’tan… Admiral Ackbar’ın yanında sessizce oturan Leia Organa Solo, büyütülmüş B-kanat savaş gemisiyle yaptıkları uzun yolculuktan rahatsız olmuştu. Uzay boşluğunda yüzen geminin metal kokulu, dar kokpitinin içindeydiler. Devlet Bakanı olmak Leia’yı, diplomatik etkinlikler, büyükelçilik resepsiyonları ve politik buhranlar arasında mekik dokumaya zorluyordu. İmparatorluğun çöküşünün yarattığı politik boşlukta kurulmuş olan kırılgan ittifakı korumada Mon Mothma’ya yardımcı olabilmek için, görev aşkıyla tüm galaksiyi dolanıyordu. Leia, Vortex gezegeninin arka tarafını defalarca gezmişti ama yapılacak olan Rüzgârlar Konseri’ni düşünecek hali yoktu. Sık sık diplomatik gezilere çıkması gerekiyordu ve sessiz anlarını kocası Han’ı, ikizleri Jacen ve Jaina’yı düşünmeye ayırıyordu. Gizli gezegen Anoth’da saklanan ve korunan en küçük bebeği Anakin’i kucağına almayalı uzun zaman olmuştu. Ne zaman ailesiyle bir hafta, bir gün, hatta bir saat geçirmeyi düşünse işi çıkıyordu. Hislerini hep içine atıyordu; ne de olsa politik bir maske takması gerekliydi. Gençlik yıllarını İsyan’a adamıştı; Alderaan prensesi olarak, Senatör Bail Organa’nın kızı olarak perde arkasında rol almıştı; önce Darth Vader ve İmparatorluk’a, ardından da Büyük Amiral Thrawn’a karşı savaşmıştı. Yine de devlet bakanlığı görevleriyle ailevi görevleri arasında kaldığını hissediyordu. Yeni Cumhuriyet’e öncelik vermişti. Bu sefer. Yine. Kokpitte yanında oturan Amiral Ackbar, amfibik elleriyle kontrol kollarını hareket ettiriyordu. “Uzay boşluğundan çıkıyoruz,” dedi ciddi ses…

Jedi Arayışı / Kevin J. Anderson
Bilimkurgu/ 9 Ağustos 2018

Jedi Arayışı Jedi Arayışı’ndan… Coruscant gezegeninin gölgelerin altında kalmış yüzeyinin çok yukarısında İmparatorluk şehrinin yüksek binaları gökyüzüne doğru uzanmaktaydı. Binaların köşetaşları binlerce nesilden be-ri yerlerini muhafaz etmekteydiler. Geçmişleri biçimlendirici Eski Cumhuriyet’in zamanına kadar uzanmaktaydı. Bin yıllardır enkaz haline gelmiş eski şehrin üzerine yüksek, daha yüksek yapılar kurulmuştu. Luke Skywalker, eski İmparatorluk Sarayı’nın anıtsal ön yüzünden dışarı doğru çıkan yolcu gemileri iniş platformuna adımını attı. Rüzgâr oldukça sert esiyordu. Jedi cüppesinin başlığını geriye doğru itti. Gökyüzüne doğru baktı, Coruscant’ı ardındaki boşluktan koruyan atmosferi inceledi. Zarar görmüş gemiler, İmparatorluk’tan arda kalanlarla süren iç savaş sırasında çıkan korkunç çatışmaların enkazı olarak hâlâ yörüngede duruyorlardı. Binaların çok daha yukarısında uçurtmaya benzeten şahin-yarasalar, şehrin kanyonlarından yükselen termal akımlar sayesinde havada süzülüyorlardı. Seyrettiği sırada bir şahin-yarasa aşağı doğru pike yaptı; eski yapıların arasındaki karanlık yarıklardan birinin içine daldı. Dışarı çıktığında pençelerinde silindir şeklinde üzerinden kanlar damlayan bir yaratık vardı… bir granit sülüğü belki. Luke bir süre bekledi. İçindeki endişeleri bastırmak için Jedi meditasyon tekniğini kullandı. Daha genç bir adamken sabırsız ve kıpır kıpırdı, içi belirsizlikle doluydu. Ama Yoda ona diğer pek çok şeyle birlikte sabırlı olmayı da öğretmişti. Gerçek bir Jedi Şövalyesi ne kadar ge-rekiyorsa beklerdi. Yeni Cumhuriyet Senatosu yaklaşık bir saatten beri görüşme halindeydi, hâlâ…